Avatar

Gazeteci-Yazar

Milli Savunma Bakanı Akar ve İçişleri Bakanı Soylu’nun MetroPoll’ün Mayıs sonu beğeni araştırmasında süpriz şekilde yükseldiği görülüyor. Üçüncü sıradaki Soylu ile irtifa kaybına rağmen birinci sıradaki Cumhurbaşkanı Erdoğan arasında yalnızca 1,2 puan var. İkinci sıradaki isim ise CHP’li Ankara Belediye Başkanı Yavaş. (Foto: İçişleri)

MetroPoll araştırma şirketinin Mayıs 2020 “Türkiye’nin Nabzı” araştırması, önümüzdeki süreçte Türkiye siyaset sahnesini hareketli günlerin beklediğine işaret ediyor. Şirket, her ay partilerin oy oranının yanısıra siyasilerin popülerlik (beğeni) oranını da ölçüyor. Mayıs sonu itibarıyla yapılan son ölçümlerde, koronavirüs Covid-19’un Türkiye’de görüldüğü ilk ayda Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, bir ayda yüzde 14 artışla, yüzde 57 popülerlik düzeyine yükselmişti. Oysa iki ay sonra, Erdoğan’ın popülaritesinin (beğenilirliğinin) inişe geçerek Yüzde 50 olarak ölçüldüğü görülüyor. Ama asıl sürpriz bu değil. Beğeni listesine Erdoğan kabinesinden iki kişinin daha, hem de üst sıralardan girdiği görülüyor: İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar. Bir başka ilginç nokta da İYİ Parti lideri Meral Akşener’in beğeni oranının da inişte olması. CHP cephesinde ise Ankara Belediye Başkanı Mansur Yavaş yükselişte, İstanbul Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ise hâlâ ilk beşte olmasına rağmen irtifa kaybında.

Gelelim tabloya ve tahliline.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın iki ay önce 14 puan artışla yüzde 57,2 olarak ölçülen beğeni oranı 7 puan düşüşle Mayıs sonunda 50,7 olarak ölçülmüş. Bu beklenmeyen bir gelişme değil. Çünkü siyaset bilimciler, savaş, kıtlık ve salgın hastalık gibi kriz durumlarında, kitlenin sevsin ya da sevmesin ülke liderine güvenmek istediğini, kriz geçip de diğer sorunlar öne çıkınca eski durumuna dönebileceğini söylüyordu. Nitekim İtalya gibi Covid krizinin en çok vurduğu ülkelerden birinde dahi Başbakan Giuseppe Conte’nin beğenilirliği o dönem artışta görülüyordu. Dolayısıyla normalleşme başlayıp insanların işsizlik, hayat pahalılığı gibi sorunları öne çıktıkça Erdoğan’ın beğeni düzeyinde irtifa kaybı doğal.

Soylu ve Akar’ın yükselişi

Ancak MetroPoll’ün beğeni listesine Nisan ayında 4’üncü sıradan giren Soylu, Mayıs’ta 3’üncü sıraya yükselmiş, Mayıs’ta sorulan Akar ise 5’inci sıradan giriş yapmış durumda. Bu da AK Parti saflarında neler olduğu sorusunu ister istemez akla getiriyor.
İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, hatırlanacağı gibi 10 Nisan’da uygulanan ilk hafta sonu sokağa çıkma yasağı ardından, 12 Nisan’da istifa etmişti. Ancak Soylu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kendisine ihtiyacı olduğunu söylemesi üzerine istifasını geri almıştı. Bu durum Soylu’nun Nisan ayı beğeni listesine AK Parti ve MHP’nin toplamına yakın bir oranla, yüzde 45,9 ile dördüncü sıradan girmesini sağlamıştı. Soylu ile Erdoğan (Nisan’da yüzde 53,1’e inmiş görünüyordu) arasında hâlâ 7,2 puan vardı.
Oysa Mayıs sonu ölçümlerinde Soylu’nun beğenilirlik puanının yüzde 49,5’e çıkarak ve İmamoğlu’nu dördüncülüğe iterek Yavaş’ın ardından üçüncü sıraya yerleştiğini görüyoruz. Erdoğan ile arasındaki fark ise, yalnızca yüzde 1,2’ye inmiş görünüyor.
Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın, ilk defa sorulduğu ankette yüzde 41 ile beşinci sırada çıkması ise bir başka sürpriz. MetroPoll’ün Mart araştırmasında ilk onda Erdoğan kabinesinde kendisinden başka isim görülmezken, iki ay içinde iki ismin birden girmiş olması dikkat çekici.

Ne anlama geliyor?

