Yetkin Report

  • English
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Hafıza Kartı
  • Hayat
  • Yazarlar
  • Arşiv
  • İletişim

SDG Anlaşma Bozdukça Şam’la Biraz Daha Azına Uzlaşıyor. Ankara Memnun

Yazar: Murat Yetkin / 30 Ocak 2026, Cuma / Oda: Siyaset

 

Suriye hükümeti 30 Ocak öğle saatlerinde SDG ile yeniden anlaştığını duyurdu. Ankara memnun. DEM Parti de SDG’yi müzakere duruşundan dolayı kutladı. (Foto: Ekran görseli)

Suriye hükümeti 30 Ocak öğle saatlerinde SDG ile yeniden anlaştığını duyurdu. Ankara memnun. Ama  SDG komutanı Mazlum Abdi’nin kabul ettiği bu anlaşmayı PKK/KCK’nın yine reddedip-etmeyeceği, yine karşı çıkarsa bunun Suriye ve Irak’ta hangi sonuçlara yol açacağı belli değil. Üstelik, 10 Mart 2025’te Suriye Geçici Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile Mazlum Abdi’nin imzaladığı anlaşmadan SDG’nin Kandil’in vetosuyla her cayışı ve daha fazlasını isteyişi sonrası, Şam ile daha azına razı olmak zorunda kalmasına rağmen.

Yakından Bakalım.

PKK’dan Üstüste Hatalar

Önce bir özet: PKK lideri Abdullah Öcalan, MHP lideri Devlet Bahçeli’nin 22 Ekim 2024 çağrısı ardından, 27 Şubat’ta örgütün silah bırakıp kendini feshetmesini istemiş, bundan iki hafta sonra da 10 Mart anlaşması imzalanmıştı. PKK da Mayıs Kongresiyle mevcut yapısını feshedeceği ve silahlı mücadeleyi bırakacağını söylemiş, hatta 11 Temmuz’da simgesel silah yakma töreni yapmıştı.

Ancak PKK, yaz aylarında Dürzi isyanı üzerinden İsrail’den gelen destek mesajlarını dengelerin değiştiği şeklinde yorumladı ve değişiklik istedi. Bu biraz da, PKK’nın Suriye iç savaşında IŞİD’in ortaya çıkıp ABD’nin kendilerini piyade gücü olarak seçmesi ardından, AK Parti hükümetiyle 2013 protokolünde revizyon istemesine benziyordu; nitekim o süreç yürümedi.

SDG Her Kez Biraz Daha Kaybetti

Suriye’de ise;

  • SDG, PKK vetosuyla 10 Mart anlaşmasını bozmuş olmasaydı, bugün Şara yönetimine “gevşek federasyon” ortağıydı.
  • SDG, 4 Ocak’ta Şam’daki toplantıda Fırat’ın Batısındaki güçlerini doğusuna çekme sözünü tutsa Halep bozgununu yaşamayacak, belki Arap aşiretler ayrılıp SDG’nin ABD koruması olmadan kâğıttan kaplan olduğunu göstermeyecekti.
  • SDG 17 Ocak’ta Erbil’de ABD Temsilcisi Tom Barrack ve KDP lideri Mesud Barzani önünde kabul ettiği, Şara’nın 18 Ocak’ta ilan ettiği anlaşmaya sadık kalsa, Fırat’ın doğusundaki petrol ve gaz sahalarından özel pay alacak, toprak kayıpları bu boyutta olmayacak, Suriye hükümetinde belli idari makamlar tutacaktı.
  • SDG 30 Ocak anlaşmasında uzlaşmaya vardığında Fırat’ın doğrusundaki geniş topraklardan elinde Halep’in Kobani (Ayn el Arab) ilçesi, Haseki il merkezi ve Haseki’ye bağlı Kamışlı ilçesinin kontrolü kalmıştı. Anlaşmayla buralardaki devlet dairelerini de Suriye hükümetine devretmeyi kabul ediyordu. Türkiye ve Irak’la olan bütün sınır kapıları, petrol ve gaz sahaları, havaalanları ve diğer stratejik tesisler Suriye hükümetine devredilecekti.

Hamidiye Alaylarından Bireysel Katılıma

SDG ve PKK’nın baştan beri en ısrarlı konu olduğu askeri bütünleşme konusuna gelince…

Osmanlı idaresindeki Hamidiye Alaylarını akla getiren özerk askeri birlikler, Halep’teki Suriye tümenine bir tugay ve Haseki’de yeni oluşturulacak Suriye tümenine üç tugay katkısına dönüştü. Ancak bu katkı SDG kurumsal kimliğiyle olmayacak; SDG feshedilerek, kimlikleri güvenlik soruşturmasından geçirilecek “bireysel katılımlar” şeklinde olacak, ağır silahlar da teslim edilecek. Bu şehirlerdeki polis gücü de Şam’da İçişleri Bakanlığına bağlı olmak üzere SDG’lilerin de katkısıyla kurulacak.

IŞİD hapishaneleri ise, ABD 7000 IŞİD’cinin Irak’a sevkiyatını tamamlayana dek SDG’liler tarafından, artık dış arazi hakimiyeti Suriye ordusuna geçmiş halde yürütülecek.

