Siyaset

Okullara Polis mi, Psikolog mu?

Okul saldırılarına hükümetin aldığı ilk önlem okul kapularına polis dikmek oldu ama bu kalıcı çözüm olmaktan uzak. 

Son bir haftada ardı sıra gerçekleşen ve bir öğretmen ile 8 çocuğun ölümüyle sonuçlanan silahlı saldırı olaylarının tekrar etmemesi için ne yapmalı? Hükümetin dünden itibaren uygulamaya koyduğu gibi, her okulun kapısına polisler dikilip çocukların çantaları ve üstleri mi aranmalı? Yoksa meselenin kaynağına inecek, tekrarını engelleyecek, kökten çözüm üretecek pedagog, çocuk psikologları mı devreye sokulmalı?
Çocuk psikolojisi alanındaki çalışmaları ile tanınan Prof. Dr. Ferhunde Öktem, polisiye tedbirler ile bir yere varılamayacağına defalarca tanıklık ettiğine vurgu yapıp şunları söylüyor:
• “Eğer polisiye önlemlerle çözüm bulunsaydı, Kahramanmaraş’ta yaşanan son olay olmazdı. Çocukların ne denli yanlış bir özenti içine sokulduğunun, yanlış politikalar sonucu ne hale getirildiklerinin en açık örneği. Keşke yaşanmasaydı. Ama bu haliyle devam ederse, aynı acının yaşanması kaçınılmaz olur.”
Öktem çözümü de gösteriyor:
• “Çocuk psikologları ve pedagoglar ile işin uzmanları bir araya gelip çözüm modeli geliştirmeli. Nelerin yapılacağı da belli. Yeter ki Bakanlık, yönetim buna razı olsun.”

Okul Kapısında Polis Araması

Sohbetimiz devam ederken ekranda açık olan tv kanalındaki görüntü içimi burktu…
Prof. Öktem’e telefonda görüntüyü izah ettim.
“Bir okulun kapısının önüne polisler durmuş, yaşları 9 ile 14 arasında olan çocukların çantalarını arıyor” dedim.
Uzun süre telefonda sessiz kaldı.
Bu durumun çocuklarda bıraktığı psikolojik etkinin ne denli yüksek olduğunun altını çizmekle kaldı; canının ne denli sıkıldığı telefona yansıyan nefesinden hissediliyordu
Nitekim, Çocuk İstismarını ve İhmali Önleme Derneği’nin açıklaması da aynı yönde oldu.
Acil önlem çağrısı yapılan bildiride, “Olayların, tek bir vak’a olarak değil, toplumu tehdit eden ve acil çözümler gerektiren yapısal bir sorunun birer yansıması olarak” değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekildi…
Bildiride, görsel ve sosyal medya içeriklerinde normalleştirilen şiddetin saldırganlık kültürü ile dijital bağımlılık ve madde kullanımının şiddeti besleyen faktörler haline dönüştüğünün altı çizildi.

Okul Sadece Eğitim-Öğretim Yeri mi?

Dernek şunları söylüyor:
• “Bugün en acil ve etkili adımlardan biri, okullarda koruyucu ve önleyici sosyal hizmet sisteminin kurulmasıdır. Okullar, aileden sonra çocukların en uzun süre vakit geçirdiği, gelişimlerinin şekillendiği ve risklerin en erken fark edilebileceği kurumlardır.
• “Bu nedenle okullar yalnızca eğitim-öğretim verilen yerler değil, aynı zamanda çocukların korunabildiği, desteklenebildiği ve güçlendirilebildiği alanlar olmalıdır.
• “Birçok çocuk, aile içinde yaşadığı ihmal, istismar, yoksulluk, şiddet ya da duygusal yoksunluk gibi sorunları okula taşımaktadır. Bu durum, erken fark edilip müdahale edilmediğinde hem çocukların kendileri hem de çevreleri açısından ciddi riskler doğurabilmektedir.”
Bu kapsamda çocukların sadece akademik değil, sosyal ve duygusal ihtiyaçlarının da giderileceği yapılandırmalara kavuşmaları gerektiğine vurgu yapıldı.
Bireysel silahlanmanın önüne acilen geçilmesi gerektiği de altı kalın çizgiyle çizildi.

