Avatar

Gazeteci-Yazar

Ankara Biden’ın ABD Başkanı seçilmesinin kısa vadede Erdoğan ve Türkiye’nin zararına olacağı, ancak uzun vadede Trump’dan daha az zarar vereceği kanısında. (Foto: Cumhurbaşkanlığı)

ABD Başkanlık seçiminde Demokrat aday Joe Biden önde görünüyor. Hatta Başkan Donald Trump’ın ateşli savunucusu Fox TV’nin yaptırdığı ankete göre de 8 puan önde. Bu fark dört yıl önce Hillary Clinton’ın anketlerde Trump’ın önünde görünmesinden daha fazla bir fark. Yine de anketlerde görünmeyen bir “Mahçup Trumpçılıktan” söz ediliyor. Kimin kazanacağı bütün dünya için olduğu kadar Türkiye için de önemli. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın adı dünyada Trump ile birlikte anılıyor. Biden kazanırsa Türkiye’nin bu yüzden ABD’den gelecek yaptırım ve benzeri hamlelere ne kadar hazır olduğu ciddi bir sorun. Bu satırlar yazılırken liranın dolar karşısındaki değerinin 8,45’e düşmüş olduğunu hatırlatmak gerekiyor.
Türkiye’yle kırk yıldır ilgilendiği bilinen Biden’ın son zamanlarda Erdoğan ve Türkiye’ye yönelik sert çıkışları ve yaptırım vaatleriyse ortada.
Ancak son gelişmeler Ankara’nın gerektiğinde bir viraj almaya hazır olduğunu gösteriyor. Son birkaç haftadır Ankara-Washington hattında hızlanan paralel diplomasi sonucunda Erdoğan ABD hesaplarına Biden’ın kazanabileceği ihtimalini de katmış bulunuyor.

Ankara’nın değişim işaretleri

YetkinReport’a bilgi veren diplomasi, siyaset ve ekonomi dünyasından kaynaklardan edinilen izlenime göre, Ankara’nın muhtemel Biden yönetimine hazır hale gelme çabası şu değerlendirmeyle özetlenebiliyor:
• Trump kazanırsa bu kısa vadede Türkiye ve Erdoğan’ın yararına olur. Ancak uzun vadede zarar daha yüksek olur. Bu değerlendirmenin bir sebebi da artık Beştepe’nin de Trump’ın kazanması halinde dünya çapında siyasi ve ekonomik kaosun artabileceğine inandığı yönünde. Türkiye, yaşadığı sorunlara ek olarak siyasi ve ekonomik durumu itibarıyla bu şoklara hazır olmayabilir.
• Biden kazanırsa bu kısa vadede Türkiye’nin zararına olur. Biden, Trump’ın yakın olduğu her lider gibi Erdoğan’ın da üzerine gelebilir. Buna ek olarak S-400 gibi Pentagon’un çok bastırdığı stratejik bir konu var arada. Ancak uzun vadede Biden’ın kazanması Türkiye’nin yararına olur. Bundaki en önemli etken, gelişmelerin içindeki bir kaynağın ifadesiyle, Biden’ın daha “rasyonel ve öngörülebilir” olması.
Özetle Beştepe’de, Biden’ın kazanmasının Türkiye’ye uzun vadede “daha az zarar” vereceği ve “Türkiye’deki gelişmelere bağlı olarak” yararına olabileceği kanaati olgunlaşıyor.

“Daha az zarara” hazır olmak

Bu değerlendirmede, son birkaç ay içinde Ankara ve Washington arasında, ayrıntıları henüz net olarak görülemeyen paralel diplomasi çabalarının da payı olduğu anlaşılıyor.
Halen Türkiye ve ABD arasındaki en ciddi konu Rusya’dan alınan S-400 füzeleri. Bir NATO üyesinde Rusya’nın daha üstün teknolojiye sahip bir silah sisteminin bulunması, ABD Savunma bakanlığının stratejik senaryo haritalarını dahi etkilemiş durumda.
Öte yandan Biden dört yıl önce Başkan Yardımcısı olarak bıraktığı Beyaz Saray’a başkan olarak dönerse farklı bir Türkiye bulacak. Erdoğan’ın riski yüksek askeri diplomasisi sonucunda Türkiye şu anda Suriye’nin yanı sıra, Libya ve Azerbaycan-Ermenistan masasında da fiilen yer tutuyor, Suriye ve Doğu Akdeniz’de kendisi masada olmadan sonuç alınamayacağını göstermiş bulunuyor.
Biden ve Obama’dan devraldığı ekibinin Erdoğan ve Türkiye’ye olumsuz bakışı ortada olmasına rağmen, Türkiye’yi Rusya, Çin ve İran’a itecek şiddette hamleler yapması beklenmiyor.
Ancak ekonomik durumunun bu iddialı dış politikayı sürdürmesine ve içeride iktidarını korumasına ne kadar yardımcı olacağı büyük bir soru işareti.

Ekonomiye etkileri

Ekonomi deyince ilk akla gelen Biden’ın Halkbank davası üzerinden Erdoğan’ı sıkıştıracağı oluyor. Oysa bir kaynağım, “İlla Halkbank’a gerek yok ki” dedi; “Trump bir Twitle ABD Başkanının Türk ekonomisine ne yapabileceğini gösterdi maalesef. Bunu Biden’ın da yapabileceğine hazır olmalıyız.”
Hazır olmak aslında bunu yapmasına meydan vermemek demek. Bu da sadece dış politikayı ilgilendiren bir durum değil. Kaynaklarımın “Türkiye’deki gelişmelere bağlı olarak” diye vurguladığı durum da iç siyasetle bağlantılı. En önemli konu, ekonomi açısından da Türkiye’de hukuk ve demokrasinin kalitesinin yükseltilmesi olacaktır. Buradaki sorun, Erdoğan’ın Türkiye’de hukuk ve demokrasinin kalitesini yeniden AB düzeyine yaklaştırmaya ne kadar hazır olduğu. Çünkü Trump ile küresel çapta başlayan hukuk tanımazlık ve tek adam yönetimleri eğilimi, Türkiye’de zaten var olan gidişi etkiledi.
Bunları konuşmak için belki biraz erken. Ama Biden kazanırsa bunun Türkiye ekonomisi olduğu kadar iç ve dış politikasında yol açacağı değişimlere de hazır olmak gerek.
Özetle, Erdoğan da Biden’in seçilmesi ihtimaline hazır olduğu mesajını veriyor.