Yetkin Report - Murat Yetkin

  • English
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Hafıza Kartı
  • Hayat
  • Yazarlar
  • Arşiv
  • İletişim

30 Ağustos’ta Dumlupınar’da olacak, Atatürk’ü anacak mı?

Yazar: Murat Yetkin / 27 Ağustos 2020, Perşembe / Oda: Siyaset
Erdoğan isterse, devletin 30 Ağustos’ta hem Dumlupınar’da hem Ankara’daki törenlerde bulunmasını sağlaması mümkün. Sağdan sola, MHP lideri Bahçeli, önceki TBMM Başkanı Yıldırım, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve TBMM Başkanı Şentop 26 Ağustos’ta Malazgirt törenleri için Ahlat’ta görülüyor. (Foto: Twitter)

26 Ağustos’ta Malazgirt’te Alparslan’ın 1071’de Bizans ordularını yenmesini kutlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, acaba 30 Ağustos’ta Dumlupınar’da Atatürk’ün Yunanistan ordularını bozguna uğratmasını da kutlayacak mı? Acaba İstiklâl Savaşının önderi, Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’e de saygı ve övgülerini televizyon canlı yayınlarında sunacak mı? Ya o meydan muharebelerini kazanan Batı Cephesi Orduları Komutanı İsmet İnönü’ye de bir küçük şükran sunacak mı? O kadar da ileri gitmeyeyim mi? O zaman tekrar sorayım, Erdoğan 30 Ağustos’ta Dumlupınar’da olacak ve Atatürk’ü anacak mı? Erdoğan istese, devletimizin Cumhurbaşkanını aynı gün hem Dumlupınar’da hem Ankara’daki törenlerde bulunmasını sağlayacak imkânları olduğundan eminim.
Erdoğan’ın seçim ortağı MHP lideri Devlet Bahçeli, geçen 30 Ağustos’ta Dumlupınar’daydı. En azından şimdiye dek Bahçeli’den Atatürk’e yönelik bir söz, bir tavır görülmüş değil. Acaba Bahçeli, Erdoğan’ı 30 Ağustos’ta Dumlupınar’da olup Türkiye’yi işgalcilerden kurtaran Atatürk için de birkaç güzel söz söylemeye ikna eder mi? Yoksa, Bahçeli’nin de halkın büyük çoğunluğu gibi “Keşke Yunan kazansaydı” diyen meczuplardan rahatsız olduğunu tahmin edenlerdenim.

“Keşke Yunan kazansaydı” diyen kafa

Bunu diyen Kadir Mısıroğlu, fanatik İslâmcıların yere göre sığdıramadığı bir televizyon fenomeniydi. 2019’da ölmeden önce, Cumhuriyet karşıtlığını iyice vurgulamak için ekranlara başında fesiyle çıkar, Amerikalıların “televangelist” dediği Evangelist din tüccarları gibi boş meydanda döktürürdü. Gerçi Cumhurbaşkanlığında ağırlanmaya da mahzar olmuştur ama onun sözüdür. Yine bir TV şovunda şöyle söylemişti: “Beni tefe koyarlar ama keşke Yunan galip gelseydi… Ne hilafet yıkılırdı ne şeriat yıkılırdı ne medreseler lağvedilirdi ne hocalar asılırdı… Hiçbiri olmazdı.“
Şunu açıkça görmemiz ve söylememiz gerekiyor. İstiklâl Savaşı sadece işgalci ordulara karşı verilmedi. 1918 Mondros’tan 1923 Lozan’a dek yaşananların bir iç savaş boyutu da vardır. Bir yandan İngiliz, Fransız, İtalyan Yunan işgal ordularına karşı savaşan Türkiye Büyük Millet Meclisi orduları diğer taraftan Sultan Vahdettin ve Sadrazam Damat Ferit’in işgalcilerin para ve silahıyla üzerlerine saldığı hainlerle de savaşıyordu. Dumlupınar’da dur denilen sadece dış değil, iç düşman da olmuştur. Aynı kafadır…
Dünyada kurucu lideriyle türlü kompleks içinde bu kadar didişen bir başka ülke yoktur sanırım.

