Yetkin Report - Murat Yetkin

  • English
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Hafıza Kartı
  • Hayat
  • Yazarlar
  • Arşiv
  • İletişim

Alkış: Açlık sınırını iki katına çıkardık

Yazar: Yusuf Kanlı / 30 Temmuz 2024, Salı / Oda: Ekonomi

İşte karşınızda absürt bir tablo: Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu’nun araştırmasına göre, Temmuz ayında açlık sınırı bir önceki aya göre 202 lira daha artarak 20 bin 776 liraya, yoksulluk sınırı ise 62 bin 302 liraya yükseldi.

Türkiye’de hayatın acımasız gerçekleriyle yüzleşmeye hazır mısınız? İşte karşınızda absürt bir tablo: Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu’nun araştırmasına göre, Temmuz ayında açlık sınırı bir önceki aya göre 202 lira daha artarak 20 bin 776 liraya, yoksulluk sınırı ise 62 bin 302 liraya yükseldi.

Peki, buna nasıl ulaştık? Devletimizin başarılı ekonomik politikaları sayesinde tabii ki! Gelin, bu komik trajediyi birlikte inceleyelim.

Asgari ücret: Fakirin hayali, zenginin gülüşü

Hayal edin, ayda 17 bin 2 lira kazanıyorsunuz. Evet, bu para bir asgari ücretlinin eline geçiyor. Açlık sınırının bile altında. Şaka gibi ama gerçek. Peki ya emekli olduysanız? Müjde! En düşük emekli maaşınız 12 bin 500 lira olacak. Artık emeklilik hayatınızda karides yemeyi hayal etmeyin, belki makarna ile doyarsınız. Ülkemizde açlık sınırı 20 bin 776 lira iken, bu maaşla nasıl yaşayacağınızı düşünmek bile başlı başına bir komedi.

Türkiye’de vatandaş olarak yurt dışına çıkmak isterseniz, 500 lira seyahat harcı ödemeniz gerekiyor. Adeta Deli Dumrul’un köprüsünden geçmeye çalışıyorsunuz! Yurtdışına çıkmak isteyen herkesin, bu haracı ödemesi şart. Ekonominin çarklarını döndürmek için vatandaşın cebine el atmak ne kadar yaratıcı bir yöntem, değil mi?

Vergi kaçırma sanatı: Büyük mükelleflerin mahareti

Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın açıklamasına göre, 2815 büyük mükellefin yüzde 27’sinde vergi incelemeleri sürüyor. Bu oranın artacağı belirtiliyor. Sürekli zarar beyan eden mükelleflerden de 735’i inceleme altında. Nasıl zarar beyan ederken aslında kâr ettiğinizi öğrenmek istiyorsanız, büyük mükelleflerden ders alabilirsiniz. Yani, halk tabiriyle, kaz gelecek yerden tavuk esirgenmez!

Taksiciler odası başkanı yılda sadece 250 TL vergi verirken, maaşlı bir çalışanın her ay ortalama maaşının yüzde 40’ından fazlasını vergi ve sosyal güvenlik kesintisine vermesi nasıl bir adalet duygusu yaratır sizce? Emekli olan bir çalışanın, maaşından yapılan büyük kesintilere rağmen en düşük emekli aylığının 12 bin 500 liraya çıkmasıyla mutlu olması bekleniyor. Bu, bir kara mizah öyküsü değil de nedir?

Vergi düzenlemesi: Masal gibi

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in vergi düzenlemesiyle amacın çok kazanandan çok, az kazanandan az vergi almak olduğunu belirtmesi, kulağa hoş geliyor. Ancak, gerçekte bu düzenlemenin nasıl işlediğini görmek için müneccim olmaya gerek yok. Büyük şirketler vergi kaçırma sanatında ustalaşırken, küçük işletmeler ve maaşlı çalışanlar vergilerle boğuşuyor. Bu söylemin gerçekçiliği tartışmaya açık!

