İran eski cumhurbaşkanı Ahmedinejad’ın MOSSAD ajanı olduğu iddiası tutarsız ve yalanlandı, ama hem İsrail amacına ulaştı hem de Tahran’ın işine geldi.
İran Savaşı, Temmuz ayının ikinci haftasında yeni bir aşamaya evrildi. Sahada askeri, istihbari, diplomatik, ekonomik ve lojistik alanda hibrit çatışmalar yaşanırken, 2026 sonbahar aylarında ABD ve İsrail’de yapılacak seçimler, siyasetçileri kesin, net bir zafer konusunda zorluyor. ABD ve İsrail, konvansiyonel ve yeni nesil tüm savaş taktiklerini, istihbarat operasyonlarını sahaya sürdüler. Bu operasyonların en güncel olanı, önceki İran cumhurbaşkanlarından Mahmud Ahmedinejad üzerine devam ediyor.
Sahada karşı casusluğun tüm unsurları, psikolojik harekât, algı operasyonları, manipülasyon, propaganda, ajitasyon, provokasyon gibi istihbarat teknikleri, örtülü operasyonlar etkin bir şekilde kullanılıyor.
MOSSAD’ın son operasyonu Jerusalem Post ve New York Times gibi geniş okuyucu kitleri olan iki medya kuruluşu tarafından kamuoyuna ve uluslararası haber ajanslarına servis edildi.
Bu haberde;
Ahmedinejad Operasyonu’nda tartışmasız tek bir gerçek var. Kamuoyuna servis edilen detaylar, İsrail’in klasik humint çalışmalarıyla örtüşüyor, kuşku yok.
Öte yandan, yanlışlıkla sızma yok haber bilinçli bir paylaşım olmalıdır. MOSSAD, dumanı üstünde bir operasyonunu, jeopolitik sahada İran Savaşı yeni bir boyut kazanmışken, nasıl detaylarıyla kamuoyuna servis eder?
Ahmedinejad’a yönelik, casusluk roman ve filmlerine taş çıkartacak, bir solukta okunan iddialar var. Ancak bu sadece bir film senaryosunda olabilir, gerçek casuslar dünyasında hiçbir saha ajanı, hiçbir muhaberat teşkilatı, insandan insana ilişkilere dayanan “Humint” operasyonunu, kaynağını veya kaynak adayını bu şekilde deşifre edemez. Aksi takdirde MOSSAD bir daha, bu düzeyde, hedefin içinden, üst düzeyde güvenilir ve zamanında stratejik bilgi verecek bir kaynak angaje edemez. En basit konuda istihdam edilen sıradan bir kaynak bile MOSSAD ile ilişkisini sonlandırır.
İddialar hayatın doğal akışına aykırı. MOSSAD ve/veya CIA müdahale etmiş olsa bile, akla medya ile paylaşılan tutarsızlıklar, akıl dışı detaylar var.
Örneğin, Ahmedinejad’ın yakın çalışma arkadaşı, İran’ın bilinen devlet reflekslerine rağmen New York Times’a detaylı açıklama yapabilir mi? İran istihbaratı “madem bu kadar çok detay biliyorsun, zamanında bize neden bilgi vermedin” diye sormaz mı?
Stratejik düşünen, “Humint” konusunda uzmanlığıyla bilinen, HAMAS ve Hizbullah liderlerini, İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) komutanlarını, nükleer programın beyin takımlarını tespit edip, etkisiz hale getiren bir MOSSAD gibi bir istihbarat teşkilatı, bu şekilde çalışmış olamaz; bu kendini, sahip olduğu yetenekleri inkâr etmek anlamına gelir.
Olayın hedefindeki Ahmedinejad açısından da durum farklı değil. Güçlü bir lider, yıllarca İsrail ve siyonizm karşıtlığı ile tanındı, Nazi Almanyası’nın Yahudi soykırımını (Holokost) “bir mit” olarak nitelendirdi, Tahran’da uluslararası Holokost inkârı konferansları düzenlediği biliniyor. İran nükleer programının en hararetli savunucularından biri oldu. İsrail karşıtlığında İran’ın vekil güçlerine koşulsuz destek verdi.
İran devlet yapısını, ordu, DMO/Kudüs Gücü, güvenlik ve istihbarat teşkilatlarının çalışma usul ve prensiplerini bilen, istihbarat karşı koyma refleksine sahip bir lider Ahmedinejad. Kariyer yolculuğunun her aşamasında, her basamakta İran’ın güçlü devlet aklı tarafından sorgulandı, test edildi; sadece kendisi değil, ailesi ve yakın çevresi ile birlikte.
“İklim Konferansı” adı altında Macaristan’a davet edilmesinin arka planını görebilecek bir yapıda olmalı. En azından Macaristan seyahati öncesi İran’da ilgili otoriteleri bilgilendirmesi gerektiğini, İranlı ajanların bir şekilde Macaristan’daki temas ve faaliyetlerini izleyebileceklerini düşünebilecek kapasitede olduğu değerlendirilmeli. Çünkü O, iktidardayken böyle çalıştı.
Bu arada, belki konuyla doğrudan ilgisi bulunmayan bir detay daha var: MOSSAD’ın Hizbullah’ın elindeki çağrı cihazı ve telsizleri patlatarak ağır hasar verdiği operasyon da Macaristan üzerinden yürütülmüştü.