Dumlupınar’da değişen tarih

Öncesinde İnönü vardı kuşkusuz, Ankara yakınlarına, Polatlı’nın hemen dışlarına kadar gelmiş olan İngiltere destekli Yunanistan ordusunu durduran. Dumlupınar’da Türkiye’yi yok etme girişimidir bozguna uğratılan.
Tarihi coğrafyadan okuyacak olursak, son bin yılda kaderi nehirlerle su yollarıyla çizilen bir tarih ortaya çıkar. Malazgirt ile Fırat aşılmıştır. Söğüt çayı kenarında kuruluştan sonra Çanakkale Boğazını aşarak başlayan yükselme ve genişleme Tuna Nehrinde durmuştur. Hilafet özlemcisi zihniyet görmezden geliyor ama Türk İmparatorluğu yükselme ve genişleme devirlerini, en parlak çağını aslında hilafet 1517’de Mısır’dan alınmadan önce ve o hızla bir süre daha yaşamıştır. Gerileme ise Osmanlı hanedanından olmayan, Anadolu’yu “son vatan” sayan bir bilinçle Sakarya Nehri yakınlarında Dumlupınar’da durdurulmuş, işgalci güçlerle sınır ise Meriç Nehriyle çizilmiştir.

İstiklâl Savaşıyla alıp verilemeyen nedir?

AK Parti iktidarı altında yıllardır neredeyse her millî bayramda kutlamaları bir gerekçeyle iptal ediyor, yasaklıyor, ya da kısıtlıyor. Bu nedenle daha önce millî bayram umurunda olmayan kesimler bile yepyeni bir tepkisel duyarlılık kazandı. Bayramları ayırmak nedir? Kutlamaları ayırmak nedir? Tarihi gerçekleri ayırmak nedir? Bunlar üzerinden de sizin-bizim ayrımı yapmaktan umulan nedir? Dahası, İstiklâl Savaşı ile alıp verilemeyen nedir?
Yoksa sorun Atatürk’ten bahsetmek zorunda kalınması mı? Sorun halkın yıllardır süren Osmanlı yüceltmesine karşı millî bayramlarda Atatürk’e, laik Cumhuriyete sahip çıkılma görüntüsüne tahammülsüzlük mü?
Uzatmayalım, meram anlaşıldı. Tekrar soralım: 26 Ağustos’ta Malazgirt’te gördüğümüz Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı 30 Ağustos’ta Dumlupınar’da görebilecek, kurtuluş ve kuruluşumuzun önderi Atatürk’e bir küçük şükran sözü ettiğini duyabilecek miyiz?

Yeni yazılardan haberdar olun! Lütfen aboneliğinizi güncelleyin.

İstenmeyen posta göndermiyoruz! Daha fazla bilgi için gizlilik politikamızı okuyun.

Aboneliğinizi onaylamak için gelen veya istenmeyen posta kutunuzu kontrol edin.

Etiketler: 30 Ağustos, Bahçeli, Dumlupınar, İstiklal Savaşı, Malazgirt, Vahdettin

OKUMAYA DEVAM EDİN

Cumhurbaşkanı Adaylığı ve Muhalefette Mahalle Baskısı
İsrail-İran krizinden bir Kürdistan çıkar mı? Yeni senaryolar devrede
Bir anket, üçüncü ittifak ve Akar üzerine spekülasyonlar
  • Kılıçdaroğlu-Butlan Hamlesiyle Perdelenip Erdoğan’ı Rahatlatan Gelişmeler28 Mayıs 2026
  • Moskova, Pekin ile Yakınlaşıyor mu, Yoksa Mecbur mu Kalıyor?28 Mayıs 2026
  • Özel ve Kılıçdaroğlu medya üzerinden tartışırken Bahçeli devreye girdi27 Mayıs 2026
  • Nemrut: Bir Dağın Tepesinde Ölümsüzlük Aramak27 Mayıs 2026
  • Mutlak Butlan Yetmedi, CHP’ye Polis Çağırmak Tüy Dikti26 Mayıs 2026
  • CHP Krizi mi, Demokratik Vatandaşlığın Yeniden Doğuşu mu?26 Mayıs 2026
  • Özel’in Yıldızı Yükselişte: Butlan Ne Kılıçdaroğlu Ne Erdoğan’a Yarar25 Mayıs 2026
  • Türk Siyasetinin Kara Günü: Serbest Siyasete Darbe24 Mayıs 2026
  • Bu da oldu: Kılıçdaroğlu istedi, polis zorla CHP Genel merkezine girdi24 Mayıs 2026
  • CHP’de İlk Kılıçdaroğlu-Özel Çatışması 2 Haziran’da23 Mayıs 2026
Haberler arşivinde arama yapın...

Siyaset

Ekonomi

Hafıza Kartı

Hayat

Arşiv

English

Hakkımızda

Künye

Yazarlar

Yardım

Reklam & İşbirliği

Bize Ulaşın

tbtcreative.com | UFKZDN © 2024 yetkinreport.com

Kurumsal Bilgiler     ·      Yardım     ·      Kullanıcı Sözleşmesi     ·      Yasal Çekince

TOP