Yetkin Report - Murat Yetkin

  • English
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Hafıza Kartı
  • Hayat
  • Yazarlar
  • Arşiv
  • İletişim

Yavaş’a “yolsuzlukla mücadele” ödülü ve yargının durumu

Yazar: Murat Yetkin / 14 Eylül 2021, Salı / Oda: Siyaset
Yargının yolsuzluklarla mücadelede etkisiz kaldığı dönemde Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Yavaş’a verilen uluslararası ödül daha da önem kazanıyor.

Uluslararası Belediye Başkanları Vakfı (City Mayors Foundation) 2021 yılının “Başkent” ödülünü Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’a verdiğini açıkladı. Vakfın internet sayfasında ödülün verilme gerekçesi olarak 2019’da seçilmesinden bu yana halkın güvenini kazanan, şeffaflığı esas alan liderlik sergilediği ve yolsuzlukların üzerine cesaret ve kararlılıkla gittiği yazılıyor.
Vakıf, Yavaş’a ödül verilme gerekçesinde toplumun fakir ve ihtiyaç içindeki kesimlerine yönelik destek programları yanı sıra, toplu taşımada elektrikli araçlara geçişi, yenilenebilir enerji ve su arıtma gibi “yeşil şehir” projeleri de anılıyor. Yoksul mahallelere ücretsiz internet servisi sağlayarak özellikle Covid-19 salgının başlamasıyla halkın her gelişmeden haberi olmasına verdiği önemden bahsediliyor. Bu kazanımlarla Ankara’nın kovit-sonrası dönemine daha hazır, dirençli ve sürdürülebilir bir şehir haline getirmekte olduğundan övgüyle söz ediyor.
Bu önemli bir ödül. Belediye Başkanları Vakfı aslında bir düşünce kuruluşu. Londra merkezli vakıf, hazırladığı “Etik Kurallar” çerçevesinde dünya çapında belediyelere karşılıksız proje desteği de veriyor. Herhangi bir kuruluştan sponsorluk, reklam gibi dış destek kabul etmiyor. Yavaş’a, Ankara’da yaptıklarının dışarıdan bakıldığında görüldüğünü söyleyen bir ödül.

Gelelim madalyonun diğer yüzüne

En iyi başkent belediye başkanı ödülünü Yavaş’a verenler mutlaka yukarıdaki her bir ifadenin altında nelerin yattığını da biliyorlardır. Örneğin, halkın ulaşım ihtiyacı için alınması gereken otobüslere hükümetin alım onayı vermemesi nedeniyle ekonomik ömrünü tamamlamış otobüslerin elektrikli kullanıma çevrilerek devreye alındığını. Bu konu biraz ABD’nin İHA satmaması nedeniyle Türkiye’nin kendi İHA’larını üretip satmaya başlamasına benzemiyor mu? İstanbul’da Ekrem İmamoğlu da aynı dertten mustarip. Kışa giriliyor ve belediyelerin toplu taşıma açıkları Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın onayına bakıyor. Şimdi bir de Ulaştırma Bakanlığının yapımı biten metro hatlarını belediyelere devretmeyeceği iddiası ortaya atıldı ki, doğru çıkarsa hükümetin amacının üzüm yemek değil, bağcı dövmek olduğunu gösterir.
Gelelim yolsuzluklarla mücadele kısmına. Bu konuda Yavaş’a giden övgülerin temelinde göreve gelir gelmez bütün belediye ihalelerini internet üzerinden canlı yayınlamaktaki öncülüğü bulunuyor. Bu uygulama hemen ardından İmamoğlu ve diğer CHP’li belediye başkanları tarafından uygulanmaya başladı ve öyle tuttu ki Erdoğan AK Partili belediyelerin de bu uygulamaya geçmeleri gerektiğini söyledi. Geçip geçmediklerine dair henüz açıklama yok.
Önceki Belediye Başkanı Melih Gökçek’in dosyaları açılıyor, mahkemeye veriliyor. Ama örneğin mahkemeler Atatürk Orman Çiftliği arazisine yasa çiğnenerek kurulup 800 küsur milyon dolar harcanmasına rağmen hiç kullanılamayan Ankapark konusunda Yavaş’a hak veriyor, ancak alanın temizlenip halkın hizmetine açılmasına hala izin vermiyor. Bu da siyasi baskıya bağlanıyor.
Yolsuzluklarla asıl mücadele etmesi gereken makam bağımsız yargıdır; görevden alınma, sürülme korkusu yaşamayan savcı ve hâkimlerin varlığıdır. Türkiye’de yargının durumu ise içler acısı.

