Yetkin Report - Murat Yetkin

  • English
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Hafıza Kartı
  • Hayat
  • Yazarlar
  • Arşiv
  • İletişim

MetroPOLL: halkın yüzde 70’i PKK’nın silah bırakacağına inanmıyor

Yazar: Alpaslan Özerdem / 09 Eylül 2026, Çarşamba / Oda: Siyaset

PKK’nın 11 Temmuz 2025’teki sembolik silah yakma töreninden bir görünüm. MetroPOLL araştırmasının sonuçları, terörsüz Türkiye projesinde siyasi parti liderlikleri düzeyindeki anlaşmanın henüz toplumda güvene dönüşmediğini gösteriyor.

Türkiye, PKK ile kırk yılı aşan çatışmayı sona erdirme konusunda belki de uzun zamandır olmadığı kadar önemli bir siyasi eşiğe geldi. Kağıt üzerinde bakıldığında Türkiye’nin önünde güçlü bir barış fırsatı var.

Ancak MetroPOLL’ün Ağustos 2026 Türkiye’nin Nabzı araştırması siyasi liderler düzeyinde varılan uzlaşmanın henüz tabana yayılmaktan uzak olduğunu, halkın yaklaşık yüzde 70 kadarının PKK’nın silah bırakma taahhüdünü yerine getireceğine inanmadığını gösteriyor.

MetroPOLL tarafından 19-25 Ağustos tarihleri arasında (*) yürütülen çalışmada, deneklerin yüzde 58 kadarının da örgütün önümüzdeki yıllarda farklı isimler altında yeniden silahlı faaliyetlere dönme ihtimalini yüksek gördüğü saptanmış. Bu iki rakam yan yana konulduğunda sorun daha açık görülüyor. Türkiye’nin önemli bir bölümü henüz sürecin geri dönülmez olduğuna ikna olmuş değil.

Bu nedenle bugün tartıştığımız mesele yalnız PKK’nın kaç silah teslim ettiği, hangi grupların nerede silah bıraktığı ya da hangi hukuki düzenlemenin ne zaman uygulanacağı değildir. Daha temel bir mesele var: Toplum silahlı mücadelenin gerçekten sona erdiğine inanacak mı?

“PKK’nın silah bırakma ve silahlı mücadeleyi tamamen sona erdirme taahhüdüne ne ölçüde inanıyorsunuz?” (MetroPOLL/Türkiye’nin Nabzı/Ağustos 2026)

Silah Bırakma Başka, Silahsızlanma Başka

Barış süreçlerinde güven tam da burada başlar.

Silahsızlandırma süreçleri üzerine çalışanların iyi bildiği bir ayrım vardır. Silah bırakma bir olay olabilir; silahsızlanma ise bir süreçtir.

Bir grup silahlarını teslim eder, tören yapılır, görüntüler yayımlanır. Fakat toplumun asıl bilmek istediği başka bir şeydir: Silahlı kapasite gerçekten ortadan kalktı mı? Örgütün başka yapılarda devam etme ihtimali var mı? Yarın koşullar değiştiğinde aynı silahlar yeniden ortaya çıkabilir mi?

MetroPOLL araştırmasındaki yüzde 58’lik “yeniden silahlı faaliyete dönme” beklentisi bu nedenle çok önemli. Toplum aslında silahların bırakılmasından çok silahlı siyasetin geri dönmeyeceğine dair güvence arıyor. Silahsızlanmanın gerçekleştiğini yalnız PKK’nın veya hükümetin açıklaması yeterli değildir. Sürecin nasıl doğrulandığının, hangi kriterlerin kullanılacağının ve silahlı kapasitenin gerçekten ortadan kalktığının topluma güvenilir biçimde anlatılması gerekir.

“Sizce PKK’nın önümüzdeki yıllarda farklı isimler altında yeniden silahlı faaliyetlere dönme ihtimali nedir?” (MetroPOLL/Türkiye’nin Nabzı/Ağustos 2026)

Güvenlik Algısındaki Daha Büyük Paradoks

Araştırmada beni daha da düşündüren başka bir sonuç var.

Katılımcılara PKK’nın tamamen silahsızlanmasının kendilerini daha güvende hissettirip hissettirmeyeceği sorulmuş. Yalnızca yüzde 42 “evet” diyor. Yüzde 54,2 ise tamamen silahsızlanma halinde bile kendisini daha güvende hissetmeyeceğini söylüyor.

Üstelik bu güvensizlik yalnızca muhalefet seçmenlerinden kaynaklanmıyor. AK Parti seçmenlerinin yüzde 37,6’sı, MHP seçmenlerinin ise yüzde 44,9’u PKK’nın tamamen silahsızlanması halinde dahi kendisini daha güvende hissetmeyeceğini söylüyor. DEM seçmeninin bile yüzde 37,9 “daha güvende hissetmem” cevabını veriyor.

Bu sonuç üzerinde durmak gerekiyor. Çünkü ilk bakışta oldukça büyük bir paradoks var: Türkiye’nin kırk yılı aşkın süredir en önemli güvenlik sorunlarından biri olarak gördüğü silahlı bir örgüt tamamen silahsızlanıyor, fakat toplumun çoğunluğu bunun kendisini daha güvenli hale getireceğini düşünmüyor.

Partilere Göre Güven Dağılımı

Bunun nedenlerinden birini araştırmanın başka bir sorusu gösteriyor. Toplumun yüzde 58,1’i PKK’nın önümüzdeki yıllarda başka isimler altında yeniden silahlı faaliyetlere dönme ihtimalini yüksek görüyor. CHP seçmeninde bu oran yüzde 78,3’e, İYİ Parti seçmeninde yüzde 83,5’e çıkıyor. Daha önemlisi, sürecin iki temel siyasi taşıyıcısından AK Parti seçmeninin yüzde 43,3’ü ve MHP seçmeninin yüzde 50,7’si de bu ihtimali yüksek görüyor.

