ABD ile İran arasındaki (başlatan İsrail’in artık adı anılmayan) savaş yalnızca iki devlet arasındaki askerî hesaplaşmadan ibaret olmaktan çıktı. Yemen’deki Husilerin Suudi Arabistan’ın Cizan ve Yenbu’daki stratejik Aramco tesislerini hedef alması Kızıldeniz ile Hürmüz hattındaki enerji güvenliği kaygılarını aynı anda büyüttü. Saldırıların hemen ardından Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler’in Suudi mevkidaşıyla bölgesel savunma ve güvenlik
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın 16-17 Haziran’daki Moskova ziyareti birkaç bakımdan önemliydi. Fidan Moskova’da sadece Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ile görüşmedi. Rusya Cumhurbaşkanı Vladimir Putin’e Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın bir mesajını iletti, ABD-İran mutabakatı ve Türkiye’nin işlevi konusunda bilgi verdi, Ulusal Güvenlik Sekreteri Sergey Şoygu ile de bir görüşme yaptı. Fidan’ın iki günlük Moskova temaslarındaki bir
İngiltere’nin Ankara Büyükelçiliğinde 12 Mayıs akşamüzeri ilginç bir toplantı vardı. Pek alışılmadık şekilde, Fransa ve Almanya büyükelçiliklerinin de katkısıyla düzenlenen ve yalnızca davetlilere açık toplantının konusu 7-8 Temmuz’da (*) Ankara’da yapılacak NATO liderler zirvesiydi. Toplantı kuraları gereği “Bir NATO Diyalogu” başlıklı toplantıya kimlerin katılıp kimin ne dediğini yazamıyorum. Ancak üç ülkenin temsilcileriyle birlikte Türk Dışişleri’nden


