Gece gündüz Türkiye Müzik sanat kitap yemek sinema: Müzik ve sanat festivallerinden kitaplara, arkeolojiden yemek kültürüne, sinemadan sokaklara dek Türkiye’nin zenginliklerine dair yazılar.
Ülkenin üçte birini sular altında bırakan Pakistan’daki dünyanın gördüğü en yıkıcı sellerden biri ile Birleşik Krallık ve Avrupa’da rekor kıran sıcaklıkların görüldüğü bir yazın ardından Birleşmiş Milletler İklim Zirvesi (COP 27) bu yıl 6-18 Kasım 2022 tarihlerinde Mısır’ın Şarm El-Şeyh kentinde düzenlenecek. Geçen yıl, Glasgow’da ülkeler küresel ısınmayı sanayi öncesi seviyelerin 1,5°C üzerinde sınırlamayı yeniden
Kurtuluş Savaşını resmen bitiren, Cumhuriyetin kurulmasının önünü açan Mudanya Mütarekesinin önemi, imzalanışının 100 yıl dönümü olan 11 Ekim’de düzenlenen “Barış Yolu Ödülü Töreni” ile bir kez daha vurgulandı. Mudanya Belediyesi’nin düzenlediği törende 100. Yıl Barış Ödülünün ilk sahibi, Mudanya görüşmelerinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni temsil eden ve bir yıl sonra kurulacak Cumhuriyetin ikinci cumhurbaşkanı olan
Bugün yaşadığımız gezegende tek türle temsil edilen tek organizma insan, yani Homo sapiens. İnsan türleri bugüne kadar gezegende toplam 14 farklı türle temsil edilmiştir. Ancak, Dünya’ya yayılmaya başladığımızdan bu yana diğer insansıları ortadan kaldırdık ve artık gezegendeki tek insan türü olarak yaşıyoruz. Artık gezegendeki diğer türler için bir tehdit gibiyiz. İnsanın olmadığı bir Dünya’da yok
İyi yönetişim bir kültür ve bu kültürün yayıldığı iklimdir. Bu kavram aslında bu toprakların hiç de yabancı olmadığı bir kavram. “Sen sana ne sanırsan ayruğa da onu san. Dört kitabın manası budur, eğer var ise” diyen Yunus Emre’den; iyi ahlak, yardımseverlik, kardeşlik gibi meziyetleri barındıran Ahilik’ten ayrı düşünülemeyecek bir “birlikte iyi yaşama kültürü ve o
Geçtiğimiz günlerde TEMA Vakfı’nın paylaştığı bir bilgi dikkatimi çekti: “Yeşil Yol Projesi’nin İptal Kararı Kaldırıldı!” Karadeniz Bölgesi’nde, 9 ilin yaylalarını birbirine bağlayarak yaşam alanlarına zarar verecek olan yaklaşık 2.600 kilometre uzunluğundaki “Yeşil Yol” projesi ilk olarak 2011 yılında hazırlanan Çevre Düzeni Planı içerisinde yer almış, TEMA Vakfının açtığı dava neticesinde Danıştay “kesin hüküm” niteliğinde bir
Dünyanın pek çok ülkesinde olduğu gibi ülkemizde de hemen hemen her alanda kadınlar aleyhine toplumsal cinsiyet eşitsizliği bulunmaktadır. Ülkemizdeki kadın/erkek eşitsizliği toplumsal bir sorundur ve politika geliştirmek gerekir. Eğitimde, siyasette, çalışma hayatında, sosyal yaşamda, sağlık hizmetlerine ulaşımda, yoksullukta, sosyal güvenlik gibi pek çok alanda bu eşitsizliği görüyoruz. Son dönemde artan şiddet konusu da bu problemlere
Türkiye’de Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde bulunan daimî kar sınırının üzerindeki dağlarda buzullar yer alır. Genellikle vadi buzulu ve buzyalağı buzulu tipinde olan buzulların yanı sıra, Türkiye’nin tek doruk buzulu Ağrı Dağı’ndadır. Yaklaşık 10 kilometrekarelik alanıyla da ülkedeki en büyük buzuldur. Türkiye’nin en büyük vadi buzulu ise ülke içindeki buzulların üçte ikisini bulunduran Güneydoğu Toroslardaki
Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra yaygınlaşan bir laf vardı: Geriye sadece İngiltere kralı ile iskambil destesinin kralı kalacak. (Bizim Papaz dediğimiz kâğıt Batı dillerinde King, Roi, König olarak adlandırılıyor) Bu lafın çıktığı yıllarda Avrupa’da imparatorluklar dağılıyor, krallıklar çöküyor, tahtlar devriliyor, taçlar yuvarlanıyordu. Bir haftadır yaşamakta olduğumuz olaylar bu öngörüyü doğruluyor gibi. Saksonlardan başlarsanız 1000 yılı aşkın,
1999 yılında henüz Vladimir Putin iktidarda değilken ilk kez Rusya’ya seyahat etmek istediğimde ülkenin Sovyetler döneminden kalma vize düzenlemeleri sorunu ile yüz yüze gelmiştim. Ülkeye girmek için bir davet mektubu edinmeniz gerekiyordu, ama o davet mektubunu nereden ve nasıl isteyeceğiniz belli değildi. Konsolosluğun internet sayfası davet mektubu olmayan kişiler için özel birtakım şirketlere yönlendirme yapıyor
“İnsanlar kendilerini dünden daha güvensiz hissediyorlar. Güvensizlik ve kutuplaşma, çözümleri hayata geçirmek için gereken dayanışmayı engelliyor. Demokratik gerileme 10 yıl öncesine göre istisnadan ziyade norm haline geldi. Covid-19 salgını, Ukrayna’daki savaş ve iklim felaketleri hayatlarımız üzerindeki kontrolün elimizden kayıp gitmesine neden oldu. İstikrar ve refah için, eskiden güvendiğimiz norm ve kurumlar, bugün yaşadığımız belirsizlik duygusunu









