Yetkin Report - Murat Yetkin

  • English
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Hafıza Kartı
  • Hayat
  • Yazarlar
  • Arşiv
  • İletişim

Hangi normalleşme? Hangi Anayasa? Hangi Adalet?

Yazar: Murat Yetkin / 18 Mayıs 2024, Cumartesi / Oda: Siyaset

Siyasi davalar normalleşme önündeki tıkaç gibi. CHP kendi sürecini AK Parti Anayasa tartışmasını ertelemesine gerekçe yapıyor.  Kobeni davasından 42 yıl hapse çarptırılan Demirtaş: “Bizimle konuşmak yerine ağır cezalar veriliyorsa demek ki normalleşme Kürtleri ve dostlarını kapsamıyor diye düşünürüz.”

Zaman da görecedir, algı da. Örneğin çocuğunun önüne kahvaltı koyabilip gözü arkada kalmadan okula göndermeye, ayın sonunda iki yakasını bir araya getirmeye çalışan milyonlarca yurttaş için normalleşme Anayasa değişikliği değildir. Kobani Davasından hiçbir silahlı eylemle suçlanmadan 42 yıl hapis cezasına çarptırılan Selahattin Demirtaş için, 30 küsur yıla çarptırılan Figen Yüksekdağ için normalleşme Anayasa’nın değiştirilmesi değil, harfiyen uygulanmasıdır.
CHP lideri Özgür özel için normalleşme, günümüz siyasetinin küresel planda kavga ustalarından Cumhurbaşkanı ve AK Parti lideri Tayyip Erdoğan’ı diyalog zeminine çekmekten geçiyor. Erdoğan içinse normalleşme 2002’den bu yana ilk defa CHP’nin arkasına düşen oy oranını ekonomik krize rağmen toparlayıp bir sonraki seçime yeniden Cumhurbaşkanı adayı olarak girebilmenin yolunu bulabilmekten. MHP lideri Devlet Bahçeli için normallik taşların yerine oturmadığı siyasetten toz dumanın dağılmadığı belirsizlik ortamının devamındadır. Böylelikle Erdoğan’ı yüzde 50+1 empasında tutmaya devam edebilir; kurt dumanlı havayı sever.

Demirtaş’ın demirden leblebileri

Demirtaş çarptırıldığı ağır cezadan bir gün sonra gazeteci Murat Sabuncu’ya T24’te verdiği mülakatta şunları söylemiş:
• “Biz hücredeyiz ve burada yıllardır hiçbir şey, tek bir saniye bile normal değildi. Elbette siyasette diyalog önemlidir, konuşabilmek kıymetlidir, şarttır. Fakat biz de siyasetçiyiz ve halkın seçilmiş temsilcileriyiz ve bizimle konuşmak yerine bize ağır cezalar veriliyorsa demek ki yumuşama, normalleşme Kürtleri ve dostlarını kapsamıyor diye düşünürüz.”
Demirden leblebi gibi, hazmetmesi zor ifadelerdir.
Peki, normalleşme kimleri kapsıyor? Son derece haksız cezalara çarptırılan Osman Kavala ve Gezi mahkûmlarını da henüz kapsamadığı açık. Atanma umudu giderek kaybolan on binlerce öğretmeni ve geçin sıkıntısı içindeki milyonlarca emekliyi de…
Özel’in 2 Mayıs’ta Erdoğan’la üzerinde konuştuğu konulardan sadece 28 Şubat davasında yargılanan hasta ve yaşlı emekli generallerin serbest kalmasında ilerleme sağlandı bugüne dek. Erdoğan’ın bir an önce CHP’yi ziyareti ise belki de 18 Mayıs öğretmenler mitingi ve 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı töreninde muhtemel bayramlaşmaları ardından gerçekleşir.

Siyasi davalar tıkaç gibi

Normalleşme ise sadece artık -ve şimdilik- yüz yüze konuşabiliyor olmakla sınırlı kalmamalı.
Yazının başından bu yana verdiğim örneklerin ekonomik kriz bağlantılı olanlar dışında tamamı onlarca yıldır Türkiye’yi bunaltan siyasi davalarla ilgili.
Siyasi davaların bir özelliği de siyasi iklimin değişmesiyle buharlaşıp uçması, geriye insanların çektikleri acıların kalması.
Ergenekon serisi davalar böyleydi. Gezi Davası da öyle, Kobani Davası da öyle. Güncele gelirsek Sinan Ateş cinayeti davası da öyle. Bir asayiş meselesi olması gereken Ayhan Bora Kaplan çetesi davası dahi siyasi aktörlerin işin fazla kurcalanmasını istememesiyle had safhada politize oldu.
Siyasi davalar Türkiye’nin hukuk devleti olması önündeki tıkaç ide demokratikleşmenin tıkacı işlevinde.
Kobani Davasında yargılandığı 38 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis taleplerinin tamamından beraat eden DEM Partili TBMM Başkan Vekili Sırrı Süreyya Önder’in bu kararların ileride AK Parti’nin yargılanması iddianamesine dönüşebileceğini söylemesini kaç kişi yadırgadı? Cezaevinden tahliye edildikten sonra emekli general Çetin Doğan’ın “Bu nasıl adalet?” sorusuna belki “Hangi adalet?” sorusunu da eklemek gerek.

