

Çözüm Süreci çerçevesinde hazırlanan Raporun TBMM Genel Kurulunda oylanarak resmileşmesi ve daha sonra Adalet Komisyonuna sevk edilmesi bekleniyor. Tam metin Genel Kurul oylamasının ardından kamuoyuna açıklanacak.
Kamuoyunda Terörsüz Türkiye Komisyonu olarak anılan TBMM Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, 5 Ağustos 2025’teki kuruluşunun 198’inci gününde, 18 Şubat’ta, çalışmalarını bir rapor haline getirerek tamamladı. Komisyon raporu, 3 küsur saatlik bir oturumda muhalefet partilerinden gelen sert eleştirilere rağmen 47 evet, 2 hayır ve 1 çekimser oyla kabul edildi.
Tam metninin Genel Kurul oylaması ardından kamuoyuna açıklanacağı bildirilen Rapora sert eleştiriler yönelten CHP ve DEM Parti, buna rağmen bu tarihi fırsatın değerlendirilmesi için “evet” oyu kullandılar. 2 ret oyu, daha çok raporun sürecin adını Kürt sorunu olarak koymadığı ve Anayasa Mahkemesi ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına önce (Can Atalay örneği) TBMM’nin uymamasını protesto eden TİP’li Ahmet Şık ve EMEP’li İskender Bayhan’dan geldi.
Toplantıyı yöneten Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş kayıtlara “çekimser” olarak geçirse de, CHP’li Türkân Elçi, raporda faili meçhul cinayetlere değinilmemesini protesto ederek oy kullanmadı. Elçi’nin eşi Tahir Elçi, Diyarbakır Barosu Başkanı iken 2015’te hâlâ faili meçhul kalan bir cinayete kurban gitmişti.
CHP’nin Demokrasi İtirazı
Elçi’nin dile getirdiği faili meçhuller konusunun bir cümle olsun rapora eklenmesi için CHP’li Sezgin Tanrıkulu, en azından zaman aşımının kaldırılması önerisinde bulundu.
Bundan bir süre sonra AK Parti Komisyon Sözcüsü ve Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül, Kurtulmuş’a bilgi vererek, CHP Grup Sözcüsü ve Başkanvekili Murat Emir’in yanına gitti. Gazeteciler, o cümlenin eklenebilme ihtimalini konuşurken, Gül’ün Emir’e, şu an ek yapmanın mümkün olmadığını söylediği, Elçi’nin “hayır” oyu mu kullanacağını sorduğu anlaşıldı.
Aynı zamanda yazım komitesi üyesi olan Emir ise, 60 sayfalık ve 7 madde içeren raporun ilk 5 maddesinde kullanılan dilin (iddialara göre fazla iktidar övgüsü) sorunlu olduğunu söylemekle beraber, buna rağmen 6 ve 7’inci maddelerdeki yasa önerilerinin CHP ve 86 milyon için öneminden dolayı bunu büyütmeyeceklerini söyledi.
Emir, Komisyonda “bir umut yeşertilmeye çalışılırken”, Türkiye’de Anayasa ihlalleri, (Ekrem İmamoğlu ve CHP’li belediyeler konusuna doğrudan girmeden) siyasilerin tutuklu yargılanması, belediyelere kayyım atanması, AYM ve AİHM kararlarının uygulanmaması gibi demokrasi sorunlarının yaşandığına dikkat çekti.
Emir; “Sorun şu: Bu Rapor hayata geçecek mi? Lafta ve rafta kalmamalı” diye konuştu.
DEM Parti: Terör ve Öcalan
DEM Partinin Komisyon Sözcüsü ve Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, itirazlarına rağmen Raporu onaylayacaklarını söylerken, partisinin itirazlarını dile getiren, aynı zamanda yazım komisyonu üyesi DEM Partili Cengiz Çiçek;
- Raporun Kürt sorununu, terör sorunu gören bakışla yazıldığını,
- Açıkça böyle ifade etmese de Raporun şehit ve gazileri anarken, Kürt halkının acılarını tarif etmediğini,
- Terör olarak anılan dönemin, “Kürtlerin haklarının inkârı” nedeniyle “çatışmalı süreç” olduğunu,
- Kürtçenin sadece bir iletişim dili olarak kalmaması gerektiğini söyleyerek,
- Bu sürecin başlamasını sağlayan PKK lideri Abdullah Öcalan’ın “terör örgütü lideri” olarak anılmasına karşı çıktı.
AK Parti ve MHP: Hayırlı Olsun
AK Parti adına konuşan Gül ve MHP adına konuşan Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, Raporu onaylayacaklarını, memlekete hayırlı olması dileğiyle bildirdiler. Yıldız’ın bu Komisyonun işinin Anayasa ve üniter yapı değişikliği olmadığını vurgulaması dikkat çekiciydi.
Komisyonda okunan Raporun 6 ve 7’inci maddeleri yasa önerilerini içeriyor.
- Sürecin “kritik eşiği” PKK’nin silah bırakması. Bunun tespit ve teyidini devlet güvenlik güçleri yapacak. Bu arada yasal çalışmalar başlayacak,
- Silah bırakacak militanlar için “Müstakil ve geçici mahiyette” bir yasa yapılacak. Yalnızca silah bırakmayı değil, bırakanların toplumla bütünleşmesini de kapsayacak,
- Cezasızlık ve af niteliğinde olmaması için örgüt üyelerinin durumu özellikleriyle ele alınacak,
- Toplumsal bütünleşme için bölgesel sosyal ve ekonomik çaba arttırılacak,
- Sürecin “izleme ve raporlanması” için yürütmeye bağlı bir mekanizma kurulacak, TBMM’ye rapor verecek.
- Sürece katkıda bulunanlara yasal koruma sağlanacak.
Demokratikleşme Maddeleri
- Hakaret dahil her türlü düşünceyi ifade özgürlüğü siyasi rekabet ve çoğulculuk anlayışıyla genişletilecek,
- AYM ve AİHM kararlarının eksiksiz uygulanması için yeni mekanizmalar oluşturulacak,
- Yargılama ve infaz, AİHM ve AYM kararlarına uyumlu hale getirilecek, yaşlı ve hasta mahkumlar için ceza ertelemesi ve tutuksuz yargılama güçlendirilecek,
- Hak ve özgürlüklerin genişletilmesi çerçevesinde toplantı ve gösteri yürüyüşleri yasası, basın yasası gözden geçirilecek, şiddet içermeyen her görüşün hukuk sınırları içinde dile getirilebilmesi sağlanacak,
- Siyasi partiler ve seçim yasaları şeffaflık ve parti içi demokrasiye izin verecek şekilde yenilenecek,
- Yerel yönetimler yasası gözden geçirilecek ki bu madde kayyım uygulamasıyla bağlantılı.
Raporun TBMM Genel Kurulunda oylanarak resmileşmesi ve daha sonra Adalet Komisyonuna sevk edilmesi bekleniyor.
