

Trump Davos’a gelip konuşmadan önce yapılan ekonomiyi artık siyasi belirsizliğin belirleyeceği karamsarlığına Kanada Başbakanı Mark Carney’nin konuşması damgası vurdu: “Kurallara dayalı uluslararası düzenin sonu geldi. Orta güçler birleşmeli.”
Resmi uçağı Air Force-1 elektrik arızası nedeniyle geri dönünce, ABD Başkanı Donald Trump’ın İsviçre’nin Davos kasabasındaki Dünya Ekonomik Forumu toplantısına varışı gecikti. Ama Davos’a katılan dünya liderleri iki gündür Trump yönetiminde ABD politikalarının, sadece Avrupa’ya değil küresel ekonomi ve siyasetteki sarsıntılarını tartışıyor. Rusya-Ukrayna savaşından, NATO müttefiki ve Avrupa Birliği üyesi Danimarka’dan Grönland’ı ısrarla istemesine kadar Trump politikalarına karşı, genel anlamıyla Batıyı saran gelecek korkuları ve arayışlar dile getiriliyor. Bu durum Davos’un “Diyalog Ruhu” başlıklı toplantılarının belki de tarihindeki en siyasi Dünya Ekonomik Forumu toplantılarında siyasetin belirleyici yönünün öne çıkmasına neden oluyor.
Kurallar Düzeninin Sonu
Trump’ın merakla beklenen konuşması öncesinde Davos toplantılarında en çok yankı getiren, Trump’ın ABD’nin 51’inci eyaleti olmasını istediği kuzey komşusu, NATO müttefiki ve G7 üyesi Kanada’nın başbakanı Mark Carney’nin konuşması oldu.
Çin’le yaptığı son anlaşma Trump’ın tepkisine neden olan Carney, konuşmasında adeta “Orta güçler” dediği ve Kanada’yı da içine kattığı ülkelere “Kral çıplak” çağrısı yapıyordu:
• “Artık kurallara dayalı uluslararası düzenin sonu geldi. Bu, hoş bir kurgunun bitişi ve sert bir gerçekliğin başlangıcı. Büyük güçler ekonomik entegrasyonu silah haline getiriyor: tarifeleri kaldıraç, finansal altyapıyı zorlama aracı olarak kullanıyor. Kanada, Grönland üzerinden tarifeleri güçlü şekilde reddediyor ve (Kuzey Kutup bölgesi) Arktik’te güvenlik ile refaha odaklanmış görüşmeler çağrısı yapıyor. Orta güçler bir araya gelmezse, büyüklerin hakimiyetine boyun eğmek zorunda kalacağız.”
Başka örnekler de vardı.
Orman Kanunları Dönemi Uyarıları
• Emmanuel Macron (Fransa Cumhurbaşkanı): “Grönland üzerinden dayatılan bu yeni sömürgecilik girişimleri, Avrupa’yı zayıflatmak ve tâbi kılmak için tasarlanmış. Tarifeler gibi araçlar, Rusya’nın Arktik’teki yayılmacılığını cesaretlendirerek NATO’yu baltalıyor. Bu agresif tutum, kural temelli düzeni yok ediyor ve bizi Rusya’nın rövanşist tehditleri karşısında daha savunmasız bırakıyor; diyalog yerine zorlama, geleceğimizi karartıyor.”
• Ursula von der Leyen (Avrupa Komisyonu Başkanı): “Trump’ın Grönland talebiyle bağlantılı tarifeler, AB-ABD ilişkilerini aşağı doğru sarmala sürüklüyor ve bu, Rusya ile Çin’in stratejik manevralarını teşvik ediyor. Güçlülerin zayıfları ezdiği orman kanununa dönemeyiz; bu yaklaşım, Arktik’teki Rusya tehditlerini artırarak Avrupa’nın güvenliğini tehlikeye atıyor ve küresel işbirliğini zedeliyor.”
• Bart De Wever (Belçika Başbakanı): “AB, Grönland kriziyle bir yol ayrımında; Trump’ın tarifeleri, Ukrayna savaşı bağlamında Rusya’ya destek arayışını zorlaştırıyor ve bizi kötü bir pozisyona sokuyor. Rusya’nın rövanşist tutumuna karşı Trump’ı yatıştırmak için çabalamak, Avrupa’nın geleceğini karartıyor; bu, Arktik’te Rusya’nın elini güçlendirerek birliği bozuyor.”
• He Lifeng (Çin Başbakan Yardımcısı): “Dünya, güçlülerin zayıfları avladığı orman kanununa geri dönemez. Bu tür yaklaşımlar, küresel istikrarı tehdit ediyor ve bizi daha rekabetçi, daha bölünmüş bir geleceğe sürüklüyor.”
Trump, Ekonomi ve Rusya
Davos’ta ekonomiden çok Trump politikalarının ABD-dışı Batı’da yol açtığı belirsizlik ve karamsarlığı yansıtan iki çarpıcı örnek de var.
Biri, IMF Başkanı Kristalina Georgieva’nın sözleri:
• “Küresel büyüme beklentileri, tarifeler ve jeopolitik gerilimler nedeniyle aşağı yönlü revize ediliyor. Büyük güçlerin ‘orman kanunu’ yaklaşımı, zayıf ekonomileri ezerken, orta ve küçük ülkeleri daha savunmasız bırakıyor; bu yılki Davos, iyimserlik yerine ‘hayatta kalma stratejileri’ konuşuluyor.”
Diğeri de Sırbistan Başbakanı Aleksandar Vučić’ten:
• “Bu benim Davos’a 12’inci gelişim. Hiç bu kadar çok insanın endişeli olduğunu görmemiştim. Kimse alkışlamıyor, kimse gülmüyor, kimse gülümsemiyor, çünkü insanlar ülkelerine yarın ne getireceğini bilmiyor. Gelecek konusunda iyimser değilim, önümüzdeki yıl bu yıldan daha kötü olacak.”
Ve son olarak, Davos’ta temsilci göndermese de Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov’un Trump’ın Grönland talebi üzerine NATO’daki kargaşayı zevkle izlediğini gösteren sözleri:
• “Grönland, Danimarka’nın doğal bir parçası değildir. Ama Rusya’nın ve Çin’in, Trump’ın söylediği gibi bu Arktik adayı ele geçirme niyetleri yoktur. Gelişmeleri izliyoruz. Bundan önce bir NATO üyesinin bir başka NATO üyesine saldıracağı hayal bile edilemezdi. Avro-Atlantik güvenlik ve işbirliği kavramı kendi itibarını sarsıyor.”


