Özel, katıldığı son CHP TBMM Grubu toplantısında “yeni bir yol açıyoruz” diyerek yeni parti kararını açıkladı. Elini çabuk tutar ve engellenmezse, haftaya salı aynı salonda, aynı kürsüde yeni ana muhalefet lideri olarak konuşabilir.
Beklenen oldu: Özgür Özel “Vakti gelmiş bir vedanın hüznünü taşıyarak geldiğini” söylediği 21 Temmuz’daki CHP TBMM Grubu toplantısında yeni parti kuracaklarını açıkladı. Hafta başına dek 85 civarında milletvekilinin CHP’den istifa edip katılmasıyla kurulması beklenen parti, böylece TBMM’de ana muhalefet çoğunluğuna erişip CHP’yi DEM ve belki de MHP’nin altına 4’üncü ya da 5’inci sıraya itecek. Yani Özel elini çabuk tutarsa ve o zamana dek karşısına yasal bir engel daha çıkarılmazsa, haftaya salı günü yine aynı salonda, aynı kürsüde, ama artık ayrı bir partinin lideri olarak konuşması mümkün. Ama bir hafta içinde köprünün altından çok su akabilir.
Yeni partinin kuruluşu sadece TBMM Genel Kurulu sıralarındaki sandalye dizilimi ve komisyonlardaki sandalye dağılımını etkilemekle kalmayacak, Ankara’da taşları yeniden yerinden oynatacak. Başka açıdan bakıldığında, Türk siyasetinin geride bıraktığı ümit edilen parti kapatma dönemlerine benzer bir travma bu. O zaman da siyasi dengelere yargı kararlarıyla şekil verilmek isteniyordu, şimdi de olan budur.
Mahkemenin tümden hükümsüz (mutlak butlan) saydığı 2023 kurultayını kaybeden Kemal Kılıçdaroğlu’nu yeniden Genel Başkanlığa getirmesi, evet, ilk defa görülen, siyasi şiddeti yüksek bir hamle olmasına rağmen, özünde yargı kararları üzerinden siyasete müdahaledir.
Sonuçta yeni bir parti kuruluyor. CHP içinden ama CHP’ye karşı değil, tersine olabilirse geri dönüşü amaçlıyor. Özel’in “Gömleği değiştirmiyoruz, ateşten gömleği giyiyoruz” sözleri grup salonunda “İktidar, İktidar” sloganıyla yankılanıyor.
Söylendiği kadar kolay değil elbette.
Gerçi AK Parti’nin özellikle de Terörsüz Türkiye sürecinde trafik hızlanıp DEM Parti bu konuda hassasiyet belirtmişken, dokunulmazlık dosyalarını açması ihtimali düşük.
Bir diğer zorluk, yeni partinin seçime girmek için gerekli koşulları ne kadar kısa sürede tamamlayacağı ve şimdi Özel sempatizanlarının heyecanının yüksek olsa da bu heyecanın kalıcı destek cinsinden ifadesini bulup bulmayacağı. Özel ve ekibi, partinin kuruluş dilekçesinin İçişleri Bakanlığı’na sunulmasından itibaren 1 milyon civarında CHP üyesinin istifa ederek yeni partiye geçmesini bekliyor. Buna karşılık CHP’de kalıp mücadeleye devam etmek isteyen etkili belediye başkanlarının varlığı da biliniyor.
Yedek parti çalışmalarının da son aşamada olduğu anlaşılıyor. DEM Parti’nin kapatılma ihtimaline karşı, Meclis’te 2 milletvekili bulunan BDP örneğindeki gibi, AK Parti ve MHP’nin DEM veya CHP ile anlaşıp baskın seçim kararı alması ihtimaline karşı Meclis’te seçime girme hakkı bulunan bir parti tutmak, gerektiğinde milletvekillerinin oraya geçmesi demek oluyor.
Özel’in yeni partideki stratejik gerekçesi belli. Yargıtay’ın mutlak butlan kararını onaylaması halinde ne onun ne ekibinin CHP’de siyaset yapma imkânı kalmayacak. Kılıçdaroğlu’nun bir süredir TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’tan Özel’in CHP Grup Başkanlığını tanımamasını istediği de biliniyor.
Özel taktik gerekçesineyse grup konuşmasında değindi. Kılıçdaroğlu’nun “Eylül’de kurultay sürecini başlatırım, Nisan’da biter” formülünü eleştirerek “AK Parti Erdoğan’ı yeniden seçtirmeye uğraşırken bir tabanımızı yedi ay boyunca birbiriyle çatıştırıp rezil mi olalım?” dedi; özetleyerek veriyorum.
“Bu aslında bir ayrılık değil,” diyor Özel, CHP ilkelerine bağlı kalacaklarını söylüyor, bir gün yuvaya dönmekten söz ediyor ama bir yol ayrımına geldiğini de ifade ediyor.
O yol ayrımı sanki sadece Özel ve ekibi için değil, Kılıçdaroğlu ve ekibi için de ve aslında “Geniş CHP’nin tamamı” için de geçerli.
“Kontrollü muhalefet olmayacağız” sözü adeta Kılıçdaroğlu’nun 15 Temmuz’u “kontrollü darbe” saymasına gönderme gibi.
CHP tabanının dışına açılma isteği “Atatürk’le ve Cumhuriyet’le sorunu olmayan herkese açığız” ile kendisini gösteriyor.
Kılıçdaroğlu 2010’da CHP Genel Başkanlığı’na seçildiğinde, o zaman daha başbakan olan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ı devirmek için “Ya bir yol bulacağız ya bir yol açacağız” demişti.
Kartacalı lider Hannibal’ın Roma’yı fethetmeye giderken Alp Dağları’nda sıkışmışken komutanlarına söylediği bu söz, şimdi Özel’in sloganı oldu.
“Sokağın sesini dinliyorum” diyerek yeni bir yol açtı, yeni bir yürüyüşe başladı.
Uzay artık yalnızca bilim insanlarının, astronotların veya savunma planlamacılarının ilgi alanı değil. Küresel ekonomi yeni…
İspanya’nın Arjantin’i 1-0 yenerek 2026 Dünya Futbol Şampiyonu olmasına en anlamlı kutlamalardan biri Gazze’deydi. Filistinliler…
“Bu Trump’a mı?” diye sorarken, Ankara hiç duymak istemese de 2018’de Rahip Andrew Brunson’un tahliyesi…
"Pedallamaya devam. Ben yelken, kürek sporcusuyum. Bisiklet sporcusuyum. Üzerimdeki kıyafet spor kıyafetidir. Sporu spor kıyafetiyle…
Suriye’de savaş gerçekten sona erdi mi? Askerî çatışmaların büyük ölçüde azalması, ülkenin artık barış dönemine…
Muhsin Yazıcıoğlu’nun geçirdiği şaibeli kazayla ölümünden 17 yıl sonra yeniden açılan soruşturma sonucu gözaltına alınan…