Avatar

Gazeteci-Yazar

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve yakın çalışma arkadaşlarına her gün test yapıldığı, Covid’den gayet iyi korunduğu biliniyor. Kötüleşen salgın tablosuysa kamu sağlığı için de yeni önlemleri gerekli kılıyor. (Foto: Cumhurbaşkanlığı)

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan Covid’den iyi korunuyor. Sözcüsü İbrahim Kalın, Cumhurbaşkanına yakın çalışan ekibe de her gün test yapıldığını açıkladı. Cumhurbaşkanını Covid’den koruma çerçevesinde yanına yaklaşacaklara önceden test yaptırma zorunluluğu sayesinde bazı milletvekillerinin de “pozitif” olduğu ortaya çıktı. Cumhurbaşkanı, ailesi, yakın ekibi Covid’den iyi korunuyor ama Türkiye’de yaşayanların geri kalanı maske kullanma tavsiyelerine emanet.
Reuters haber ajansının 21 Ekim’de “sokağa çıkma yasakları gelebilir” haberi, akşam saatlerinde İçişleri Bakanlığı tarafından “asılsız” diye yalanlandı. Sosyal medyada Mart ayında pandemi ilk ortaya çıktığında alınacak önlemler konusunda hükümetten gelen yalanlamalar hatırlatılmaya başlandı.
Erdoğan bizleri de Covid’den daha iyi korumak için yeni kısıtlamalara gitmek zorunda. Er ya da geç gidecek de… Oysa gecikilen her gün riski artırıyor. Belki Cumhurbaşkanının aile ve yakın çalışma arkadaşları üzerindeki değil, ama bizlerin üzerindeki riski artırıyor.
Bu neyin inatlaşması? Dünyayı kasıp kavuran bir salgınla mı bu inatlaşma? Anlamak mümkün değil.

15 Ekim’de her şey açıklanacaktı

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca 21 Ekim’de Covid’den 68 kişinin daha vefat ettiğini duyurdu. Hasta sayısı ise resmî verilere göre 2013; yani iki bin sınırını da geçip Mayıs değerlerine gerilemiş durum. Buna karşı Bakan bir yandan İstanbul dahil pek çok ilde yayılmanın tırmanışta olduğunu söylerken, diğer yandan “Çok iyi mücadele ediyoruz, yatak kapasitesinin yüzde 48’i dolu” gibi çelişkili beyanlarda bulunuyor. 15 Ekim’de bütün rakamları açıklayacağını söylemişti; bir hafta geçti, hâlâ bekliyoruz.
Bugünün dünyasında her şeyi sürekli olarak gizlemek mümkün değil. Türk Tabipler Birliğini kapatma tehdidiyle bölmekle tehdit edip milyonların her gün yaşadığı bir gerçeği perdelemenin de bir sınırı var. Bizler Covid’den elimizi yıkamak, maske takmak ve bir araya gelmemek konusunda uyarılmak dışında pek korunamıyoruz. Sağlık Bakanı Twitter hesabında yakınıyor kalabalık manzaraları gösterip. Peki o kalabalık manzaraların oluşumuna izin veren muhalefet partileri mi, yoksa dış güçler mi? Tabii ki hükümet. Önlem alması gereken kim? Tabii ki hükümet.

Ekonomik düzeni korumak için mi?

Halkı Covid’den daha iyi korumak için er ya da geç alınacak daha sıkı önlemlerden Erdoğan’ı geri bıraktıran nedir? Ekonomi mi?
Peki hastalığın giderek yayılmasının ekonomiye ne gibi bir katkısı olacak? Burada beklenen fayda, oy tabanındaki erimeyi durdurmak ümidiyle “Bak, dükkanlarınızı açık tutuyoruz ya” demek, böylece TOBB ve TESK yönetimlerinin elini rahatlatmak mı? Sizce TOBB ve TESK yönetimleri tabandan gelen rahatsızlığı bilmiyor mu?
Sorumlu kendisi olduğu için Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın belki Cumhurbaşkanına söylemekten çekindiği bir gerçek var. Bu ekonomik düzen sonuna geliyor. Sonuna geldiğini yine 21 Ekim’de mevcut ekonomik düzenin küresel sözcüsü konumundaki Davos Dünya Ekonomi Forumu Başkanı Klaus Schwab söyledi. Albayrak daha ayrıntılı bilgiyi Cüneyd Zabsu’dan da alabilir isterse. Schwab, Covid’den dolayı neo-liberal ekonomik düzenin sonuna geldiğini söyledi. IMF’nin dünya ekonomisi tahminleri giderek karamsarlaşıyor; ben de internet sitelerinden okudum, sır değil.
Lütfen çağın vebası denilen salgınla inatlaşmayı bırakın. Yaklaşan grip salgını tabloyu daha da ağırlaştırmadan yeni önlemleri gecikmeden almak gerekiyor.