DEM: “Memnunuz”

DEM Parti, anlaşmadan memnun olduğunu açıkladı, SDG’yi müzakere duruşundan dolayı kutladı. Eş Başkanlar Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan, yaptıkları açıklamada “Anlaşmanın sağlanması için çaba gösteren ülkelere, kurumlara, şahsiyetlere, halklara teşekkür ediyoruz” dediler.

DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Cengiz Çandar ise askeri entegrasyon anlaşmasının Ankara’nın değil, SDG’nin istediği şekilde olduğunu önce sürerek, Suriye hükümetinin Türkiye’nin terörist dediği SDG ve Mazlum Abdi ile anlaşma imzalamasını başarı olarak gösterdi. 10 Mart ve 18 Ocak anlaşmalarının da SDG ve Abdi ile imzalandığını hatırlatmamız gerekiyor.

ABD: Şam da Kürtler de kazandı

Anlaşmanın sağlanmasında ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve ABD Başkanı Donald Trump’ın Suriye özel temsilcisi Tom Barrack’ın mekik diplomasisi etkili oldu. Barrack her adım öncesinde Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile irtibatta kalarak Ankara’nın onayını gözetti. Sonrasında yayınladığı mesajda da anlaşmanın Suriye hükümetinin ülkenin birliğinin korunması için bütün vatandaşları kapsayıcı olma kararlılığını gösterdiğini, Kürtlere de vatandaşlık ve dil haklarına dair kazanımlar getirerek Suriye’nin bir parçası olduklarını garantiye aldığını söyledi.

Barrack anlaşmanın uygulanması ve Suriye’nin bir an önce toparlanması gereğini de vurguladı.

Ankara Dört Nedenden Memnun

Ankara varılan anlaşmadan, uygulanması kaydıyla memnun.

Memnuniyet dört başlık altında toplanabilir.

  • SDG’nin Suriye ordusunun emir komuta zinciri altına girmesi PKK’nın SDG tugayları üzerindeki etkisini de Suriye hükümetinin sorumluluğuna veriyor.
  • Bu durum, halihazırda Terörsüz Türkiye projesinin en önemli tıkanıklık noktalarından olan Suriye/SDG meselesini ikinci plana itebilir, olumlu katkı verebilir.
  • Suriye’de çatışmaların durması Türkiye’deki Suriyeli göçmenlerin de (örneğin Afrin harekatıyla Suriye’nin doğusuna göç etmek zorunda kalan Kürtler gibi) evlerine dönmesini sağlayacak.
  • Sınır kapıları, havaalanları ile petrol ve gaz sahalarının Suriye ordusu kontrolüne geçmesi hem güvenlik hem de PKK’nın para kaynakları açısından Ankara’nın lehine.

Ama bütün bunlar, anlaşmanın uygulanabilmesine bağlı.

Yeni yazılardan haberdar olun! Lütfen aboneliğinizi güncelleyin.

İstenmeyen posta göndermiyoruz! Daha fazla bilgi için gizlilik politikamızı okuyun.

Aboneliğinizi onaylamak için gelen veya istenmeyen posta kutunuzu kontrol edin.

Etiketler: Ahmed Şara-Mazlum Abdi, DEM, PKK/KCK, SDG, Tom Barrack

OKUMAYA DEVAM EDİN

Mansur Yavaş’a yoğun diplomatik ilgi
Yunanistan seçimleri: Miçotakis, Erdoğan’ı taklit mi ediyor?        
Altılı Masanın En Büyük Zorluğu Ortak Aday
  • SDG Anlaşma Bozdukça Şam’la Biraz Daha Azına Uzlaşıyor. Ankara Memnun30 Ocak 2026
  • Türkiye, İran-ABD geriliminde aktif diplomatik rol üstlenmeye hazır30 Ocak 2026
  • Çin: Xi Jinping’in Gücü Sarsıldı mı, Yeniden mi İnşa Ediliyor?30 Ocak 2026
  • Enerji Politikaları: Davos’tan Çıkan Mesajlar Ve Türkiye30 Ocak 2026
  • Türkiye, ABD’nin İran Saldırısını Önleyebilir mi? Olmaz mı?29 Ocak 2026
  • 14 Yaşında bir  Büyükusta: Yağız Kaan Erdoğmuş29 Ocak 2026
  • AB’nin Hindistan ve Brezilya Ticaret Anlaşmaları Türkiye’yi Zorlayacak29 Ocak 2026
  • İki Toplantıdan Üç Fotoğrafla Terörsüz Türkiye Sürecinin Hâl Özeti28 Ocak 2026
  • AB’nin Stratejik Körlüğü: Made in Europe ve Türkiye28 Ocak 2026
  • Barışın Geleceği: Büyük Güçler mi, Orta Güçler mi?27 Ocak 2026
Haberler arşivinde arama yapın...

Siyaset

Ekonomi

Hafıza Kartı

Hayat

Arşiv

English

Hakkımızda

Künye

Yazarlar

Yardım

Reklam & İşbirliği

Bize Ulaşın

tbtcreative.com | UFKZDN © 2024 yetkinreport.com

Kurumsal Bilgiler     ·      Yardım     ·      Kullanıcı Sözleşmesi     ·      Yasal Çekince

TOP