Hükümet, büyük bir açılım yaptı ve AK Parti Ankara Milletvekili Tuğrul Türkeş’e Gezi davası tutuklularını ziyaret için Adalet Bakanlığı’ndan izin çıktı. Türkeş, Osman Kavala, Tayfun Kahraman, Can Atalay ve Çiğdem Mater’le görüşmek için başvurmuştu. Bu, hükümetin insan hakları ve adalet konusundaki duyarlılığını göstermesi açısından büyük bir adım olabilir mi? Yoksa bu adım, sadece bir göz boyama mı? Gerçekten samimi bir değişim mi yoksa yine bir mizansen mi?

Rüyadan uyanma vakti

Türkiye’de yaşanan ekonomik ve sosyal sorunlar, vatandaşların hayatlarını zorlaştırmaya devam ediyor. Açlık sınırının 20 bin 776 lira olduğu bir ülkede, asgari ücretin 17 bin 2 lira olması, en düşük emekli aylığının 12 bin 500 liraya çıkarılması, seyahat harcı gibi ek vergilerin getirilmesi ve büyük mükelleflerin vergi ödememesi, sistemin adaletsizliğini gözler önüne seriyor. Hükümetin büyük açılımlar yapması ve çeşitli düzenlemeler getirmesi, aslında bu sorunların çözümüne yönelik ciddi adımlar atılmadığını gösteriyor. Bu durumda, vatandaşların gerçek anlamda refaha kavuşması için daha köklü ve adil çözümler gerekiyor.

Türkiye’de yaşamak, bir kara mizah hikâyesinin içinde olmak gibi. Açlık sınırı ve yoksulluk sınırı gibi rakamlar, hayatın acımasız gerçeklerini gözler önüne seriyor. Hükümetin politikaları ve uygulamaları ise bu trajediyi bir parça daha komik hale getiriyor. Umarız bir gün, bu hikâye mutlu sonla biter.

Yeni yazılardan haberdar olun! Lütfen aboneliğinizi güncelleyin.

İstenmeyen posta göndermiyoruz! Daha fazla bilgi için gizlilik politikamızı okuyun.

Aboneliğinizi onaylamak için gelen veya istenmeyen posta kutunuzu kontrol edin.

Etiketler: açlık sınırı, vergi, yoksulluk sınırı

OKUMAYA DEVAM EDİN

ABD-Çin gerilimi ve Türkiye’nin zor tercihi
Elvan da gitti, Nebati geldi: dolu dizgin seçim ekonomisi
ABD yaptırımlarının beş muhtemel sonucu
  • T24’e kapatma kararı: medya dünyasında şok30 Eylül 2026
  • Karadeniz doğal gazı, Osman Gazi üretim gemisi ve Filyos’un geleceği30 Eylül 2026
  • Erdoğan borsa krizinden “temizlenerek” çıkma sözü verdi29 Eylül 2026
  • İktidarda borsa krizi sıkıntısı. Özel’den, Erdoğan’a: Yakalandınız29 Eylül 2026
  • İran ile ABD’nin Hürmüz pazarlığı ve Fidan’ın BAE ziyareti ne anlatıyor?29 Eylül 2026
  • Kurtulmuş: (Borsa krizi) yolsuzluklar dışında ekonomik güvenlik meselesi28 Eylül 2026
  • Siyasetten ilk fon firesi AK Parti’den: eski bakan Kaya ve yeni sorular27 Eylül 2026
  • Borsa/fon skandalında “Pusula” dosyası açıldı, sıra “Tera” dosyasında26 Eylül 2026
  • Canan Tolon: Beyaz bir sayfa sonsuz ihtimaller barındırır26 Eylül 2026
  • Ömer Koç’tan ABD ve AB’ye İsrail tepkisi: ahlâki inandırıcılığı kalmadı25 Eylül 2026
Haberler arşivinde arama yapın...

Siyaset

Ekonomi

Hafıza Kartı

Hayat

Arşiv

English

Hakkımızda

Künye

Yazarlar

Yardım

Reklam & İşbirliği

Bize Ulaşın

tbtcreative.com | UFKZDN © 2024 yetkinreport.com

Kurumsal Bilgiler     ·      Yardım     ·      Kullanıcı Sözleşmesi     ·      Yasal Çekince

TOP