

Rusya’nın Ankara Büyükelçisi Sergey Verşinin: Türkiye’nin NATO tercihine saygı duyuyoruz. İşbirliği olanaklarımız geniş.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın 16-17 Haziran’daki Moskova ziyareti birkaç bakımdan önemliydi. Fidan Moskova’da sadece Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ile görüşmedi. Rusya Cumhurbaşkanı Vladimir Putin’e Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın bir mesajını iletti, ABD-İran mutabakatı ve Türkiye’nin işlevi konusunda bilgi verdi, Ulusal Güvenlik Sekreteri Sergey Şoygu ile de bir görüşme yaptı.
Fidan’ın iki günlük Moskova temaslarındaki bir diğer konu da 7-8 Temmuz’da Ankara’da toplanacak NATO Zirvesi’ydi. Rusya NATO’nun hasım gördüğü ülke. 2022’de Rusya’nın Ukrayna’ya askerî harekâtıyla başlayan savaş, iki taraftan da ağır can kayıplarına rağmen devam ediyor. Bu savaş yalnızca Doğu ve Kuzey Avrupa’yı değil, Karadeniz güvenliğini de tehdit ediyor. Daha geçenlerde Türkiye’nin münhasır ekonomik bölgesi içinde bir ticari gemi daha vuruldu; Türkiye, her iki ülkeyi de bir kez daha uyardı.
Bu konuları Rusya’nın yeni Ankara Büyükelçisi Sergey Verşinin ile görüşme imkânı buldum.
Rusya’nın NATO’dan beklentisi
Verşinin şimdiye dek Rusya’nın Ankara Büyükelçisi olarak atadığı en kıdemli diplomatlardan. Bir önceki görevi 2018-2026 yılları arasında Dışişleri Bakan Yardımcılığı idi. Bu görevde baktığı konular ise Rusya’nın Birleşmiş Milletler’deki varlığı, uluslararası diplomasi ve güvenlik işleriyle Ortadoğu ve Kuzey Afrika bölgesiydi. Daha önce 2011-2020 yılları arasında, yani Arap Baharı krizleri süresince de Rus Dışişlerinin Ortadoğu Kuzey Afrika masasını yönetti.
Verşinin ile Ankara’da Hakan Fidan’ın Moskova’da değindiği konuları da içeren söyleşimizi aynen aktarıyorum:
– 7-8 Temmuz’da Ankara’da toplanacak NATO Zirvesi’nin gündeminde Doğu Avrupa’nın yanı sıra Karadeniz ve Ortadoğu güvenliğinin de bulunması bekleniyor. Sizin bu konudaki beklentileriniz nelerdir?
– NATO’nun gündeminde ne olduğunu bilmiyorum. Bu ittifakla hiçbir bağlantımız yok. Buna rağmen gelişmeleri yakından izliyoruz. NATO Zirvesi’nden beklentimiz dünyanın yeni gerçeklerini dikkate almasıdır.
Askerî çözüm ve Ukrayna
– Yeni dünyanın gerçekleri derken, ne demek istiyorsunuz?
– Artık askeri müdahalelerin çözüm olmadığı görülmeli. Askeri çözümlere yer yok.
– Artık askeri çözümlere yer yok, dediniz. Bu durum Rusya’nın Ukrayna politikasıyla çelişmiyor mu?
– Ukrayna konusunda tutumumuz açık. Biz diyaloğun başlamasından ve çatışmanın kökenindeki nedenlerin dikkate alınmasından yanayız. Ancak NATO’nun Kiev rejiminin yanında olduğunu da görüyoruz. Ona silahların sağlanması, terörist faaliyetlerinin teşvik edilmesinden başka bir işe yaramaz ve bölgede barış ve güvenliğe yönelik ilerlemeyi zorlaştırır.
Karadeniz ve Montrö
– Karadeniz güvenliğine gelince, daha geçenlerde bir ticari gemi daha Türkiye’nin münhasır ekonomik bölgesi içinde vuruldu; Türkiye Rusya’yı da uyardı. Ticari gemilerin seyir güvenliğine yönelik tehdit son bulacak mı?
– Bildiğiniz gibi, Türkiye, Montreux Sözleşmesi’nin ruhuna ve özüne uygun olarak, Karadeniz bölgesinde güvenlik ve istikrarın garantörlerinden biridir. Biz de risklerin en aza indirilmesi için Türk ortaklarımızla yakın temas halindeyiz. Ukrayna rejiminin devam eden provokasyonları, gerçek yüzünün ve müzakere yeteneğinin olmadığını açık bir göstergesidir.
NATO’ya rağmen geniş işbirliği
– Türkiye, Rusya ile ilişkilerini sürdüren nadir NATO ülkelerinden. Türkiye ve Rusya arasındaki yakın ilişkilerin NATO üyeliğine rağmen sürdürülebilmesini nasıl mümkün olabiliyor sizce?
– Rusya ve Türkiye’nin birçok ortak ilgi alanı bulunmaktadır. İşbirliği olanakları oldukça geniştir. Bu alanlar arasında ekonomi, turizm, enerji, ekoloji ve hatta askeri-teknik bağlar da yer almaktadır. Evet, Türkiye bir NATO üyesidir ve Türk ortaklarımızın bu tercihine saygı duyuyoruz. Daha geniş bir bakış açısıyla, halklarımızın karşılıklı yararına ve çıkarlarına olan ve iki ülkenin refahı için koşullar yaratan alanları geliştirmemiz gerekiyor.
Kritik bir dönem
Türkiye’nin Rusya ile ilişkileri NATO’nun Ankara Zirvesi ile yeni bir döneme giriyor.
ABD tarafından en önemli NATO toplantılarından biri olarak tanımlanan Ankara Zirvesi’nde görüşülecek konular yalnızca NATO’nun ABD Başkanı Donald Trump’ın bastırmasıyla askeri ve mali bakımlardan yeniden yapılanmayı değil, Ukrayna sorununu, Karadeniz güvenliğini ve Ortadoğu’yu da ilgilendiriyor.
Verşinin “yakından izliyoruz” derken bir yandan Rusya’nın Ukrayna sorunundaki sıkışmasını aşmaya çalışırken diğer yandan güney bölgesinde yeni baskı kaynaklarıyla karşılaşma ihtimalini de kast ediyor.
Türkiye’nin ise bir yandan NATO gereklerini yerine getirirken diğer yandan da Batı’dan gelebilecek baskılara rağmen kendi ulusal çıkarları doğrultusunda Rusya ile de dengeyi korumaya devam edeceği, bunun Moskova’nın da beklentisi olduğu anlaşılıyor.


