“Özetle, çağrı cihazlarının hacklenmesi ve bu yolla pillerin patlatılması, akla yatkın bir senaryo değil. Bunun yerine, cihazlara ‘üretim’ ya da ‘teslimat’ sırasında müdahale edilmiş ve içlerine patlayıcı ve kod yerleştirilmiş olması daha akla yatkın.” (Foto: AA)
Akşam saatlerinde Lübnan’da bulunan Hizbullah mensuplarının çağrı cihazlarının “aynı anda” patladığı, ölü ve çok sayıda yaralıların olduğu haberi ulaştı. Olaydan İsrail sorumlu tutuluyor. Ancak çağrı cihazları nasıl patlatıldı?
İlk etapta, çağrı cihazlarının hacklenerek, Lityum pillerinin bir yazılım ile patlatıldığı gibi bir yorum vardı. Ancak bu yorumu anlamsız hale koyan sorular şunlar;
Özetle, çağrı cihazlarının hacklenmesi ve bu yolla pillerin patlatılması, akla yatkın bir senaryo değil. Bunun yerine, cihazlara “üretim” ya da “teslimat” sırasında müdahale edilmiş ve içlerine patlayıcı ve kod yerleştirilmiş olması daha akla yatkın.
El Cezire muhabiri Zeina Khodr, Hizbullah lideri Hasan Nasrallah’ın birkaç ay önce savaşçılarına, İsrail’in akıllı telefonlara sızma imkanı olduğunu ve bu nedenle akıllı telefonları bırakıp, haberleşmek için çağrı cihazları kullanmaya geçmelerini istediğini aktarıyor. Anlaşılan İsrail bu gelişmeyi haber almış ve değerlendirmiş.
Yani bir yandan İsrail’in Hizbullah içinden haber alabildiği anlaşılıyor. Diğer yandan son model olduğu kaydedilen çağrı cihazlarının Hizbullah mensuplarına teslimi öncesindeki bir noktada (üretim ya da teslimatta) bu cihazlara, kod ve patlayıcılar yerleştirilmiş. Bu kod da çağrı cihazına gönderilen ve koda hitap eden bir mesajla harekete geçirilmiş.
Bu olayla ilgili gerçekten önemli bir hususu Edward Snowden dile getirmiş. Şöyle diyor:
“İsrail’in az önce yaptığı şey -hangi yöntemle olursa olsun- pervasızlıktır. Araba kullanan (yani kontrolden çıkan arabalar) alışveriş yapan (çocuklarınız kasanın arkasında duran bebek arabasında) vb. sayısız insanı havaya uçurdular. Terörizmden ayırt edilemez.”
Patlamalarda Hizbullah’ın üst düzey liderleri ve danışmanlarının da yaralandığını iddia edilirken Genel Sekreter Hasan Nasrallah’ın zarar görmediği belirtildi. Bu da ilginç değil mi?
Ama bir yandan da çağrı cihazının üreticisini ya da teslimatı yapan kanalı merak ettik. Acaba araştırılıyor mu?
Çağrı cihazı, internet bağlantısı olmadan kısa mesaj veya bildirim almak için kullanılan küçük bir elektronik cihazdır. Cep telefonları yaygın olarak piyasaya sürülmeden önce, 1990’larda ve 2000’lerin başında birincil iletişim aracı olarak yaygın olarak kullanılıyordu. Çağrı cihazlarının kullanımı akıllı telefonların ortaya çıkmasıyla önemli ölçüde azalmış olsa da, hastaneler ve sağlık tesisleri gibi bazı özel alanlarda hala kullanılıyor.
Çağrı cihazının çalışma sistemi basittir, kullanıcılar cihaza bir kod girer ve bu kod çağrı cihazına bir bildirim gönderen bir alıcı merkeze veya sisteme iletilir. Çağrı cihazı kısa mesajları veya kısa bildirimleri görüntüleyebilir ve bazı modellerde kullanıcılar mesajlara yanıt verebilir veya belirli bir numarayı arayabilir.
Kaynak: Bu yazı daha önce Turk-Internet haber sitesinde yayınlanmış, yazarın izni ile YetkinReport’ta yayınlanmıştır.
Bir süredir, günlerimin büyük bölümü hastanelerde geçiyor. Prof. Dr. Mehmet Haberal ile de geçen gün…
Hareketli bir siyaset haftasına ikisi de Adalet Bakanı Akın Gürlek ile ilişkili iki gelişme ile…
1963’ten beri fiilen Rumların yönettiği Kıbrıs Cumhuriyeti’nde denge ve denetleme mekanizmasının çöküşü artık Rum…
Türkçeye “Seks Yalanları” diye çevrilen, Steven Soderbergh’in 1989 yapımı “Seks, Yalanlar ve Video” filmi, yalanlar…
Uzun yıllardır enerjinin jeopolitiğini konuşuyoruz. Petrol boru hatlarını, doğal gaz koridorlarını, Hürmüz Boğazı’nı, Süveyş Kanalı’nı,…
CHP’li büyükşehir belediye başkanlarının 7 Mayıs akşamı Balıkesir’de başlayan toplantısına kötü haberler peşpeşe geldi. Önce…