

Bahçeli, Meclis kürsüsünden protestolarla sarsılan İran’daki Azeri Türk toplumuna şifreli bir mesajla seslendi. (Foto: X/MHP)
Dün, 13 Ocak’ta, TBMM standartlarına göre bile alışılmadık bir gelişme oldu. MHP lideri Devlet Bahçeli, olayların devam ettiği ve öldürülen göstericilerin arttığı İran’daki Azeri Türk (*) toplumuna Meclis kürsüsünden şifreli bir çağrıda bulundu.
Bahçeli’nin konuşmasının ana fikri aslında ABD ve İsrail’in bölgemizdeki Siyonist ve emperyalist niyetleriydi. Örneğin, kendi başlattığı terörsüz Türkiye sürecinin Suriye ayağında, SDG’nin ayak diremesine sert tepki verdi. DEM Partili Sezai Temelli hafta sonunda hükümete SDG Başkanı Mazlum Abdi’yi Türkiye’ye çağırıp görüşmesini istemiş, AK Partili Ömer Çelik de dün buna, 10 Mart mutabakatına uyup Şam ile anlaşırsa ve içlerinden PKK/YPG’yi çıkarsa “gelip ziyaret edebileceği” yanıtını vermişti. Bahçeli ise Mazlum Abdi’yi “Siyonizm yandaşı” ilan etti. İşte SDG’yi Trump da “ayaküstü satmıştı”. Abdi’nin davetini istemenin “akıl tutulması” olduğunu söyledi; muhatap PKK lideri Abdullah Öcalan idi, “Siyonist örgütün” lideri Abdi değildi.
Bahçeli, İran konusuna da “Küresel çeteleşme peşinde” dediği ABD ve İsrail’in bölgemizdeki kumpasları çerçevesinde girdi.
Cumhur Sözcüsü Olarak Bahçeli
Öncelikle şunu söyleyelim: Son dönemde Bahçeli giderek artan şekilde Cumhur İttifakında elini taşın altına ilk koyan ortak oluyor. Terörsüz Türkiye sürecinde açılımı yapmış olması da bunun örneğiydi. ABD’nin Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’yu kaçırıp ülkeye el koyması ardından Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan günlerce konuşmadı, konuştuğunda da ABD ve Trump’ı doğrudan hedef almamaya özen gösterdi. O işi daha ilk gün Trump’ı “haydut” ve “korsan” ilan eden Bahçeli üstlendi. Erdoğan, İran konusunda da Trump’ı karşısına almak istemiyor. Trump’ın dün İran’la ticaret yaptığı ülkelere yüzde 25 ek gümrük vergisi getireceğini açıklarken Türkiye’nin enerji ithalatında olduğu gibi istisnalar gözetmesi ne yazık ki hayatın bir gerçeği.
Ama Cumhur İttifakının nabzını bize MHP lideri verdi:
- “İran’ın huzursuzluğu, İran’ın bölünmüşlüğü, İran’ın sancı içinde kıvranması Türkiye’yi ve bölge ülkelerini her açıdan tehdit etmektedir. Komşu ülke İran’ın siyasi ve toprak bütünlüğü, iç barış, istikrar ve huzur iklimi Türkiye için hayat memat konusudur.”
İranlı Azeri Türklerine Şifreli Mesaj
Bu güvenlikçi ve jeopolitik bir bakıştır. İran İslam Cumhuriyetinde hak ve özgürlüklerin durumunu en iyi anlatan görüntü, belki de şehir meydanlarında, topluca vinçlerle asılan insanlar ve kadın haklarının durumudur. İran’da “iç barış” ve huzur ikliminden” bahsetmek mümkün değildir.
Trump’ın protestoculara “Devam edin yardıma geliyoruz” desteği verdiği ortamda, Bahçeli İran nüfusunun üçte bir kadarını oluşturan Azeri Türklerine, Türkiye Büyük Millet Meclisinden önemli bir mesaj iletti; adrese teslim, şifleri mesaj, şu cümlede saklı:
- “İran’daki traktörler de herhangi bir dış bağlantılı dayatmanın ve dalaverenin bozuk tarlasını sürmeye, böylesi bir şer oyuna alet olmaya, sonucu çok tehlikeli olan istikrarsızlığa çanak tutmaya yanaşmayacak, hiçbir yanlışa ortak olmayacak, hiçbir mütecaviz girişime kalkışmayacak, emperyalizmin taşeronu olmaya heves etmeyecek, gündeme bile almayacaktır.”
