Yetkin Report

  • English
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Hafıza Kartı
  • Hayat
  • Yazarlar
  • Arşiv
  • İletişim

Arap baharı unutulunca hesaplar Şam’dan döner

Yazar: Nuri Çolakoğlu / 04 Mart 2020, Çarşamba / Oda: Siyaset
2011 yılındaki Kahire Tahrir Meydanı gösterilerinden bir görünüm. (Foto: Jonattan Rashad)

Nuri Çolakoğlu

Günlerdir, haftalardır televizyonlardaki haberleri, tartışmaları izliyorum, gazeteleri, internetteki yorumları takip ediyorum. Tabii hep konumuz İdlib. Ama bu sorunu anlamaya, denklemi çözmeye çalışırken en önemli noktanın hep gözden kaçırıldığını görüyorum. Hem de bu 200 yıllık bir sevda.

Biraz daha açık anlatayım. Doğu Avrupa steplerinde küçük bir beylikten, Moskova Knezliği’nden doğup büyüyen Rusya’nın 200 yıldır hayallerini süsleyen sıcak denizlere çıkmak, oradan dünya denizlerine açılmak vardı. Ama kuzeyi ve doğusu buzlarla kaplı ya da her yere çok uzak denizlerle çevrili olduğu için bu hayalini bir türlü gerçekleştiremiyordu. Ne çarlık döneminde, ne de artık dünyanın en büyük güçlerinden biri kabul edildiği Stalin döneminde ve onu izleyen Soğuk Savaş’ın ilk on yılında.

Ama 1950’lerin ortasından itibaren Arap dünyasındaki uyanış ve sömürgecilik döneminin sona ermesi, Rusya’nın önünü açtı, hayallerine kavuşmasının yolları açıldı.

Bağımsızlığını yeni kazanan Arap ülkelerinde esen devrimcilik rüzgarları Rusya’da güçlü bir müttefik buldu. Bu ilişki ise Rusya’nın özellikle Akdeniz çevresinde rüyasında görse bile inanamayacağı kadar çok sayıda üsse sahip olması ile sonuçlandı.

Bu hoş hikaye Rusya’da Pestroiyka, Glasnost döneminde biraz pusulasını şaşırması ve hemen ardından da patlak veren Arap baharı ile sona erdi. Cezayir, Libya ve Mısır’ın kontrolden çıkması ve Suriye’nin de ayrı yolu tutması Rusya’ya ağır geldi, son bir hamle ile üslerinin bulunduğu Suriye’de sahaya çıktı. Önce kenardan köşeden sonra da, topyekun dövüşmeye başladı, sonunda tümden maça katıldı. Bu arada Suriye’deki deniz üssünün yanına hava üsleri ve diğer askeri mevziler de elde etti.

Amerika’nın Büyük Orta Doğu rüyası yerle bir olurken Rusya bölgedeki en önemli oyuncu oldu.

Türkiye’nin istediği, Rusya’nın Esad rejimini desteklemeyi bırakması, aslında Moskova’nın elindeki son mevziyi de terk etmesi ve sıcak denizlere veda etmesi anlamına geliyor.

Bunu anlamadan, Rusya’nın elde ettiği kazanımları bir şekilde elde tutmasını sağlayacak bir formül bulunmadan yapılan bütün hesaplar Şam’dan dönmeye mahkumdur.

Yeni yazılardan haberdar olun! Lütfen aboneliğinizi güncelleyin.

İstenmeyen posta göndermiyoruz! Daha fazla bilgi için gizlilik politikamızı okuyun.

Aboneliğinizi onaylamak için gelen veya istenmeyen posta kutunuzu kontrol edin.

Etiketler: Arap Baharı, Esad, Rusya, sıcak denizler, Suriye, Türkiye

OKUMAYA DEVAM EDİN

Koronavirüs ne zaman kontrol altına alınabilecek?
Ayıp Disney+: Ermeni Komitesi baskısıyla Atatürk dizisini kaldırdılar
Türkiye’nin Demokrasiyle 15 Eylül Sınavı
  • Savunma Sanayii: Kimlik İnşa Eden Bir Siyasal Teknoloji13 Şubat 2026
  • Şi’den Çin Ordusunda Büyük Tasfiye: Yolsuzluk, Tayvan ve Lidere Sadakat13 Şubat 2026
  • Erdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde13 Şubat 2026
  • Erdoğan, Miçotakis’le Ege konuşurken, Libya’yla Petrol Anlaşması Yapıldı12 Şubat 2026
  • DEM Parti–Erdoğan Görüşmesi: Süreç Kurumsallaşıyor mu?12 Şubat 2026
  • Akın Gürlek Ataması Meclis’i Karıştırdı: İlk Skandal, İlk Kavga11 Şubat 2026
  • Erdoğan’ın Adalet ve İçişleri’ne İki Şahini Ataması Ne Anlama Geliyor?11 Şubat 2026
  • İstinaf Mahkemeleri Savunma Hakkını Kısıtlamamalı11 Şubat 2026
  • Japonya’da İlk Kadın Başbakan Takaichi’nin Tarihi Zaferi10 Şubat 2026
  • Akran Zorbalığı Sicili ve Üniversiteye Kabulde Güney Kore Örneği10 Şubat 2026
Haberler arşivinde arama yapın...

Siyaset

Ekonomi

Hafıza Kartı

Hayat

Arşiv

English

Hakkımızda

Künye

Yazarlar

Yardım

Reklam & İşbirliği

Bize Ulaşın

tbtcreative.com | UFKZDN © 2024 yetkinreport.com

Kurumsal Bilgiler     ·      Yardım     ·      Kullanıcı Sözleşmesi     ·      Yasal Çekince

TOP