Yetkin Report - Murat Yetkin

  • English
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Hafıza Kartı
  • Hayat
  • Yazarlar
  • Arşiv
  • İletişim

Bir sonraki propaganda cümlesi: birlik ve beraberliğe en çok ihtiyaç…

Yazar: Murat Yetkin / 06 Temmuz 2025, Pazar / Oda: Siyaset

İktidar tam da PKK’nın silah bırakma aşamasında CHP’yi birlik ve beraberliğe gölge düşürmekle suçlamak olabilir. “Birlik ve beraberliğe ihtiyaç” cümlesi siyasi baskının artmasını getirebilir. Gazeteci Tümun Soykan’ın gözaltına alınması bunun son işaretlerinden.

İki bakımdan kritik bir haftaya giriyoruz. Hafta sonuna doğru PKK’nın uluslararası gözlemcilerin tanıklığında ilk kez silah bırakması bekleniyor. Diğer yandan CHP, Ekrem İmamoğlu ve diğer belediye başkanlarının tutuksuz yargılanması için kitleleri hareketlendirmeye devam ederken yeni operasyonlar bekleniyor. Böyle durumlarda, başta askeri darbe dönemleri olmak üzere, iktidardakilerin sıkıntıda olduğu dönemlerde başvurulan propaganda cümlesinin eli kulağındadır. Baskı yönetimin somut göstergesi olan bu cümle “Milli birlik ve beraberliğe en çok ihtiyaç durduğumuz şu günlerde…” diye başlar. Gerisi duruma göre, greve giderek iç cepheyi zayıflatmaktan, dış güçlerin ekmeğine yağ sürmeye dek değişebilir.
İktidarın bir sonraki propaganda cümlesinin, bugünlerde AK Parti ve MHP çizgisindeki yorumculardan buna benzer yorumları okumak, izlemek benim için şaşırtıcı olmayacak.
Keza, CHP baştan itibaren “Terörsüz Türkiye sürecini desteklediği halde, “Çözüm Komisyonuna” üye vereceğini söylediği halde, CHP’li belediyelere operasyonlara karşı protestolarını adeta iç barış sürecini sabote etmek için yapıyormuş gibi sunulması da şaşırtmayacak.
Propagandanın kara kitabı bunu vazeder.

“Birinci olsan seçime gidersin”

Birlik ve beraberlik gereği iktidarların dediklerine uyum sağlama çağrısı Türkiye’de ve dünyada genel olarak baskının biraz daha arttırılacağına işarettir. Gazeteci Timur Soykan’ın X yorumları nedeniyle gözaltına alınması bunun son işaretlerinden. (*)
CHP lideri Özgür Özel, Adana, Antalya ve Adıyaman belediye başkanları gözaltına alınmasını bunların “sandığı ortadan kaldırma provası”  olduğunu öne sürmüştü.
Özel’in “CHP birinci parti” iddiasına Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan Azerbaycan dönüşünde “Söz konusu değil yanıtını vermiş,” Yani onlar ne kadar anket yapıyorlarsa, biz de o denli anketlerimizi yapıyoruz, yaptırıyoruz. Şu anda Türkiye’de birinci parti AK Partidir” demişti.
Özel, bunun üzerine Erdoğan’a, “Allah’ın korkağı! Sen birinci parti olsan perende atarak sandığa gidersin” diye ağır bir karşılık vermişti.
Bu tartışmaya aynı 5 Temmuz günü DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan dahil olmuş, “Türkiye’nin bugün birinci partisi CHP’dir” demiş ve iktidarın belediyelere baskısını eleştirmişti.
İşin ilginç yani DEM Partili Bakırhan’ın bu birlik ve beraberlik çağrısını muhalefete değil iktidara yapmasıdır.