Mesajı şifreleyen kilit sözcük, “traktör” sözcüğüdür.
Bahçeli “traktörlere” hitap ederek, Tebriz’in çetin “BF Traktör Azerbaycan” futbol takımına sesleniyor.
Traktör Şifresinin Anlamı
Tebriz’deki “Traktörsazi”, traktör fabrikasının takımı BF Traktör. Fars milliyetçilerinin desteklediği Persepolis’e karşı Türk milliyetçilerinin desteklediği, ülkedeki Azeri Türklerinin simgesi ve asli propaganda unsuru haline gelmiş takımdır. Kitleleri hareketlendirme yetenekleri vardır. Renkleri kırmızı-beyaz, lakapları (bizdeki Sarı Kanarya, Kara Kartal gibi) Kızıl Kurttur. Türkiye’de deprem olur, yasını “Türkiye başın sağ olsun, Azerbaycan var olsun” sloganı atarlar. Türkiye’yle İran’ın arası açılır, Traktör tribünlerinde “Ne mutlu Türküm diyene” sloganı atılır. En az politik sloganlarından birini bu bağlantıya bırakıyorum.
Adres şifresini böyle çözünce mesaj daha açıklık kazanıyor:
- “İran Türklüğünün olaylara soğuk ve mesafeli tavrı da ayrıca değerli ve tebrike layıktır. İran halkı emperyalizmin köstebek lider projesine ve siparişine müsaade etmeyecektir.”
“Köstebek lider” devrik Şah ile aynı adı taşıyan oğlu Rıza Pehlevi’dir. Bahçeli tarafından “Değerli” bulunan tavır ise, yine Traktör tarafından üretilen, “Azerbaycan şereftir, Pehlevi bîşereftir” (şerefsizdir) türü sloganlardır.
Tebriz ve Tahran’da Yankılanır
Tebriz’in yanı sıra Tahran dünyada en çok Türkçe konuşulan şehirlerdendir. İran’ı bir arada tutan harç daha çok Şii/Caferi inancıdır. Ama sivil ekonominin nabzının attığı Tahran Kapalıçarşısında çoğunluk Azeri Türkleridir. İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan Türktür, evinde Türkçe konuşmakla övünür. Ama baskın kimliği siyasi İslamcılıktır. Dini lider Ali Hamaney’in de annesi Fars, babası Türktür.
Bugün İslam rejiminin baskısından bunalan her etnik ve dini kökenden İranlının önüne Rıza Pehlevi sürülüyor. Babası Şah Rıza Pehlevi yıllarca iktidarını, İran petrolünü millileştirmek isteyen Başbakan Muhammed Musaddık’ı istihbarat örgütleri CIA ve MI6 ortaklığıyla deviren ABD ve İngiltere’ye verdiği petrol imtiyazlarıyla sürdürüyordu.
Şahın baskısından bunalan, ekonomik sıkıntı içindeki kitleler, bir umut siyasi İslamcılarla ittifak kurdu. Humeyni böyle başa geçti. Ama işe önce müttefiklerini öldürmekle, sürmekle başladıkları bir baskı dönemini bugüne dek sürdürdüler.
Bu baskıcılıkla giderse, bu defa devrilmese bile İran’daki İslam Devriminin uzun süre ayakta kalması zorlaşıyor. Ama Ankara’nın Bahçeli ile verdiği mesajın yalnızca Tebriz değil, Tahran’da da yankı bulacağını söyleyebiliriz.
Not:
(*) Azerbaycan Türkleri kendilerine “Azeri” denmesini hoş karşılamıyor, Azerbaycanlı denmesini tercih ediyorlar. Ama İran’da nüfusun neredeyse üçte birini oluşturan ve kendilerine sadece “Türk” denmesini isteyen Azeri Türklerine, Azerbaycanlı demek de tuhaf. O nedenle İran özelinde “Azeri Türkü” demeyi tercih ettim.


