Ankara içişleri Siyaset Kulisleri Haber Yorumlar: Ankara’nın siyaset kulislerinden derinlemesine bilgi, analiz ve tahminler veren ancak Ankara’nın ötesinde yerel siyasetin nabzını tutan haber ve yorumlar.
– Dereyi görmeden “Ankara cepte, İstanbul sırada” sözlerine paçaları sıvamak Kılıçdaroğlu ve Akşener’i hezimete götürebilir Doğrusu Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan da yapabileceği bütün hataları yapıyor ama, iktidar onda. Örneğin Erdoğan kendi adaylarını gölgede bırakıyor. Binali Yıldırım’ı önce Başbakanlık, sonra Meclis Başkanlığından “(Yıldırım’ın kendi deyimiyle) “erken emekli” edip İstanbul sahasına sürdü ama AK Parti teşkilatı Başkan diye
– ABD’nin S-400 tehdidi de ekonomi gibi seçim sonrasına ertelendi ama ekonomiyi daha kötü etkileyecek kriz ihtimali asıl orada Ekonomik sorunların 31 Mart seçimleri halısının altına süpürülmeye çalışıldığı ortada. O halı kalktığında nelerin olabileceği konusunda senaryolar muhtelif. Ekonominin 2019’da küçüleceği, sadece dışarıdan değil, Hazine tarafından yapılan tahminlerde de büyüme rakamlarının aşağı çekilmesinden belli. Bazı hisselerinin
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, MHP lideri Devlet Bahçeli sayesinde başbakana ihtiyacı olmayan Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemini kurdu ama bu sayede bir gölge başbakan sahibi oldu. Bahçeli, adeta tek başına AK Parti hükümetinin adı konulmamış ortağı, kritik konularda fiilen veto yetkisini kullanan gayri-Anayasal başbakanı gibi davranıyor; üstelik hiçbir sorumluluğa ortak olmadan iktidar üzerinde söz sahibi olup, iktidarın nimetlerinden
ABD Başkanı Donald Trump’ın Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’dan sadece bir tek şey isteme hakkı olsa ne ister? Bir grup Türk, bir grup Amerikalı yetkiliyle son gelişmeler üzerine sohbet ediyorduk. Bu soruyu soran Amerikalı yetkili, daha bizlerin cevap düşünmesine fırsat vermeden kendisi yanıtladı: Rusya’dan S-400 füzesi alma kararını gözden geçirmesini isterdi. Yani Amerikalı yetkililere göre Trump için
“Hoca acele ediyor!” Bir AK Parti kurucusunun yeni parti, hatta “yeni iki parti” konusu açıldığında Ahmet Davutoğlu isminin zikredilmesine ilk tepkisi bu oldu; sonra daha derinlere daldık. Aynı konu açıldığında yıllarca, hatta iki yıl öncesine dek Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın en yakınında bulunan isimlerden birisi, onun da adını –isteği üzerine- vermeyeceğim, konuyu bir başka yere taşıdı.
• Anketlerle imtihan: Ayna, ayna, söyle bana… Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın 31 Mart seçimlerine doğru HDP bir yana, CHP, İYİ Parti ve Saadet dâhil bütün muhalefeti terörist ilan etmesi dışında çarpıcı açıklaması, artık anketlere güvenmediğini söylemesi oldu. Erdoğan’a göre bu seçime dek AK Parti’yi hep oy kazanırken, oyunu korurken gösteren anketler, artık gerçeği göstermekten uzaklaşmıştı. Erdoğan’ın
Meslektaşımız Abdülkadir Selvi bir süredir siyaset kulislerinde konuşulan konuyu “Aman dikkat” tonuyla seslendirdi: Ali Babacan parti mi kuruyor? Bu parti AK Parti’nin ancak MHP diyetiyle ayakta duran iktidarını sarsar mı? Başka sorular da var. Örneğin, arkasında Abdullah Gül mü var? Örnek alınan model, merkez ve merkez soldan isimlere de açık bir tür İkinci Özal modeli
Dün, Rusya’nın Sputnik haber ağının 14 Şubat Soçi buluşmasına dair 17 Şubat’ta yaydığı haber, bir başka açıdan bakıldığında psikolojik savaş operasyonlarına örnek verilecek nitelikteydi. Video-haberde Putin, Erdoğan ile Ruhani’yi birlikte Başkanlık otobüsüne davet ediyor. Erdoğan hızlı adımlarla ev sahibinin de önünde araca ilerliyor, binmeden de soruyor: “Zırhlı mı bu ya?” Putin “Etraf zırhlı zaten” diye
Bugün, 14 Şubat’ta Rusya’nın Soçi şehrinde yapılacak Astana Grubu toplantısı, Türkiye’nin izlediği Suriye siyasetinin son dönemeci olabilir. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani ile buluşması 2011’den itibaren izlenen ve “Önce Esad gitmeli” siyasetinin sessizce terk edilmesiyle sonuçlanabilir. Aslında 2017’den beri yapılacak üçlü zirvelerin bu dördüncüsü Astana Grubunun devamı
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan 9 Şubat’ta Kartal’da 7 Şubat günü ortada deprem filan yokken çöken binanın enkazına gidip konuşma yapmamış olsaydı, “ana akım” medyamızın orada ölen 21 kişiyi nasıl haber yapacağını bilemezdik; ilk anda üzerine yayın yasağı konmuştu çünkü. Yayın yasağını duyar duymaz, yakın zamanlarda benzeri durumlarda, ama en azından onlar terör saldırısı gibi durumlardı, Ankara’dan