Hükümetin “silah bırakma ve fesih kongresi” beklediği PKK, Öcalan yönetmeden kongre toplamayacağını ilan etti. Kamışlı’da Rojava Kürtleri Birliği Konferansı toplandı. Ankara’da asabiyet artıyor.(Foto: Nerina Azad)
Ankara’da sabırsızlık artıyor, sinirler geriliyor. MHP lideri Devlet Bahçeli’nin önerisi üzerine PKK’nın kurucu lideri Abdullah Öcalan’ın İmralı Cezaevinden örgütüne yaptığı “silah bırakma ve kendini fesih” kongresi toplama çağrısına PKK yönetiminden “Öcalan yönetmeden Kongre toplamayız” yanıtı geldi.
Örgüt yönetimi 28 Nisan’da yaptığı 1 Mayıs kutlamasında Öcalan’ın “özgür yaşar ve çalışır koşullara kavuşarak parti kongresini yönetir hale gelmesini” beklediklerini, bu konuda kendilerine henüz “ulaşan somut bir şey olmadığını” açıkladı.
Özetle PKK yönetimi Öcalan’ın İmralı’dan silah bırakma ve fesih kongresini, yönetmesini istiyor. Adeta Cemil bayık, Abdullah Öcalan’a “sen kurdun, sen bitir” diyor.
Ankara ise Öcalan’ın serbest çalışma koşulları ve yasal düzenlemeler dahil her adımı öncelikle PKK’nin silah bırakma ve fesih kararına bağlıyor.
Adalet bakanı Yılmaz Tunç daha önce Öcalan’ın PKK Kongresini canlı video konferansı ile yönetmesinin mümkün olmadığını, dolaylı iletişim yöntemlerin bulunabileceğini söylemişti. Ankara, Öcalan’ın canlı yayında üzerinde anlaşılandan faklı çağrı yapma riskini de almak istemiyor.
PKK fırsattan istifade mesafe almaya çalışıyor.
Ankara’nın Kandil’den beklediği haber gelmedi ama Nusaybin’in Suriye tarafındaki ikizi Kamışlı’dan geldi. 26 Nisan’da Kamışlı’da -DEM Parti temsilcilerinin de katılımıyla- toplanan “Rojava Kürtleri Ulusal Birlik” konferansında Suriye yönetiminde siyasi temsil ve Kürtçenin resmi dil olarak kabulü dahil özerklik talebi çıktı.
AK Parti ve MHP yetkilileri Nisan sonu Mayıs başı PKK’nın silah bırakma ve fesih kongresi kararı beklerken PKK ilk koşulunda ısrar edip zamana oynayarak uluslararası siyasi destek arıyor.
PKK’nın Suriye kolu PYD’nin de eş-düzenleyici olarak taraf olduğu Rojava Kongresi kararlarına Suriye’deki Ahmed Şara yönetimi, ülkenin toprak bütünlüğü ve daha önce SDG ile yapılmış anlaşmanın ihlali olarak tepki gösterdi.
Bir tepki de dün (27 Nisan) Katar’da bulunan Dışişleri bakanı Hakan Fidan’dan geldi. “Suriye’de terör örgütlerini devam ettirecek hiçbir girişimi kabul etmiyoruz” diyen Fidan sözlerini şöyle sürdürdü: “YPG ile Suriye’deki yönetim arasında geçtiğimiz aylarda imzalanan anlaşmanın hayata geçmesini bekliyoruz. DEAŞ nasıl sistemden çıktıysa PKK da sistemden çıkacaktır. Ya kendi isteğiyle, barış içerisinde, sulh içerisinde çıkacak, ya da başka türlü çıkacak.”
Fidan’ın son cümlesi, PKK’dan beklenen silah bırakma ve fesih kongresi haberi gelmedikçe Ankara’nın asabiyeti ve tehdit dozunu artırdığını gösteriyor.
Beklenen oldu: Özgür Özel “Vakti gelmiş bir vedanın hüznünü taşıyarak geldiğini” söylediği 21 Temmuz’daki CHP…
Uzay artık yalnızca bilim insanlarının, astronotların veya savunma planlamacılarının ilgi alanı değil. Küresel ekonomi yeni…
İspanya’nın Arjantin’i 1-0 yenerek 2026 Dünya Futbol Şampiyonu olmasına en anlamlı kutlamalardan biri Gazze’deydi. Filistinliler…
“Bu Trump’a mı?” diye sorarken, Ankara hiç duymak istemese de 2018’de Rahip Andrew Brunson’un tahliyesi…
"Pedallamaya devam. Ben yelken, kürek sporcusuyum. Bisiklet sporcusuyum. Üzerimdeki kıyafet spor kıyafetidir. Sporu spor kıyafetiyle…
Suriye’de savaş gerçekten sona erdi mi? Askerî çatışmaların büyük ölçüde azalması, ülkenin artık barış dönemine…