Soylu ve Akar biri iç güvenlik, diğer dış güvenlikten sorumlu iki siyasetçi. Bir başka ortak noktaları ise, ikisinin de “kökten Erdoğancı”, ya da “kökten AK Partili” olmaması. Soylu daha 2012’de AK Parti’ye katılmadan önce, Erdoğan’ı en sert eleştiren siyasetçilerden biri olarak Demokrat Parti’nin başındaydı. Akar ise 2016’da askeri darbe girişiminde Erdoğan ile kader birliği yapmıştı. Haziran 2018 seçimleri öncesinde, Genelkurmay Başkanı sıfatıyla Erdoğan’ın sözcüsü İbrahim Kalın ile birlikte Abdullah Gül’e giderek aday olmayacağı bilgisini Erdoğan’a götürmüştü. Akar seçimlerin ardından üniformasını çıkarıp Erdoğan kabinesinde Bakan olmuştu.
AK Parti saflarından gelmeyen iki ismin hem AK Parti hem de (aldıkları beğeni oranına bakılırsa, AK Parti oylarından fazla olması nedeniyle) MHP saflarından aldığı beğeni dikkat çekici. Bir yandan kökten ve AK Partili olan Ahmet Davutoğlu ve Ali Babacan’ın saflardan koparak Gelecek Partisi ve Deva Partisini kuruyor. Diğer taraftan sonradan katılan ve muhafazakârlıktan çok milliyetçi duruşlarıyla öne çıkan isimler beğenilirlik kazanıyor. Bu tablon önümüzdeki aylarda yapılması beklenen AK Parti Genel Kurulunda yankı ve yansımasını bulabilir.

Akşener’in irtifa kaybı

MHP lideri Devlet Bahçeli’nin beğeni düzeyinde dikkate değer bir değişim gözlenmiyor. Nisan sonunda 38,5 iken Mayıs sonunda 38,6 olmuş.
Ancak İYİ Parti lideri Akşener için durum aynı değil. Nisan’da yüzde 40,8 olan beğeni oranı bir ayda yüzde 3,5 düşüş göstererek yüzde 37,3 ölçülmüş. Bir ayda neyin değiştiğine bakıldığında, Akşener’in Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın CHP ve İYİ Parti’yi ılımlı Kürt seçmenden uzaklaştırma taktiğine, daha doğrusu tuzağına düştüğü görülebiliyor. Akşener’in söylemi PKK’nın terör eylemlerini kınamaktan HDP’yi dışlamaya, hatta ılımlı Kürt seçmeni soğutacak tona kaydıkça, beğeni oranının bundan olumsuz etkilendiği anlaşılıyor.

Yavaş-İmamoğlu karşılaştırması

CHP’de ilginç bir durum var. İmamoğlu’nun beğenilirlik düzeyi hâlâ yüksek dördüncü sırada ama irtifa kaybediyor. Mart sonu yüzde 53, Nisan sonu yüzde 50 civarında ölçülen beğeni oranı, Mayıs sonu bir 3 puan daha düşerek yüzde 47,1 olarak ölçülmüş. Arada ne olduğuna baktığımızda İmamoğlu’nun Erdoğan ile fazla polemiğe girdiği ve “iftira” olarak duyurulan -Pazar günü belediye otobüsü gibi- bazı olayların “kurgu” olarak algılanması gibi örnekleri görüyoruz. İmamoğlu’nun “askıda fatura” gibi takdir toplayan uygulamaları olmasa irtifa kaybının daha fazla olabileceğini varsaymak mümkün.
Yavaş ise, Erdoğan tarafından eşit ölçüde eleştiriye hedef olmasına karşın, polemiğe girmekten çok yaptığı işleri duyurmakla yetiniyor. Zor zamanlarda kavgacı profil çizmekten kaçınıyor. Nisan sonunda 50,7 olarak ölçülen beğenilirlik düzeyi (yüzde 1’den az kayıpla) yüzde 49,6 olarak ölçülse de hâlâ ikinci sırada; Erdoğan ile arasındaki fark da yüzde 1’den az.

Kılıçdaroğlu ve CHP’deki sürpriz

Kılıçdaroğlu’nun şahsi beğenilirlik oranında de dikkate değer bir değişim bulunmuyor. Mart sonunda yüzde 25,2 iken, Mayıs sonunda 26,1 ölçülmüş. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in beğeni düzey, ise iki ayda yüzde 2,5 artarak yüzde 29,8’e ulaşmış.
CHP cephesinde asıl sürpriz ise Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar. Karalar’ın yurt çapında tanınırlığı düşük ama tanıyanların tercihleriyle yüzde 20 gibi bir beğeni oranı yakalamış. Davutoğlu ve Babacan’ın hemen altında, Selahattin Demirtaş’ın hemen üstünde. Bunun en geçerli açıklaması, Erdoğan’ın Covid’le mücadele sürecinde onu da hedefine almış olması. Bu ilginç bir durum, bu konu üzerinde ayrıca duracağız ama bu beğenilirlik tablosu dahi siyasette suların ısınacağını gösteriyor.