Yetkin Report - Murat Yetkin

  • English
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Hafıza Kartı
  • Hayat
  • Yazarlar
  • Arşiv
  • İletişim

Ben o gazetecilerden değilim. Olmayanlar söylesin

Yazar: Murat Yetkin / 22 Kasım 2019, Cuma / Oda: Siyaset
Kemal Öztürk, iktidar adına güç kullandığı dönemde bazı gazetecilerin o istemediği halde onayını almaya çalıştığı suçlamasında bulunuyor. (Foto: Twitter sayfası)


Kemal Öztürk’ü Meclis Başkanlığı döneminde Bülent Arınç’ın basın danışmanı olarak tanıdım. Daha sonra Başbakanlığı döneminde Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Basın Baş Danışmanı olarak çalıştı. Sonra da Anadolu Ajansı Genel Müdürü, aynı zamanda Basın İlan kurumu Yönetim Kurulu Üyeliği.
Sonra, AK Parti hükümetiyle Fethullah Gülen cemaatinin arasının açılmaya başladığı dönemde yüksek bürokrasinin dışına düştü. Benzeri durumdaki arkadaşları gibi Hürriyet’te, Sabah’ta filan olmasa da Yeni Şafak’ta köşe yazarı yapıldı. Biraz eleştirel görünmeye çalışınca, olmadı. YouTube kanalı kurarak sesini duyurmaya çalışır oldu. Buraya kadar tamam…
Geçenlerde, Çağlar Cilara’nın YouTube kanalında konuşurken şöyle bir söz ettiği haber oldu:
• “Bugün çok bağımsız ve özgür gazetecilik yaptığını söyleyen arkadaşlarımız ben istemeden ertesi gün gazete manşetini bana gönderiyordu, ‘Uygun mudur?’ diye soruyordu ve öyle yayınlıyordu.”
Bu sözler üzerine HaberTürk’te Fatih Altaylı, Akit’te Ali Karahasanoğlu Öztürk’ü isim açıklamaya çağırdılar. Hatta Karahasanoğlu, Öztürk’ün bazı yayın yetkililerine “Bu manşet de ne böyle? Böyle yayın olur mu, böyle gazete çıkartılır mı?’ diye sorgulama yaptığını, gazeteleri cezalandırdığını, somut örnekleri ile söyleyebileceğini” yazdı. Aytunç Erkin Sözcü gazetesinde, Faruk Bildirici’nin 2011’de Hürriyet’te Öztürk ile yayınlanan mülakatını hatırlattı. Öztürk şöyle demişti:
• “Gazeteciyi sınırlandırmaktan ziyade kaynağı kontrol etmekten yanayım. Müdahale etmemiz gereken bir devlet politikası ise ricalarda bulunduk. Bu ricayı genel yayın yönetmeni isterse karşılar, istemezse karşılamaz.”
Bu sözler, Karahasanoğlu’nu doğruluyordu. Ama Öztürk yine de isim açıklamadı. O dönem medyada yetkili konumdaki herkesi töhmet altında bırakmayı sürdürdü.
Kemal Öztürk’ün iktidar adına yetki kullandığı dönemlerde ben de medyada yetki kullanan isimlerdendim; önce Ankara temsilcisi, sonra Genel Yayın Yönetmeni sıfatıyla. Beni tanıyanlar bu tür ilişkilere girmeyeceğimi bilir ama Öztürk’ün zan altında bıraktığı gruba dönem itibarıyla dâhil sayılırım.
O halde, madem gazetecilik açısından bu gayrı-ahlaki ilişkiye girenler ortaya çıkmıyor, madem siyasi iktidar adına bu gücü kullanan kişi kim olduklarını açıklamıyor, o halde bu işe girmeyenler girmediklerini açıklayabilir.
Eğer manşetlerini, birinci sayfalarını, baskıya girmeden önce, kendi kurumları dışında hükümet yetkililerine, iktidar ya da muhalefet parti yetkililerine gösteren, hatta onay isteyen meslektaşlarımız olmuşsa, ben onlardan değilim. Onlardan olmadım.
Ertesi günkü manşetlerini o anda güçlü gördüğü başka yayın kuruluşlarının yönetimleriyle paylaşan, görüş alışverişi ardından son halini veren medya yöneticilerinden de olmadım.
Bir adım öteye geçeyim. Fehmi Koru’nun 17-25 Aralık 2013 tartışması sırasında Fethullah Gülen ile görüşüp mesajını Başbakan Erdoğan’a iletmek üzere Dolmabahçe’ye alındığında, yanlışlıkla girdiği odada sabah tembihi, ya da talimatı için bekleşen gazete, TV, ajans yöneticileri her kimse, onlar arasında da yoktum, olmadım. Ben de sizin kadar merak ediyorum kim olduklarını.
Bu işlerin içinde olanların madem ortaya çıkacağı yok, bari olmayanlar çıksın. Olmayanlar söylesin. Ben değildim.

Yeni yazılardan haberdar olun! Lütfen aboneliğinizi güncelleyin.

İstenmeyen posta göndermiyoruz! Daha fazla bilgi için gizlilik politikamızı okuyun.

Aboneliğinizi onaylamak için gelen veya istenmeyen posta kutunuzu kontrol edin.

Etiketler: cemaat, dolmabahçe, gazete, hükümet, medya

OKUMAYA DEVAM EDİN

Meydan savaşları: Erdoğan Kayseri, Kılıçdaroğlu Balıkesir’de
İran Savaşı Kaybederse Bir de Tazminat Ödemek Zorunda Kalabilir mi?
The next Turkish elections won’t be between parties, but fronts
  • İkinci Soğuk Savaşın NATO’su Ankara Zirvesinde kuruluyor: 3.0 o demek7 Temmuz 2026
  • NATO’nun Türkiye üzerinden Orta Doğu açılımı ve Trump’ın iki görüşmesi6 Temmuz 2026
  • 2026 Dünya Futbol Kupasına farklı bir bakış5 Temmuz 2026
  • Modern Seyyahların Piri Bir Çizgi Roman Kahramanı: Corto Maltese5 Temmuz 2026
  • ABD 250 yaşında: hâlâ güçlü ama artık her dediği olmuyor4 Temmuz 2026
  • Latin Amerika Trump’ın izinden sağa kayıyor4 Temmuz 2026
  • NATO’da AB ile savunma sanayi ortaklığı ararken otomotiv de tehlikede3 Temmuz 2026
  • Sivas katliamı: kanlı bir petrol savaşının kilit noktasıydı2 Temmuz 2026
  • Silivri’de 9 Temmuz gerilimi: İmamoğlu salondan çıkarıldı2 Temmuz 2026
  • Erdoğan NATO üzerinden AB’de Türkiye’ye yeni bir yer arıyor1 Temmuz 2026
Haberler arşivinde arama yapın...

Siyaset

Ekonomi

Hafıza Kartı

Hayat

Arşiv

English

Hakkımızda

Künye

Yazarlar

Yardım

Reklam & İşbirliği

Bize Ulaşın

tbtcreative.com | UFKZDN © 2024 yetkinreport.com

Kurumsal Bilgiler     ·      Yardım     ·      Kullanıcı Sözleşmesi     ·      Yasal Çekince

TOP