

2026 Şampiyonası gösterdi ki futbol ABD’de yaygınlaşıyor, Afrika’da yükseliyor, küreselleşiyor. Çin ve Hindistan ise sınırlarını belirliyor. Turnuvanın sürprizlerinden biri olan Fas millî takımının oyuncuları Kanada’yı 3-0 yendikleri maçtan sonra izleyicileri selamlarken görülüyor. (Foto: FIFA)
Dünya Kupaları yalnızca futbolun değil, dünyanın değişen dengelerinin de aynası haline geldi. 2026 Dünya Kupası yalnızca futbol açısından değil, küresel temsil açısından da bir dönüm noktası oldu. Bu yılki Futbol Dünya Kupası küresel temsil bakımından herhalde şimdiye kadar yapılanların en gerçekçisi. Zaten kırk sekiz ülkenin katılması dünyadaki tüm devletlerin yaklaşık dörtte birine tekabül ediyor. Başta bu kadar çok ülkenin katılımı konusunda bunun daha çok maddi gelir sağlama niyetiyle düzenlendiği eleştirisi yapılıyordu, ama sanırım elde edilen neticelerle bu tercihin haklı olduğunu kabul edebiliriz.
Afrika’nın yükselişi
Özellikle Afrika ülkeleri, turnuvanın en önemli kazananlarından biri oldular. Henüz çok ileri gidememiş olsalar da başarılı netice aldılar. Katılan dokuz ülkenin çoğu şu anda elenmişse de, futbolu nasıl oynadıklarını görünce gelecekte daha ileri gidebileceklerini ispatlamış oldular. Avrupa liglerinde oynayan oyuncuların sayısının artması, Afrika futbolunun kalitesini belirgin biçimde yükseltmiş görünüyor.
Turnuvaya katılanlar bakımından ilginç veriler de ortaya çıktı.
• Denize kıyısı olmayan ülkeler: Avusturya, İsviçre, Özbekistan, Paraguay
• İlk kez katılan ülkeler: Curaçao, Özbekistan, Yeşil Burun
• Ada ülkeleri: Curaçao, Haiti, İngiltere, İskoçya, Japonya, Yeni Zelanda, Yeşil Burun. (Curaçao esasında bağımsız değil, Hollanda’ya bağlı özerk bir devlet ve İskoçya gibi katılabiliyor)
• Asya’dan rekor sayıda katılım oldu: Avustralya, Güney Kore, Irak, İran, Japonya, Katar, Özbekistan, Suudi Arabistan, Ürdün.
Yıldızlar belirliyor
Turnuvada yıldız oyuncular yine belirleyici oluyor; Arjantin’de Messi yedi gol attı ve oyunu kuruyor. Fransa’da Mbappe, İngiltere’de Harry Kane, Portekiz’de Ronaldo, Belçika’da Lukaku ön planda tecrübeleriyle klaslarını konuşturuyorlar. Ancak başarı artık yalnızca bireysel yeteneğe değil, güçlü takım organizasyonuna da dayanıyor.
Bundan sekiz yıl önce Rusya’daki turnuvada Messi’nin takımı taşıyamıyor diye ağır bir şekilde eleştirildiğini unutmayalım. Şu anda kendini ispatlamış olmanın rahatlığıyla oynadığını görebiliyoruz. O bakımdan da aynı değerlendirmeyi bizim millî takım için de yapmak gerekir. Onların da bu turnuvada edindikleri tecrübe ile gelecek sefer daha iyi bir netice alabilecekleri ihtimalini göz ardı etmeyelim.
Katılamayanlar: Rusya Hindistan, Çin
Bir de katılanlar kadar turnuvaya katılamayanları ele alalım. Büyük devletlerden Amerika Birleşik Devletleri ev sahibi olması sayesinde doğrudan katılıyor.
Rusya, Ukrayna savaşından dolayı dışlandı. Dünya nüfusunun en kalabalık iki ülkesi olan Hindistan ve Çin’in hâlâ Dünya Kupası’nda yer alamaması, futbolun küreselleşmesinin de sınırlarını gösteriyor. Çin bir ara müthiş bir gayret gösterdi, Türkiye dahil birçok ülkeden futbolcu ithal edip liglerini geliştirmeye çalıştı ama sanki bu projeden vazgeçmiş gibi duruyor. Hindistan ve Pakistan kriketi tercih ederler zaten.
ABD kupaya 1994’te de ev sahipliği yapmış ve ülkede bu spora ilginin doğmasını amaçlamıştı. Galiba bunda da başarılı oldu. Bakalım nereye kadar ilerleyebilecek.
Yeni şampiyon nereden?
Dilerim bu yıl klasik ülkeler dışında bir şampiyon çıkar. Alınan neticeler çoğu ülkenin kolay lokma olmadığını gösterdi.
Eski şampiyonlardan İtalya turnuvaya dahi katılamadı. Bosna-Hersek onları eledi. Almanya ve Uruguay da artık yok. Şimdi daha önce kupa kazanmış Arjantin, Brezilya, Fransa, İngiltere ve İspanya ilerliyor.
Yeni şampiyon kim olabilir? Portekiz’in Avrupa şampiyonluğu var ve dünya şampiyonluğuna uzanmak istiyor. Belçika, Rusya’daki turnuvada şansını kaçırdığından beri tam toparlanamadı. Norveç acaba Brezilya’ya sürpriz yapabilir mi? İngiltere tam altmış yıldır fırsat kolluyor. Fas ve Mısır Afrika adına bir sürpriz yapabilirler mi? İsviçre’nin, Kolombiya’nın şansları var mı?
Futbol küreselleşti
Belki de bu turnuvanın en önemli özelliği, favorilerin sayısının hiç olmadığı kadar fazla olmasıdır. Futbolun geleneksel güçleri hâlâ iddialı, ancak artık kimse rakibini küçümseyemiyor. 48 takımlı Dünya Kupası’nın belki de en büyük başarısı, futbolun gerçekten küresel bir oyun hâline geldiğini göstermesidir.