Normalleşme, CHP ve AK Parti

CHP’nin 31 Mart yerel seçimlerinden galip çıkmasında Mayıs 2023 seçimlerinde aldığı yenilgi ardından kendisini değiştirmesinin asli payı oldu. CHP’nin Özel yönetiminde bir muhalefet partisi olarak normalleşme sürecinde olduğu söylenebilir.
Tamamına erip ermeyeceği ayrı konu ama CHP kendi normalleşme sürecini yaşıyor. Onlarca yıldır neden meydanlara inmediği konusunda eleştirilere hedef olmuşken, şimdi bir yandan iktidarla diyalog zemini kurmuşken diğer yandan 18 Mayıs’ta İstanbul’da öğretmenler, 26 Mayıs’ta Ankara’da emekliler mitingleri düzenlemesi dahi buna işaret ediyor.
Peki, AK Parti 31 Mart sonuçlarından sonra bir normalleşme sürecinde mi?
Erdoğan bu hesaplaşma sürecini sürekli erteliyor; adeta parti bünyesindeki bazı sorunlarla yüzleşmekten kaçınıyor. Ekonominin hali ortada olunca tek konusu Anayasa değişikliği kalıyor.
Özel ise siyasi davalara işaret ederek, mevcut Anayasanın her gün ihlal edildiği koşullarda yeni bir Anayasadan bahsetmenin “zaman kaybı” olduğunu öne sürüyor.
Sanırım siyasette halkın yararına bir normalleşme olup olmayacağını görmek için önce Erdoğan’ın AK Parti içindeki 31 Mart hesaplaşmasını bitirmesi gerekiyor.

Yeni yazılardan haberdar olun! Lütfen aboneliğinizi güncelleyin.

İstenmeyen posta göndermiyoruz! Daha fazla bilgi için gizlilik politikamızı okuyun.

Aboneliğinizi onaylamak için gelen veya istenmeyen posta kutunuzu kontrol edin.

Etiketler: Çetin Doğan, Figen Yüksekdağ, Kobani, Murat Sabuncu, normalleşme, osman kavala, Özgür Özel, Selahattin demirtaş, sinan ateş, Sırrı Süreyya Önder

OKUMAYA DEVAM EDİN

Erdoğan G20’ye umutlarla gidiyor ama çarşı karışık
Yolsuzluk davaları hukuk için mi, yoksa muhalefeti sindirmek için mi?
Ankara’da ABD Dışişleri Bakanı Blinken’in seyahati üzerine belirsizlik
  • T24’e kapatma kararı: medya dünyasında şok30 Eylül 2026
  • Karadeniz doğal gazı, Osman Gazi üretim gemisi ve Filyos’un geleceği30 Eylül 2026
  • Erdoğan borsa krizinden “temizlenerek” çıkma sözü verdi29 Eylül 2026
  • İktidarda borsa krizi sıkıntısı. Özel’den, Erdoğan’a: Yakalandınız29 Eylül 2026
  • İran ile ABD’nin Hürmüz pazarlığı ve Fidan’ın BAE ziyareti ne anlatıyor?29 Eylül 2026
  • Kurtulmuş: (Borsa krizi) yolsuzluklar dışında ekonomik güvenlik meselesi28 Eylül 2026
  • Siyasetten ilk fon firesi AK Parti’den: eski bakan Kaya ve yeni sorular27 Eylül 2026
  • Borsa/fon skandalında “Pusula” dosyası açıldı, sıra “Tera” dosyasında26 Eylül 2026
  • Canan Tolon: Beyaz bir sayfa sonsuz ihtimaller barındırır26 Eylül 2026
  • Ömer Koç’tan ABD ve AB’ye İsrail tepkisi: ahlâki inandırıcılığı kalmadı25 Eylül 2026
Haberler arşivinde arama yapın...

Siyaset

Ekonomi

Hafıza Kartı

Hayat

Arşiv

English

Hakkımızda

Künye

Yazarlar

Yardım

Reklam & İşbirliği

Bize Ulaşın

tbtcreative.com | UFKZDN © 2024 yetkinreport.com

Kurumsal Bilgiler     ·      Yardım     ·      Kullanıcı Sözleşmesi     ·      Yasal Çekince

TOP