Avatar

Gazeteci-Yazar

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş son olarak önceki dönemde oyun parklarına yerleştirilen plastik dinozor heykellerine harcanan parayı ifşa ederek Türkiye’nin gündeminde yer etti. Yavaş, Ankara Belediye Meclisi toplantısında AK Partili Melih Gökçek yönetiminde toplam 342 milyon liranın plastik dinozor ve benzeri “şehir estetiği” ürünlerine harcandığını söyledi. Bu miktarla 26 belediye otobüsü satın alınmış olabilirdi. Ankara’da belediye otobüsü sıkıntısı vardı. Trafiği alt üst edip kazalara yol açan özel halk otobüsleri ve dolmuşların sayısı artarken, belediye otobüslerinin sayısı azalmıştı. Yavaş “Halk yağmurda, karda, güneşte otobüs bekler sıkıntı çekerken, ben dinozora para harcayamam” diye çıkıştı. Bu da Meclis oturumlarını YouTube üzerinden canlı yayınladığı için anında yankı buldu; AK Parti ve MHP iktidar blokunun direnişi kırıldı ve Yavaş’ın Avrupa İmar ve Kalkınma Bankasından (EBRD) 300 otobüs alımı için bulduğu düşük faizli 60 milyon Avro kredi alımı onaylandı.
Yavaş kredi için EBRD’ye başvurmuştu, çünkü 31 Mart yerel seçimlerinde elindeki büyükşehir belediyelerinin çoğunu kaybeden Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan liderliğindeki AK Parti hükümeti kamu bankalarından CHP’li belediyelere bir kuruş kredi vermiyordu. Belediye Meclisindeki oylamalarda Devlet Bahçeli liderliğindeki MHP’li üyeler de AK Partiyle birlik oluyor ve Meral Akşener’in İYİ Partili üyelerin desteklerine rağmen CHP’li belediyelerin belediye yatırımları yapmasına engel oluyor, adeta halkı kendilerine oy verilmediği için cezalandırıyorlardı.

İstanbul, Adana ve diğerleri

31 Mart’taki galibiyeti kabul edilmediği için Erdoğan-Bahçeli ikilisi tarafından 23 Haziran’da bir seçime daha zorlanıp 13 bin farkı 800 bine çıkaran İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu da şu anda en önemli işinin kredi bulmak olduğundan yakınıyordu. İstanbul’un çalışan kesimlerine hitap eden yeni bir metro hattının inşası, hükümetin kontrolündeki kamu bankalarının, hatta tek amacı yerel yönetimlere kredi vermek olan İller Bankası tarafından reddedilmişti. O da İstanbul’un alt yapı çalışmalarında kullanılmak üzere Deutsche Bank’tan 110 milyon Avro kredi bulmuştu. İmamoğlu da kendisinden önceki 25 yıllık dönemde AK partili belediyelerin altyapı için harcanması gereken bütçelerinin bazı tarikat vakıfları ve Erdoğan ailesiyle bağlantılı vakıfların binaları için harcandığını daha önce duyurmuş, bunlara son vermişti.
Son yerel seçimlerde CHP’ye geçen Adana’nın Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, şehrin içme suyu şebekesinin yenilenmesi için kamu bankalarından para bulamıyor, ama MHP’li belediye döneminde karar verilen “Devlet Bahçeli Köprüsü”nün yapımı için ihale maliyetinin üç katına yaklaşan inşaat bedelini ödemesi isteniyordu. Zaten kısa olan metro hattı şehrin üniversiteler, sanayi gibi en ihtiyaç duyan kesimlerine ulaşmıyordu, kullanılmıyor, yenilenmesi için kredi verilmiyordu; Karalar da mecburen gözünü –Türk lirasının değer kaybına rağmen- dövizle alınacak dış kredilere dikmişti.
Öteden beri CHP’nin elinde olan İzmir Büyükşehir Belediyesi zaten yıllardan beri kamu bankalarından kredi kullanamıyor, dış kredi bulmak zorunda kalıyordu. Hal böyleyken İzmir belediyesinin dış kredi notu Türkiye’ninkinden yüksekti. AK Parti’den CHP’ye geçen Antalya, Mersin gibi belediyelerin de hükümet kontrolündeki kuruluşlardan aldığı kredi ve destekler bıçakla kesilir gibi son bulmuştu.

Amaç gözden düşürmekse ters tepiyor

Erdoğan’ın büyükşehirlerde yaşayan on milyonlarca vatandaşı altyapı hizmetlerinde kullanılmak üzere kredi imkânından mahrum etmesi, tercihlerini kendisinden değil, muhalefetten yana kullanmasını cezalandırmak için ise, bu tepkinin işe yaramadığı, ters teptiği görülüyor.
Geçenlerde Hürrriyet gazetesinde Abdülkadir Selvi’nin –başka bir başlık altında vermek durumunda kaldığı- yazısında yayınladığı bir A&G Araştırma şirketinin “Belediyeler Memnuniyet Anketi” sonuçları bunu çok açık gösteriyordu.
Halkın en memnun olduğu Belediye başkanı Mansur Yavaş çıkmıştı.
Seçimleri yüzde 51 oyla kazanan Yavaş’ın, Aralık ayı başı itibarıyla memnuniyet oranı yüzde 63’e çıkmıştı.
İkinci sırada yer alan Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Karalar, yüzde 54 olan oy oranını, yüzde 60’a çıkarmış görünüyordu.
Üçüncü sırada İzmir Büyükşehir Belediye başkanı Tunç Soyer vardı; yüzde 59 oy oranını korumuştu.
Onu, yüzde 52’lik desteğini yüzde 56’ya çıkaran Eskişehir Büyükşehir belediye başkanı Yılmaz Büyükerşen izliyordu.
Bütün engellemelere karşı İstanbul’da yüzde 54 seçim desteğini koruyan İmamoğlu beşinci sıradaydı.
Altıncı sırada yine son seçimlerde CHP’ye geçen (*) (Mersin’in Büyükşehir Belediye başkanı Vahap Seçer bulunuyordu; yüzde 45’lik oy oranını yüzde 48’e çıkarmayı başarmıştı.
Erdoğan bir zamanlar Ece Ayhan’ın bir şiirinden alınan “Velhasıl onlar vurdu, bir büyüdük” dizesini kullanırdı. Şimdi aynı benzetmenin CHP’li belediyeler için geçerli olduğu, Erdoğan sıkıştırdıkça, CHP’li belediyelerin yükseldiği, seçmenin neyin ne olduğunu gördüğü anlaşılıyor.

(*) 15 Aralık 2019 saat 14.54’te güncellendi.

Comments

  1. İyi parti ittifakı olmadan alınan tek belediye Mersin’i iyi partinin önemli desteğiyle yazmadan keşke biraz araştırsaydınız..

Bir Cevap Yazın