Categories: Siyaset

Türk Siyasetinin Kara Günü: Serbest Siyasete Darbe

Polisin mahkemenin atadığı Kılıçdaroğlu’nun davetiyle CHP Genel Merkezi’ni basıp seçilmiş başkan Özel ve yöneticilerini zorla çıkarması sadece CHP’ye değil, Türkiye’deki serbest siyasi rekabete darbe niteliğinde.

Türkiye’de siyaset daha önce de kara günler yaşadı. Ülkeyi yöneten halife sultanın işgalci ordularla işbirliğine tanık oldu; Nazım Hikmet’in deyişiyle “ateşi ve ihaneti gördü”. Çok partili hayata geçtikten sonra, Soğuk Savaş atmosferinde darbelerle sarsıldı. Parlamentonun kapatıldığı, siyasi partilerin kapatıldığı, siyasetçilerin hapsedildiği oldu; hâlâ da oluyor. Bu darbeler Türkiye’de çoğulcu siyasete ve seçimlere olan inancı yıkamadı. Seçmen, gerekirse dudaklarını ısırıp tepkilerini seçim sandığına saklama olgunluğunu gösterdi.
CHP Genel Merkezi’nin 24 Mayıs 2026’da polis baskınına uğraması, seçilmiş ama mahkeme kararıyla düşürülmüş Genel Başkan’ın biber gazı kullanılmış binadan ayrılmak zorunda kalmasıyla da ne CHP ne Türkiye’de çoğulcu siyaset anlayışı yıkılacaktır.
Ama bu durum 26 Mayıs 2026’nın Türk siyasetindeki kara günlerden biri olarak anılmasını engellemeyecek.
Bu karanlığı artıran ise polisin müdahale etmesi talebinin CHP’nin önceki genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’ndan gelmesi oldu. Ezop’un masalındaki ağacın, kendisini kesen baltanın sapının kendi dalından olmasına üzülmesi gibi…

Kılıçdaroğlu: Nereden Nereye?

Kılıçdaroğlu 13 yıl yönetti. Bu 13 yılda Türkiye’de seçmenin önüne, halkoylamaları ve belediye seçimleri dahi 13 kez sandık geldi. Kılıçdaroğlu, 2023 seçimlerinde ilk zaferine çok yaklaştı ama olmadı. CHP seçmeni ve delegesi başarısızlığı kendisini aday göstermesinde buldu ve 4-5 Kasım 2023 Kurultayı’nda Özgür Özel’i Genel Başkan seçti.
Kılıçdaroğlu bunu “sırtından hançerlenmek” olarak aldı. Şubat 2024’te Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın hatırlatmasından itibaren, Kurultayı iptal ettirme çalışmaları Kılıçdaroğlu’nun yakın çevresinin koordinasyonunda yürütüldü.
O arada Özel yönetiminde CHP Mart 2024 yerel seçimlerinde ilk kez AK Parti’yi geride bırakarak neredeyse yarım asır aradan sonra birinci parti oldu.
Bu aşamada CHP’nin Ekrem İmamoğlu’nun cumhurbaşkanlığı adaylığını erken açıklayarak stratejik bir hata yaptığı söylenebilir. Erdoğan’ın buna yanıtı Akın Gürlek’i İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı atamak oldu.
İmamoğlu ve CHP’li belediyelerin operasyonlarıyla mutlak butlan davası paralel yürüdü. Kılıçdaroğlu’nun CHP’yi kirlenmişlikle suçladığı videosunu 21 Mayıs’ta açıklanan butlan kararının hemen öncesinde açıklaması da karardan haberli olduğu şeklinde yorumlandı.

Partisine Yargı Darbesi ile Dönmek

“Halkın umudu Kılıçdaroğlu’nu” seçimle değil, darbe gibi bir mahkeme kararıyla düşürdüğü halefini polis zoruyla dışarı attırıp, kendisini sadece CHP değil, muhalif seçmenin, maalesef nefret objesi haline dönüştüren etken siyasi hırs ya da daha basit olarak intikam hırsı mıydı?
Kendi iddiasında olduğu gibi CHP’yi İmamoğlu’nun temsil ettiği “dış güçlerin”, ya da çevresinde kullanılan deyimle “mütegallibenin” elinde kurtarmak mıydı?
Özel’in iddia ettiği gibi, Erdoğan’ın yeniden seçilmesine yol açacak olsa da seçimle kaybettiği koltuğu, politize olmakla suçladığı “Erdoğan yargısı” yoluyla geri alma “hazımsızlığı” mıydı?
Her ne gerekçeyle olursa olsun, 21 Mayıs’taki butlan kararı Türkiye’de serbest siyasi rekabete indirilmiş bir darbe, 24 Mayıs’taki polis operasyonu ise onun vücut bulmuş halidir.
Yıllarca emek verip seçimle düşürüldüğü koltuğa yargı darbesi yoluyla oturup CHP’de seçim kazanan ekibi tasfiyeye girişmenin ne kendisine ne CHP’ye ne de Erdoğan’a bir fayda getirmeyeceği ilk günden görülüyor. Daha ilk günden, kendisine destek olan milletvekilleri dahi, polisi göreve çağırmasına karşı bildiri yayınladı.
Kılıçdaroğlu ileride Türk siyasi tarihinde nasıl geçer, dersiniz?

Murat Yetkin

Gazeteci-Yazar

Recent Posts

Türkiye, AB’nin Kararsızlığıyla Büyüyen Açmazları Nasıl Aşabilir?

Türkiye-AB ilişkilerine engel olan önemli siyasi konular 2016 anlaşmasından geri kalan 6 maddeyle ilgili.

9 saat ago

Devasa Fon Dolandırıcılığının Temelindeki Yapısal Sorunlar

Kamu görevlilerinin görev suçlarında, “amirin yargıya soruşturma izni” vermesi kurumu stratejik görevler için istisna kaldırılmalıdır.…

1 gün ago

AB Türkiye’yi Dışarda Tutarken Kendi Geleceğini mi Sınırlıyor?

AB Türkiye’yi içeri almak istemeyebilir. Türkiye de bütün stratejik geleceğini bu karara bağlamak zorunda değil.

1 gün ago

Sigara yasağı sıkı uygulansın denince hangi lobiler ayağa kalkıyor?

Sağlık Bakanının sigara yasağının daha sıkı uygulanması için sunacağı yasa teklifine Cumhurbaşkanlığı bünyesinden gelen tepki…

2 gün ago

Mekke Paktı’nın kendisi mi basın açıklaması mı Meclis’e getirilecek?

Mekke Paktı, önemli, stratejik bir girişim ve TBMM’nin de Türk halkının da bunu ayrıntılarıyla bilme…

4 gün ago

Yeni Parti’den Ticaret ve Aile bakanlarına fon krizi soruları

Özgür Özel, fon krizi bilgisi dahilindeyse Erdoğan'ın hesap vermesi, değilse yönetme kabiliyetini yitirdiğini kabul etmesi…

5 gün ago