Birlik ve beraberlik ihtiyaçsa

Bakırhan Muğla’da yaptığı konuşmada PKK’nın silah bırakmak üzere olduğu günlerin önemind dikkat çekerek şunları söylüyordu:
• “İşte tam da bu nedenle bu iktidar da halkın bu kaygılarını, bu sürece dönük güvensizliğini ortadan kaldıracak adımlar atmalı. (…) Ama dikkat edin, bunlar yerine yine her gün belediyelere operasyon oluyor. Ha Antalya’ya yapmışsın ha İzmir’e, ha Adana, ha Adıyaman, ha Diyarbakır’a yapmışsın.”
Özel de haftalardır, iktidarın iç cepheyi güçlendirmek istiyorsa bunun yolunun CHP’yi itmek olmadığını, ama belediye başkanları tutuklu yargılanırken bunun olamayacağını söylüyor. Kolay yolu, İmamoğlu ve tutuklu yargılanan CHP ya da DEM’li belediye başkanlarının tahliye edilip yargılanmalarına tutuksuz devam edilmesi. Ancak Erdoğan’ın çevresindeki bir ekibin Özel’in direncinin er ya da geç kırılacağını var sayarak, İmamoğlu’nun bırakılmasının politik psikoloji bakımından seçmen gözünde yenilgi sayılacağını vazettiği anlaşılıyor. Yanlış bir saptama, ancak görünen gerilimin düşmemesinin başlıca nedeni bu.
İktidarın “Yenilgi görünür” kompleksini bir yana bırakması siyasi kilitlenmeyi açacak anahtar gibi görünüyor.

Not:

(*) Timur Soykan akşam saatlerinde çıkarıldığı mahkemece serbest bırakıldı. Metin 6 Temmuz 2025, 21.42’de güncellendi.

Yeni yazılardan haberdar olun! Lütfen aboneliğinizi güncelleyin.

İstenmeyen posta göndermiyoruz! Daha fazla bilgi için gizlilik politikamızı okuyun.

Aboneliğinizi onaylamak için gelen veya istenmeyen posta kutunuzu kontrol edin.

Etiketler: Ekrem İmamoğlu, iç cephe, PKK, silah bırakma, Timur Soykan, Tuncer Bakırhan

OKUMAYA DEVAM EDİN

Erdoğan “Suriye ile ilişkileri kurmamak için bir sebep yok”
Hürmüz Boğazı Açığına Demirleyen Çin İstihbarat Gemisi
İşte Türkiye-Suriye temasından ilk sonuç: harekât beklemede
  • ABD’ye kızıp Rusya’dan S-400 aldık, şimdi kurtulmaya çalışıyoruz10 Temmuz 2026
  • DEM: Çerçeve yasada ne olduğu bize de söylenmiyor, çoğu AKP’liye de10 Temmuz 2026
  • Ankara NATO Zirvesi: Güvenlik Vardı, Peki Barış?9 Temmuz 2026
  • İmamoğlu ‘Savunma hakkım engelleniyor’ dedi, hâkim dışarı çıkarttı8 Temmuz 2026
  • Erdoğan Trump’ın, Trump Avrupa’nın sözünü tutmasını bekliyor8 Temmuz 2026
  • İkinci Soğuk Savaşın NATO’su Ankara Zirvesinde kuruluyor: 3.0 o demek7 Temmuz 2026
  • NATO’nun Türkiye üzerinden Orta Doğu açılımı ve Trump’ın iki görüşmesi6 Temmuz 2026
  • 2026 Dünya Futbol Kupasına farklı bir bakış5 Temmuz 2026
  • Modern Seyyahların Piri Bir Çizgi Roman Kahramanı: Corto Maltese5 Temmuz 2026
  • ABD 250 yaşında: hâlâ güçlü ama artık her dediği olmuyor4 Temmuz 2026
Haberler arşivinde arama yapın...

Siyaset

Ekonomi

Hafıza Kartı

Hayat

Arşiv

English

Hakkımızda

Künye

Yazarlar

Yardım

Reklam & İşbirliği

Bize Ulaşın

tbtcreative.com | UFKZDN © 2024 yetkinreport.com

Kurumsal Bilgiler     ·      Yardım     ·      Kullanıcı Sözleşmesi     ·      Yasal Çekince

TOP