Yargının halinden birkaç örnek

Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi bugün, 14 Eylül’de Osman Kavala gündemiyle toplanıyor. Kavala 1414 gündür hapiste. Beraat ettiği suçların niteliği değiştirilerek yeniden tutuklandı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tahliyesini istedi, ama hükümet uymadı. Bu yazıyı okuyanlar arasında pek çıkmaz ama “Onlara ne?” diyenler olabilir. Hak mücadelesi sınır tanımaz, tanımamalıdır da. Ve Türkiye Avrupa Konseyi’nin kurucu üyelerinden, zamanında Konsey’in Parlamenterler Meclisi Başkanlığını Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun yapmış olduğu ve AİHM’nin dayandığı İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesinin imzacısı bir ülkedir.
Selahattin Demirtaş’ın durumu keza ortada. Demirtaş’ı hapiste tutmak için ne AİHM ne Anayasa Mahkemesi kararı tanınıyor. Türkiye attığı imzaları, ulusal ve uluslararası hukuku bu kadar kolaylıkla çiğneyen bir ülke olmamalıdır.
Bir örnek daha. Uluslararası Af Örgütü Türkiye Sorumlusu Taner Kılıç, yasadışı Fethullah Gülen örgütlenmesiyle bağlantılı olduğu gerekçesiyle tutuklanıp hapis yatmıştı. Uzun yargı süreçleri ardından telefonunda iddia edildiği üzere Fethullahçıların kullandığı By-lock uygulaması bulunmadığı anlaşıldı ama beklediği beraat kararı, ya da herhangi bir karar çıkmıyor.

Yargı yolsuzlukla mücadelede etkisizken

Hukuku yargı adına çiğneyen savcı ve hâkimlerin yükselen yargı basamaklarıyla ödüllendirildiği bir dönemdeyiz ne yazık ki. Siyasi davalarda bu durum yaşanırken yolsuzluk iddiaları konusundaki manzara da aynısı oluyor.
Geçenlerde Almanya ve Fransa’dan örnekler vermiş, Türkiye’de 17-25 Aralık 2013, kapatılan yolsuzluk soruşturmalarında suçlanan bakanlardan Erdoğan Bayraktar’ın dosyasının açılması talebiyle karşılaştırmıştık. Hala çıt yok. Görevden alınan önceki Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan hakkında da.
Yargının yolsuzlukla mücadelede böyle etkisiz kaldığı dönemde, hukukçu kökenli ABB Başkanı Mansur Yavaş’a uluslararası ödülün yoılsuzlukla mücadele konusunda verilmesi ayrı anlam taşıyor.
—

Yeni yazılardan haberdar olun! Lütfen aboneliğinizi güncelleyin.

İstenmeyen posta göndermiyoruz! Daha fazla bilgi için gizlilik politikamızı okuyun.

Aboneliğinizi onaylamak için gelen veya istenmeyen posta kutunuzu kontrol edin.

Etiketler: 17-25 Aralık, AİHM, Ankara, Ankara Büyükşehir Belediyesi, Ekrem İmamoğlu, Erdoğan Bayraktar, Mansur Yavaş, Murat Yetkin, osman kavala, Selahattin Demitaş, Taner Kılıç, Uluslararası Af Örgütü, Yolsuzluk, yolsuzlukla mücadele

OKUMAYA DEVAM EDİN

İyi ki Biden var, iyi ki Putin, Şevki Yılmaz, Halil Konakçı var
Trump-Musk kavgasından Türkiye’ye çıkarılacak siyaset-ticaret dersleri
Hukuk devleti endeksinde Abdülhamid istibdadı düzeyindeyiz
  • Ne Af Ne İmralı: Öcalan İçin Üçüncü Bir Yol Mümkün mü?22 Temmuz 2026
  • Kurtulmuş: Türk-Kürt kardeşliği için Meclis tatile girmeden yasa çıkar22 Temmuz 2026
  • Özel CHP’den ayrılıp yeni parti kuruyor, yedek bir parti de hazır21 Temmuz 2026
  • Türkiye uzayda işbirliği için Artemis Anlaşmalarına neden katılmadı?20 Temmuz 2026
  • İspanya’nın şampiyonluğu neden Gazzelileri sokaklara döktü?20 Temmuz 2026
  • F-35’leri konuştuğumuz Graham öldü, Erdoğan bu Trump’a mı güveniyor?19 Temmuz 2026
  • Bir Valinin Bisikleti, Bir Ülkenin Zihniyeti19 Temmuz 2026
  • Suriye’de savaş sonrası paylaşımda Türkiye kozlarını kullanabilecek mi?18 Temmuz 2026
  • 17 yıl sonra gelen 19 tutuklama ve Muhsin Yazıcıoğlu’nun pişmanlığı17 Temmuz 2026
  • Haluk Levent vakası: hemen her şey hayatın olağan akışına aykırı16 Temmuz 2026
Haberler arşivinde arama yapın...

Siyaset

Ekonomi

Hafıza Kartı

Hayat

Arşiv

English

Hakkımızda

Künye

Yazarlar

Yardım

Reklam & İşbirliği

Bize Ulaşın

tbtcreative.com | UFKZDN © 2024 yetkinreport.com

Kurumsal Bilgiler     ·      Yardım     ·      Kullanıcı Sözleşmesi     ·      Yasal Çekince

TOP