Yetkin Report

  • English
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Hafıza Kartı
  • Hayat
  • Yazarlar
  • Arşiv
  • İletişim

Suriye’de Ateşkes: SDG Tutunamadı, Şam’la Uzlaşmaya Döndü. Ankara Memnun

Yazar: Murat Yetkin / 19 Ocak 2026, Pazartesi / Oda: Siyaset

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, SDG ile ateşkes anlaşmasını, önce Ankara’da hükümet yetkilileri, ardından Irak, Erbil’de Kürt gruplarla konuşup gelen ABD temsilcisi Tom Barrack ile Şam’daki görüşmesi sonrasında duyurdu.

Suriye ordusunun iki haftadır askeri operasyonda SDG güçlerini geriletmesi ardından, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, 18 Ocak akşam saatlerinde Suriye’nin Kuzeydoğusunda SDG ile ateşkese vardıklarını duyurdu. Ateşkes anlaşmasına göre SDG bölgedeki tüm sınır geçiş noktaları, petrol ve doğal gaz sahalarının kontrolünü ele alacak, tüm askeri ve güvenlik personeli de Suriye Savunma ve İçişleri Bakanlıklarının yapısıyla bütünleştirilecek. Suriye makamlarına göre SDG bu anlaşmayla, Türkiye’nin de talebi olan, Suriyeli olmayan PKK lider ve üyelerinin sınır dışı edilmesi sözü de veriyor.
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, anlaşma sonrasında Şara’yı telefonla arayarak, terörle mücadele başta olmak üzere, Türkiye’nin Suriye’ye desteğinin süreceğini bildirdi. Dışişleri Bakanlığı da ihtiyatlı destek mesajında, anlaşmanın Suriye’deki bütün “gruplar ve fertler” tarafından doğru anlaşılmasını, istikrar ve güvenliği bir an önce getirmesini diledi.
Ateşkes, SDG’nin Şara yönetimiyle uzlaşmasını ve silahlı güçlerin komutasını Şam’a devretmesini getirirse, Terörsüz Türkiye sürecine da katkıda bulunabilir.
Kimi kaynaklara göre 19 Ocak’ta Şara ile SDG lideri Mazlum Abdi’nin buluşup imza atmasıyla resmiyet kazanacak anlaşmanın tam metnini, yazının sonunda bulacaksınız.

Ordu Fırat’ın Doğusuna Geçince

Şara ateşkes anlaşmasını ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi ve Ankara Büyükelçisi, Tom Barrack ile Şam’da yaptığı toplantı sonrası açıkladı. Hanüz resmen açıklanmamasına rağmen, Barrack’ın anlaşmayı önce Abdi’ye imzalatıp öyle Şara’ya gitmiş olması muhtemel.
Saat 19.00 sularında duyurulan ateşkes anlaşması öncesinde, Barrack’ın Irak Bölgesel Kürt Yönetimi merkezi Erbil’den Şam’a geçmesi öncesinde gelen haberlerde, iki gün önce Fırat’ın Doğu yakasına geçen Suriye ordusunun, SDG’ye karşı ayaklanan Arap aşiretlerinin de desteğiyle, SDG kontrolündeki önemli şehirler, havaalanları ile petrol ve gaz sahaları geri aldığı haberleri alınıyordu.
Bu şehirler arasında stratejik önemdeki Rakka ile Tabka, Deyrizor Mayadin de bulunuyordu.

DEAŞ (IŞİD) ile mücadele ortaklığı gerekçesiyle PKK’nın Suriye uzantılarına kurdurulup 2015’ten beri ABD’nin silah, eğitim, para desteği ve koruması altında önemli bir askeri varlık kabul edilen SDG güçlerinin, iç savaş ardından İsrail darbeleriyle sarsılan Suriye ordusu karşısında bile birkaç gün içinde hızla geriledi.
ABD’nin özellikle havadan askeri desteği, İsrail’in siyasi desteği olmaksızın, kısa süre öncesine dek “100 bin kişilik ordu” söylemini kullanan SDG’nin ciddi bir askeri varlık sergileyemediği görüldü.