Dolayısıyla toplumun zihnindeki soru yalnızca “PKK silah bırakacak mı?” değil. Asıl soru, “Silah bir daha geri gelmeyecek mi?” İki soru arasında önemli bir fark var.

Birincisi, silahsızlanmanın gerçekleşmesiyle ilgilidir.

İkincisi ise silahsızlanmanın geri döndürülemez olduğuna duyulan güvenle… Araştırma bize silahsızlanma ile güven arasında henüz otomatik bir bağ kurulmadığını gösteriyor.

Bu da silah bırakmanın neden yalnızca PKK’nın atacağı teknik bir adım olarak görülemeyeceğini gösteriyor. Silahsızlanmanın kapsamı, örgütün farklı isim veya yapılar altında devam edip etmeyeceği ve sürecin geri döndürülemez hale nasıl getirileceği konusunda toplumun ikna edilmesi gerekiyor. Aksi halde silahlar ortadan kalkabilir, fakat kırk yılda oluşan tehdit algısı yaşamaya devam eder.

Barışı Kim Sahiplenecek?

Araştırmanın başka bir bulgusu bu güven sorununu daha da derinleştiriyor. Katılımcıların yalnız yüzde 13,5’i hükümetin yürüttüğü sürecin gerçek amacının PKK sorununu çözmek olduğunu düşünüyor. Yüzde 55 ise asıl amacın anayasa ve seçimlerle ilgili değişiklikler için DEM Parti’nin desteğini almak olduğu görüşünde. Bu, süreç açısından ciddi bir meşruiyet sorunudur.

Bir toplum barışı isteyebilir ama barışı getiren sürecin arkasındaki siyasi niyetlere güvenmeyebilir. Türkiye’de bugün karşı karşıya olduğumuz paradoks biraz da budur. Dolayısıyla önümüzdeki dönemde ihtiyaç duyulan yalnız siyasi partiler arasında daha fazla görüşme değildir. Toplumla kurulacak yeni bir barış ilişkisidir.

Silahsızlanma doğrulanabilir olmalı. Süreç şeffaflaşmalı. Şehit aileleri, gaziler ve çatışmadan doğrudan etkilenmiş farklı kesimler yalnız dinlenenler değil, sürecin parçası olan aktörlere dönüşmeli. Ve devlet, bu sürecin neden yürütüldüğünü seçim hesaplarının ötesinde anlatabilmeli.

Çünkü Meclis bir barış sürecini başlatabilir. Liderler onun siyasi riskini üstlenebilir. Yasalar da gerekli hukuki zemini oluşturabilir.

Ama kalıcı barışı sonunda toplum yapar.:

Not

(*) MetroPOLL, araştırmanın 19-25 Ağustos tarihleri arasında NUTS2 sistemiyle 26 bölgeyi örnekleyen 28 ilde, 1244 deneğe CATI yöntemiyle sorulan sorular üzerinde yüzde 2,72 hata payıyla yapıldığını bildiriyor.

Yeni yazılardan haberdar olun! Lütfen aboneliğinizi güncelleyin.

İstenmeyen posta göndermiyoruz! Daha fazla bilgi için gizlilik politikamızı okuyun.

Aboneliğinizi onaylamak için gelen veya istenmeyen posta kutunuzu kontrol edin.

Etiketler: MetroPoll anket, silah bırakma, Terörsüz Türkiye

OKUMAYA DEVAM EDİN

Karadeniz’den Hazar’a, Türkiye’nin Etrafındaki Ateş Çemberi Yayılıyor
“Ajan” ve “Tito artığı” tartışması: kim kimin artığı?
Atina’da Türkiye mi Yunanistan mı kazandı?
  • Erdoğan borsa krizinden “temizlenerek” çıkma sözü verdi29 Eylül 2026
  • İktidarda borsa krizi sıkıntısı. Özel’den, Erdoğan’a: Yakalandınız29 Eylül 2026
  • İran ile ABD’nin Hürmüz pazarlığı ve Fidan’ın BAE ziyareti ne anlatıyor?29 Eylül 2026
  • Kurtulmuş: (Borsa krizi) yolsuzluklar dışında ekonomik güvenlik meselesi28 Eylül 2026
  • Siyasetten ilk fon firesi AK Parti’den: eski bakan Kaya ve yeni sorular27 Eylül 2026
  • Borsa/fon skandalında “Pusula” dosyası açıldı, sıra “Tera” dosyasında26 Eylül 2026
  • Canan Tolon: Beyaz bir sayfa sonsuz ihtimaller barındırır26 Eylül 2026
  • Ömer Koç’tan ABD ve AB’ye İsrail tepkisi: ahlâki inandırıcılığı kalmadı25 Eylül 2026
  • Adalet Bakanı: MASAK’ta FETÖ kaynaklı askeri casusluk yapısı bulduk25 Eylül 2026
  • BM’de konuşurken herkes barışçı. Peki, savaşları kim çıkarıyor?25 Eylül 2026
Haberler arşivinde arama yapın...

Siyaset

Ekonomi

Hafıza Kartı

Hayat

Arşiv

English

Hakkımızda

Künye

Yazarlar

Yardım

Reklam & İşbirliği

Bize Ulaşın

tbtcreative.com | UFKZDN © 2024 yetkinreport.com

Kurumsal Bilgiler     ·      Yardım     ·      Kullanıcı Sözleşmesi     ·      Yasal Çekince

TOP