Başka bir detay daha: İran gibi bir ülkenin eski Cumhurbaşkanı Macaristan’a tek başına seyahat etmiş olmaz. Yanında asistanı, korumaları da olmalı. Korumalar Ahmedinejad’ı yurt dışında sadece rejim muhaliflerinden, başka ülkelerin istihbarat servislerinden korumakla kalmayacak, Ahmedinejad’ı bizzat kendi zaaflarından da korumak zorunda.
Mahmud Ahmedinejad, 2005-2013 yılları arasındaki cumhurbaşkanlığı döneminde MOSSAD’a karşı İran İstihbarat Bakanlığı bünyesinde özel bir karşı casusluk birimi kurdurdu. Ancak bu gelişme İran tarihinin en büyük istihbarat skandallarından birine dönüştü.
Ahmedinejad yönetimi, ülkede artan nükleer sabotajları ve bilim insanlarına yönelik suikastları engellemek amacıyla doğrudan İsrail ajanlarını tespit edip yakalamakla görevli gizli bir operasyon birimi kurdu. Ahmedinejad, MOSSAD’a karşı koymak için kurdukları bu özel birimin başındaki isme MOSSAD’ın sızdığını ve bu kişinin aslında bir İsrail ajanı çıktığını açıklamıştır.
Ahmedinejad’ın açıklamalarına göre, bu birimin lideriyle birlikte çalışan 20 kıdemli İranlı istihbarat ajanı da MOSSAD adına çift taraflı çalışmıştır. Bu köstebek ağı, İran’ın nükleer programına ait hassas belgelerin çalınmasında ve nükleer bilim insanlarına düzenlenen suikastlarda İsrail’e içeriden bilgi sağlamıştır.
Kısaca, Ahmedinejad’ın kariyerist motifi, kişisel zaafları ne olursa olsun, sonuçlarını bildiği bir hareket, davranış içinde bulunması akla yatkın değil.
Ahmednejad, iddiaları yalanladı. Haber ve iddialar gerçek olabilir ya da olmayabilir. MOSSAD ve CIA’nın doğrudan bir psikolojik harekât, algı ve ajitasyon operasyonu ise sonuç yine de değişmez.
MOSSAD ve CIA’nın, Ahmedinejad’ı sistem dışına itmek veya İran siyaset ve ruhani devlet adamlarına, Devrim Muhafızları komutanlarına gözdağı vermek, baskı unsuru olarak kullanmak, İran halkı üzerinde İranlı liderlere yönelik güvensizlik yaratmak amacıyla yapılmış bir örtülü faaliyet olma olasılığı da yüksek.
Haber doğru veya yanlış, İran ve İsrail açısından aynı sonuçları doğuracaktır.
İsrail açısından görev tamamlandı; Ahmnedinejad itibarsızlaştırıldı, devre dışı bırakıldı..
İran tarafında ise iç siyasette Ahmedinejad’ın siyasi rakiplerine alan açıldı. Ahmedinejad geriye dönüşü olmayacak şekilde tasfiye edildi.
Yani hem İsrail radikal bir karşıtını siyaset sahnesinden tasfiye etti hem de dini lider Ali Hamaney’in öldürülmesi, Mücteba Hamaney’in geçici sıfatıyla da olsa yerine getirilmesi gibi gelişmelerle savaş sonrasına bırakılan Tahran’daki iktidar savaşının da en radikal unsurlardan biri devre dışı kalmış oldu.
MOSSAD’ın bu son operasyonundan yola çıkarak, Orta Doğu coğrafyasının siyasi ve askeri aktörleri, günümüzde hızla değişen küresel güç odakları ve jeopolitik gelişmelerle birlikte her zamankinden daha dikkatli olmak durumundalar. İster iktidarda ister muhalefette olsunlar, günümüzde hiç olmadığı kadar bölgesel ve küresel muhaberat teşkilatlarının hedefindeler.
Türkiye; Karadeniz, Kafkaslar, Balkanlar, Doğu Akdeniz, Orta Doğu ve Körfez, Afrika açılımlarıyla, bir NATO üyesi olarak, jeopolitik alanda güçlü bir pozisyona sahiptir.
Türkiye, bu pozisyonunu korumak, daha da geliştirmek için ülke içinde milli birlik ve beraberliğini güçlendirirken, küresel istihbarat teşkilatlarının olası istihbarat operasyonlarına karşı, yani karşı casusluk alanındaki etkinliğini sürdürmeli, her daim uyanık olmalıdır.
Rusya’nın Ankara Büyükelçisi Sergey Verşinin (*) 16 Temmuz’da ilginç bir toplantıya ev sahipliği yapacak. Bu…
CHP’de Kemal Kılıçdaroğlu ile Özgür Özel arasında söz düellosu devam ediyor. Özel’in “Kurultay yoksa yeni…
Türkiye’nin Irak’a yaklaşık 1,5 milyar dolar tazminat ödeyeceğine ilişkin haberler yeniden gündeme geldi. Paris İstinaf…
Geçtiğimiz salı günü, 7 Temmuz'da Paris İstinaf Mahkemesi Fransız siyaset dünyasının nefesini tutarak beklediği Marine…
Siyasi kuliste epeydir köpürtülüyor, “Sıra orada” deniyordu. Savcılık emriyle polis 11 Temmuz şafak operasyonuyla CHP’li…
Tam da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara’daki NATO Zirvesi’nin kapanış akşamında Avrupa Birliği’nin üst düzey…