 

Fidan, Barrack ve Ateşkes

SDG lideri Mazlum Abdi’nin, 10 Mart 2025’te imzalayıp sonra değişiklikler istediği anlaşmaya dönüşünde ABD temsilcisi Barrack’ın mekik diplomasisiyle birlikte Suriye ordusunun operasyonu ve Türkiye’nin, son tahlilde Suriye’deki PKK türevlerine askeri operasyon seçeneğini açık tutması da pay sahibi oldu.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Halep’te ordu ve SDG arasında çatışmaların sürdüğü sırada, PKK gibi SDG’nin de karşısında “güç veya güç tehdidi” gördüğünde tutum değiştirdiğini söylemişti.
Şara’nın ateşkes anlaşmasını duyurması öncesinde görüştüğü ABD Temsilcisi Barrack ise 17 Ocak’ta Erbil’de Irak Kürdistan Demokratik Partisi (KDP) lideri Mesud Barzani’nin bir araya getirdiği Suriyeli Kürtler ile, ABD asker ve diplomatlarına başkanlık ettiği uzun bir toplantıya katılmıştı.
Barrack 13-15 Ocak tarihlerinde Türkiye’deydi. 13 Ocak’ta Fidan’la buluşmasında İran Krizi de görüşülmüş, bir gün sonra krizin ateşinin sönmesinde pay sahibi olmuştu. Barrack, Ankara’da ayrıca Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ve Ticaret Bakanı Ömer Bolat ile de görüşmüştü.
Bu da ABD Başkanı Donald Trump’ın Suriye dosyasında Şara ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile yürümek isteğini gösteriyordu; Türkiye ve Suriye’ye yaptırımlar dahil, yatırım ve ticaret imkânları konuşulmaya başlamıştı.
Ancak daha Erbil toplantısında SDG’nin kaybettiğine dair bir işaret daha vardı.

Bir PKK Propagandasının Sonu

Erbil toplantısında Suriyeli Kürtleri temsilen sadece SDG lideri Mazlum Abdi ve dış ilişkiler sorumlusu İlham Ahmed davet edilmemişti masaya.
PKK ve SDG’ye baştan itibaren muhalefet eden Suriye Kürt Milli Komitesi (ENKS) lideri Muhammed İsmail de masadaydı.
ABD böylece PKK’nın “Kürtlerin tek ve gerçek temsilcisi” olduğu propagandasını artık tanımadığını gösteriyordu.
Barzani, Suriye’de bir an önce ateşkes ve Kürtlerin haklarının verilmesini isterken, Barrack da Kürtlerin haklarını korunacağının anlaşıldığını, şimdi sıranın “Tek devlet, tek ordu” entegrasyonuna geldiğini söylüyordu.
Barrack, Şara’nın 16 Ocak’ta açıkladığı ve Kürtlerin vatandaşlık, dil, kültür ve eğitim haklarını tanıyan kararnameden söz ediyordu.
Şara doğru zamanda doğru adımı atmış, Erbil toplantısından önce PKK’nın da SDG’nin de elindeki önemli propaganda üstünlüklerinden birine son vermişti. Bu karada ABD ve Türkiye ile eşgüdümün payı olduğu görülüyordu.
İran konusunu şimdilik ABD’ye bırakmış görünen İsrail’in Golan ve Dürzi bölgesiyle ilgili düzenlemelere Suriye’deki Kürt özerkliğinden daha çok önem verdiği, SDG için diğerini tehlikeye atmadığı anlaşılıyor. Bu ABD’nin de İsrail’in ve genel olarak Batı’nın Kürt ayrılıkçı hareketlerini destekeyip en kritik anda ortada bırakmalarının ilk örneği değildi.

Adım Adım Türkiye’nin Tezleri

İşin bir başka dikkat çekici boyutuysa, SDG lideri Abdi’nin Cumhurbaşkanı Şara ile ABD Temsilcisi Barrack ile ateşkes anlaşmasına vardığının açıklanmasından kısa süre önce PKK/KCK tarafından yayınlanan bir bildiriydi.
Bildiride “tüm Kürtler” Rojava’daki “seferberlik” ilanına katılmaya çağrılıyordu. Nitekim ajanslar ateşkes ilanına rağmen Rakka civarından SDG/YPG güçlerinin ateşe devam ettiğini öne sürüyordu.
PKK saflarından farklı sesler çıkıyordu.
Öte yandan DEM heyetinin 17 Ocak’ta İmralı cezaevinde PKK lideri Abdullah Öcalan ile yaptığı görüşme sonrası açıkladığı “Diyaloga katkıda bulunmaya hazır olduğu” beyanı da gelişmelerin gerisinde kalıyordu.
Şu ana kadar Türkiye, Suriye’deki PKK’ya karşı yeni bir askeri harekata ihtiyaç duymadan, ama onun tehdidini diplomatik kaldıraç gibi kullanarak siyasetini adım adım hayata geçiriyor.
ABD’nin tutum değiştirmesi ve siyasi desteğiyle de varılan bu anlaşmada Türkiye ve Suriye, şu ana dek kazanan taraftadır.
Bu anlaşmanın hayata geçirilmesiyle birlikte Türkiye’nin Suriye’deki Alevi, Türkmen ve gayrimüslim azınlıkların haklarının da güvenceye alınması için çaba harcaması gerekiyor.

