
Utanç verici iddialar sonrasında Yeni Parti’yle ilişkisi kesilen Mustafa Sarıgül, arşiv fotoğrafında halen yolsuzluk ve kara para aklama şüphesiyle tutuklu durumdaki oğlu Emir Sarıgül ile görülüyor.
Sabah yürüyüşünde banka emeklisi Sevim Hanım yolumuzu kesti. “Söyleyin Özgür Özel’e” dedi “Bizlere onun da bir özür borcu var artık”. Sevim Hanım yıllarca CHP’nin aktif seçmeniyken şimdi, kendi ifadesiyle Yeni Parti seçmeni olmuştu ve son gelişmelerden sonra artık oraya da oy verip vermemekte kararsızdı. Fon krizi elbette onu da kızdırmıştı ama onun ve belli ki Atatürkçü, laik, merkez sol sosyal çevresinin görüşü, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın AK Parti iktidarından kurtulmak için umut bağladıkları “aslan sosyal demokratlar” hakkında da her gün yeni bir rezalet iddiasının ortaya atılmasıydı.
Antalya’da Muhittin Böcek, Uşak’ta Özkan Yalım derken, öteden beri kimsenin bahsini açmak istemediği Mustafa Sarıgül, fon krizini de gölgeleyecek şekilde, sol seçmenin yüzünü yere baktıracak, öfkelendirecek iddialarla ortaya saçılmıştı.
Sevim Hanım “Biz artık bize dayatılanları seçmek için oy kullanmak istemiyoruz” diyordu; “Söyleyin Özgür Bey’e, hiç değilse özür dilemeyi biliyor, sesimizi duyurun”.
Özgür Bey ile özel bir şikâyet kanalım bulunmadığı için okuyacak herkesle paylaşıyorum.
“Aslan sosyal demokratlar” utanç duyuyor
“Aslan sosyal demokratlar” siyasi edebiyatımıza 31 Ekim’de vefatının 19’uncu yılı geride kalan Erdal İnönü tarafından kazandırılmış bir deyim. 12 Eylül askeri rejimi sonrasıydı. CHP de diğer partiler gibi yasaklıydı. İnönü 1983’te Sosyal Demokrat Parti’yi (SODEP) kurdu. Bülent Ecevit, CHP’deki yapısal sorunları gerekçe göstererek 1985’te Demokratik Sol Parti’yi kurmuştu 1986’de Halkçı Partiyle birleşerek Sosyal Demokrat Halkçı Parti (SHP) adını alacak İnönü onun da Genel Başkanı olacaktı. Sol seçmen bin bir parçaydı. İnönü de Turgut Özal’ın yükselişteki Anavatan Partisinin önünü kesmek için, Kürt seçmen dahil, bütün merkez sol seçmene dokunup moral vermesi ümidiyle bu naif hitabı bulmuştu: aslan sosyal demokratlar!
O gün işe yarayan bu hitabın bugün karşılığı pek kalmadı ama yine de söylemek gerekiyor.
Sarıgül tüy dikti, zaten bile bile lâdesti, ama Sarıgüllerin varlığı ve “aslan sosyal demokratlar” başta olmak üzere muhalif seçmene utanç veriyor, eşin dostun yüzüne bakamaz hale getiriyor ve gerçekten öfkelendiriyor.
Sarıgül ve Sarıgüller çürümüşlüğü
Pazar günkü gazete ve internet sitelerinde Mustafa Sarıgül’ün oğlu Emir Sarıgül’ün ifadesinde, babasının Yeni Parti lideri Özgür Özel’e, partinin kuruluşu sırasında 350 bin dolar verdiği iddiasına dair haberler var. “Babam bana öyle söyledi” demiş Sabah ve Hürriyet gazetelerinde ayrıntısı verilen iddialara göre.
Dönemin Şişli Belediye Başkanı Sarıgül 29-30 Ocak 2005’teki CHP Kurultayında Deniz Baykal’ın karşısına aday olarak çıkmıştı. Baykal neredeyse bütün konuşmasını Sarıgül’ün para ilişkileri üzerine kurdu ve önce müteahhitlerden fazla kat ruhsatı karşılığı 300 bin dolar rüşvet aldığı iddiasını temizlemesi gerektiğini söyledi. Sarıgül 25 Mart 2005’te CHP’den atıldı.
O arada DSP’ye katılıp yine Şişli’den seçildi. Türkiye Değişim Hareketini kurdu. Ama ne olduysa, Kemal Kılıçdaroğlu döneminde 3 Kasım 2013’te yeniden partiye alındı. 2014’te CHP’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı yapıldı. Kaybetti. 2023 seçimlerinde Erzincan’dan milletvekili adayı gösterildi ve seçildi. 2026’daki mutlak butlan kararı ardından CHP’den ayrıldı ve Yeni Parti’nin kurucularından oldu.
Sevim Hanım’ın Özel’den özür beklemesinin nedenlerindendir.
Kabahat Sarıgüllerde değil
Gerçi yanlışlıklar tekrarlandıktan sonra tek başına özür dilemek neyi çözecek?
Sadece Yeni Partilileri, sadece CHP’lileri değil, bütün muhalif seçmeni utandıran, kızdıran son iddialardan sadece Mustafa Sarıgül sorumlu değildir.
Sarıgül’e onlarca yıldır bazen, 2014 seçimlerinde İstanbul seçmenine dayatılan “Kes tatavayı, bas geç” gibi lümpen sloganlarla oy verdirten sıralı CHP liderlikleri ve son olarak onu kurucu yapmakta beis görmeyen Yeni Parti liderliği de sorumludur.
AK Partinin zaten yıllardır bunu yaptığı eleştirilerine karşı muhalefetin yıllardır siyasi propagandasını bunun karşısında kurmuş olduğunu hatırlatmak isterim.
Rakibinde eleştirdiğini yapmak, senin yaptığını meşrulaştırmaz.
Parasının nasıl geldiğine bakmadan, sırf partiye para getiriyor diye aday yapılan isimler, gün geliyor kapınızı çalıyor işte böyle.
Üstelik bizim yazmaya utandığımız, muhatap olanları pişkin pişkin ortada gezindiği iddialarla.
Tabii bir de meydan muharebesinin ilk çetin eşiğinde düne kadar hakaret ettiği rakibinin çadırına iltica eden Sarıgüller var; İzmir’de Cemil Tugay, Aydın’da Özlem Çerçioğlu, Afyon’da Burcu Köksal gibiler.
Bari bu defa ders alınır mı dersiniz?