Silah Standında Çocuklar

Çocuk gelişimi ve psikolojisi üzerinde çalışmalarını yürüten başka akademisyenlerle de konuştum.
Sonrasında da Ankara Bilim Üniversitesi’nin düzenlediği ve bu yıl 8’incisi düzenlenen Verimlilik Teknoloji Fuarı’nın açılışı için ATO Congresium’a gittim.
Fuarda, Türk bilim insanları tarafından üretilen dikkat çekici ürünler arasında dolaşırken, çocuk ve gençlerin yoğunlaştığı bir stand dikkatimi çekti.
Yanlarına gittiğimde gördüğüm manzara ürkütücüydü.
Dışarıda çocukların silahlardan nasıl uzak tutulacağı, onların bu ergen meraklarının ne şekilde törpüleneceği konuşulurken, içeride yerli bir firmanın ürettiği ağır makinalı tüfekleri, tabancaları eline almış gençler poz veriyordu…
Sadece erkekler değil, genç kızlar da bir o denli ilgiliydi ve hepsi silahla poz vermenin hazını yaşıyordu.

Herkesin Peşine Polis mi Takılacak?

Şimdi sorarım, hangi polisiye önlem bu çocukların elinde bu silahlarla poz vermesinin önüne geçebilir?
Üstelik açılışa Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve Çalışma Bakanı Vedat Işıkhan da katıldıkları için, etraf polis kaynıyordu.
Neyse ki fuarı düzenleyenler durumu çabuk fark etti ve firmayı uyarıp çocukların silahlara ulaşımının engellenmesi için çevresine şerit çektirdi.
Ancak yüzlerce genç şerit çekilene kadar eline bir kez dahi olsa silahı alıp poz vermişti bile…
Haydi hepsinin peşine bir polis takın bakalım, çözüm bulabilecek misiniz?
Bunun bir eğitim, kültür öğretisi olduğunun farkına anlamadığımız sürece daha çok olayla karşılaşırız.
Umarım bu denli büyük kayıplarla sonlanmaz veya çabuk farkına varılır.

Muharrem Sarıkaya

Gazeteci/Yazar

Recent Posts

Kılıçdaroğlu CHP’deki Bölünmeyi Tescil ederken Kurultay Senaryoları

CHP’de ayrılığın ilk gongu 30 Mayıs “Bayramlaşma” mitingleriyle vuruldu. CHP’nin sosyolojik tabanı dün partinin ayrılık…

3 saat ago

CHP’de İlk Hesaplaşmanın Kazananı Özel ve Yavaş, Kaybedeni Kılıçdaroğlu

Ankara’da “Bayramlaşma” adı altında yapılan iki miting, CHP tarihindeki dönüm noktalarından biri olarak anılabilir ileride.…

3 saat ago

İran Savaşı Sonrası Ortadoğu: Türkiye İçin Fırsat mı, Tuzak mı?

Trump’ın onayı, İsrail’in tutumu, İran içindeki güç dengeleri ve Körfez ülkelerinin güvenlik kaygıları İran Savaşı'nda…

12 saat ago

Kılıçdaroğlu cephesinden Altay: Mutlak butlan CHP’ye bombaya dönüştü

Kemal Kılıçdaroğlu’nun Özgür Özel’e kaybettiği ancak istinaf mahkemesinde yok sayılan 2023 kurultayı öncesi TBMM Grup…

1 gün ago

Kılıçdaroğlu-Butlan Hamlesiyle Perdelenip Erdoğan’ı Rahatlatan Gelişmeler

İstinaf Mahkemesinin “mutlak butlan” kararıyla CHP’nin başına atanan Kemal Kılıçdaroğlu’nun avukatının başvurusuyla polisin CHP Genel…

2 gün ago

Moskova, Pekin ile Yakınlaşıyor mu, Yoksa Mecbur mu Kalıyor?

Dünya enerji dengeleri bugün yeniden şekilleniyor. ABD Başkanı Donald Trump’tan sadece birkaç gün sonra Rusya…

3 gün ago