Anlaşmanın Getirdikleri

Ateşkes anlaşmasının en önemli yönlerinden biri, ordu ve polis entegrasyonunun SDG’nin istediği gibi özerk, kurumsal değil, bireysel olması. Bu hem Suriye hem Türkiye hem de ABD’nin istediği “tek devlet, tek ordu” ilkesine karşılık geliyor.
Bu Ankara’nın Terörsüz Türkiye süreci bağlamında en önem verdiği konuların başında geliyor.
Öte yandan Haseki valiliğine, Şam’ın onaylayacağı bir Kürdün atanacağı, şehrin asayişinin de güvenlik soruşturmasından geçecek SDG kadrolarınca sağlanacağı anlaşılıyor.
Bir diğer önemli madde, 10 Mart anlaşmasından da kesin bir ifadeyle sınır kapıları, petrol ve doğal gaz sahaları dahil stratejik noktaların Suriye devlet kurumlarına devrinin öngörülmesi. Bu maddede “Kürt bölgelerinin özel durumu” vurgusu muhtemelen belli ayrıcalıkları akla getiriyor, ama henüz açıklanan bir şey yok.
SDG’nin binlerce DEAŞ militanı ve ailelerinin tutulduğu kampları korunması da Suriye hükümetine devretmesi öngörülüyor. Ayrıca Şara hükümeti DEAŞ’a karşı uluslararası koalisyonla tam işbirliği sözü veriyor. Bu konu, Fidan’ın da katıldığı Trump-Şara görüşmesinde de gündeme gelmişti.

14 Maddelik Ateşkes Anlaşması

Suriye hükümeti ve SDG arasında varıldığı bildirilen ateşkes anlaşmasının metni şöyle:
1- Suriye hükümet güçleri ile SDG arasındaki tüm cephelerde ve temas hatlarında derhal ve kapsamlı bir ateşkes sağlanması ve SDG birliklerinin yeniden konuşlandırılması için ön adım olarak Fırat Nehri’nin doğusuna çekilmesi.
2- Deyrizor ve Rakka vilayetlerinin idari ve askeri olarak derhal Suriye hükümetine devredilmesi. Bu, tüm sivil kurum ve tesislerin devredilmesini ve Suriye devletinin ilgili bakanlıklarında mevcut çalışanların kadrolarının derhal belirlenmesine yönelik kararnamelerin çıkarılmasını içerir.
3- Heseki Vilayetindeki tüm sivil kurumların Suriye devletinin kurumlarına ve idari yapılarına entegre edilmesi.
4- Suriye hükümeti, bölgedeki tüm sınır geçiş noktalarının, petrol ve doğal gaz sahalarının kontrolünü ele alacak ve kaynakların Suriye devletine iadesini sağlamak için düzenli kuvvetler tarafından koruma altına alınacak; Kürt bölgelerinin özel durumu da dikkate alınacaktır.
5- Gerekli güvenlik incelemelerinin ardından, tüm SDG askeri ve güvenlik personelinin Suriye Savunma ve İçişleri Bakanlıklarının yapısına “bireysel” olarak tam entegrasyonu, buna göre askeri rütbeler, mali haklar ve lojistik gereksinimlerin sağlanması.
6- SDG liderliği, eski rejimin kalıntılarını saflarına dahil etmekten kaçınmayı ve Suriye’nin kuzeydoğusundaki bölgelerde bulunan eski rejimin kalıntılarından subayların listelerini sağlamayı taahhüt eder.
7- Siyasi katılım ve yerel temsilin garantisi olarak, Haseki Valiliği görevini üstlenecek bir adayın atanmasına ilişkin bir başkanlık kararnamesinin çıkarılması.
8- Ayn el-Arab (Kobani) şehrindeki yoğun askeri varlığın kaldırılması, şehrin sakinlerinden oluşan bir güvenlik gücünün kurulması ve Suriye İçişleri Bakanlığına idari olarak bağlı yerel bir polis gücünün muhafaza edilmesi.
9- DEAŞ tutsakları ve kampları dosyasından sorumlu idarenin ve bu tesislerin güvenliğini sağlamakla görevli güçlerin Suriye hükümetiyle bütünleştirilmesi, böylece Suriye hükümetinin bunların tüm yasal ve güvenlik sorumluluğunu üstlenmesi.
10- Ulusal ortaklığı sağlamak amacıyla, SDG liderliği tarafından merkezi devlet yapısı içinde yüksek rütbeli askeri, güvenlik ve sivil pozisyonlarda görev yapacak adayların listesinin kabul edilmesi.
11- Kürt kültürel ve dil haklarının tanınmasını ve kayıt dışı/vatansız kişiler ve önceki on yıllardan birikmiş mülkiyet hakları talepleri de dahil olmak üzere, çözülmemiş hak temelli ve sivil sorunların ele alınmasını öngören 2026 tarihli 13 numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin memnuniyetle karşılanması.
12- SDG, egemenliği ve bölgesel istikrarı sağlamak için Suriye Arap Cumhuriyeti sınırları dışındaki tüm Suriyeli olmayan PKK liderlerinin ve üyelerinin sınır dışı edilmesini taahhüt eder.
13- Suriye devleti, bölgenin güvenliğini ve istikrarını sağlamak amacıyla, ABD ile koordinasyon içinde, Uluslararası Koalisyonun aktif bir üyesi olarak terörizme (DEAŞ) karşı mücadeleye devam etmeyi taahhüt eder.
14- Afrin ve (Halep’teki) Şeyh Maksud bölgelerindeki sakinlerin evlerine güvenli ve onurlu bir şekilde dönüşleri konusunda anlaşmalara varılması için çalışılacaktır.

Yeni yazılardan haberdar olun! Lütfen aboneliğinizi güncelleyin.

İstenmeyen posta göndermiyoruz! Daha fazla bilgi için gizlilik politikamızı okuyun.

Aboneliğinizi onaylamak için gelen veya istenmeyen posta kutunuzu kontrol edin.

Etiketler: Ahmed Şara, ateşkes, Hakan Fidan, Mesud Barzani, Suriye, Tom Barrack

OKUMAYA DEVAM EDİN

Akşener’den Erdoğan’a: Meclis’e S-400 bilgisi verin, ABD düşmanımız olduysa bilelim.
Sırlarıyla defnedilen Büyükanıt’ın ardından
Meclis Can Atalay gündemiyle toplanıyor, AK Parti katılacak
  • Yunanistan’ın Ege Hamleleri: Türkiye’nin Stratejik Sükûneti ve Riskler19 Ocak 2026
  • Suriye’de Ateşkes: SDG Tutunamadı, Şam’la Uzlaşmaya Döndü. Ankara Memnun19 Ocak 2026
  • Eski RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin’in İş Dünyasında Yükselişi Devam Ediyor18 Ocak 2026
  • 2026’nın 10 Teknolojik Gelişmesi: Artısı, Eksisiyle Yapay Zekâ Etkisi18 Ocak 2026
  • İmamoğlu’nun Jeti İddiasının Çökmesinden Varufakis’e Narkotik Sorgusuna18 Ocak 2026
  • Hakan Fidan’a Göre 2026’da Önem Sırasıyla Türkiye’nin Önündeki 3 Kriz16 Ocak 2026
  • Düşman İnşası ve Yeni Soğuk Savaş15 Ocak 2026
  • Diplomasi ABD’nin İran Saldırısını Önleyebilecek mi? Türkiye de Devrede15 Ocak 2026
  • Kadın Hâkimi Vuran Erkek Savcı, Kadına Şiddeti Önlemekle Görevliymiş14 Ocak 2026
  • Jeopolitik Belirsizliğe Rağmen Barış Mümkün14 Ocak 2026
Haberler arşivinde arama yapın...

Siyaset

Ekonomi

Hafıza Kartı

Hayat

Arşiv

English

Hakkımızda

Künye

Yazarlar

Yardım

Reklam & İşbirliği

Bize Ulaşın

tbtcreative.com | UFKZDN © 2024 yetkinreport.com

Kurumsal Bilgiler     ·      Yardım     ·      Kullanıcı Sözleşmesi     ·      Yasal Çekince

TOP