Yetkin Report - Murat Yetkin

  • English
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Hafıza Kartı
  • Hayat
  • Yazarlar
  • Arşiv
  • İletişim

Çelişkiler İçindeyiz. İmralı’yı Öğrenemeyecek miyiz? Gizlenen Nedir?

Yazar: Murat Yetkin / 27 Kasım 2025, Perşembe / Oda: Siyaset

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Terörsüz Türkiye için CHP’nin desteğini gözetse de, varoluşsal saldırı altındaki Özgür Özel yönetiminden istediğini alamıyor. Çelişkiler büyüyor. (Foto: Cumhurbaşkanlığı)

Çelişkiler içindeyiz.
Bir yandan PKK ile diyalog içinde Kürt sorununa siyasi çözümle demokrasiyi geliştirme iddiası içindeyiz. Diğer taraftan AİHM kararlarına rağmen Kürt siyasetçi Selahattin Demirtaş’ı hapiste tutmaya devam ediyor, gazeteci Fatih Altaylı’yı sırf daha sonra benzeri lafların söylenmesini caydırmak için, ibret olsun diye hapis cezasına çarptırıyor, muhalefeti yargı kararları ile hizaya getirmeye çalışıyoruz.

Çelişkiler İçindeyiz

PKK lideri Abdullah Öcalan’dan Suriye’de ABD korumasında büyüyen SDG’ye silah bırakma çağrısında bulunması beklentisiyle TBMM heyeti gönderiyoruz, ama bunun sonuçlarını halkla paylaşmıyoruz. Meclis Genel Kuruluyla da Meclis Komisyonuyla da paylaşmıyoruz.
AK Partili Hüseyin Yayman, DEM Partili Gülüstan Kılıç Koçyiğit ve MHP’li Feti Yıldız’dan oluşan heyet, 24 Kasım’da yapıldığı açıklanan İmralı görüşmesi hakkında 26 Kasım’da TBMM Komisyonunu bilgilendirecekti.
Olmadı. Şimdi 4 Aralık tarihi duyuruldu.
Bakalım o zamana dek sansürlenen bir kısmı olacak mı? Gizlenen nedir? DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, bütün tutanakların açıklanmasından yana olduğunu söyledi ama mesele Öcalan’ın “serbestliği” olunca uzlaşma da mümkün olabilir DEM için.
26 Kasım’da açıklama gelmedi ama o gün Plan Bütçe Komisyonunda Konuşan Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, ilk günden itibaren benimsediği tutumunu korudu: PKK tüm “iltisaklı”, bağlantılı unsurlarıyla birlikte silahları teslim etmeli. Sanırım gelinen aşamada SDG’nin Suriye ordusunun komutası altına girmesi bunu karşılayacak. Ya da gerçekten öyle mi?
Çelişkiler içindeyiz.

Kritik Bir Aşamadayız

Terörsüz Türkiye sürecinin kritik bir aşamada olduğu en çok nereden belli biliyor musunuz? Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Güney Afrika seyahatinde uçağına kabul ettiği gazetecilerin sorusuna rağmen, Öcalan ile görüşmek için İmralı Cezaevine giden heyete üye vermeyen CHP’yi bu nedenle eleştirmemesinden.
Seyahate katılan gazeteci Abdülkadir Selvi, Hürriyet’te açıkça yazmış:
• “CHP’nin İmralı heyetine karşı çıkmasını, eleştirmesini bekliyordum. En azından bunu bir çelişki olarak yorumlar diye düşünüyordum. Erdoğan, CHP’ye değinmedi. CHP’nin kararına ilişkin en ufak bir değerlendirme yapmadı.”
Uçaktaki meslektaşlar da CHP manşeti çıkamadıkları için çelişkiler yaşamış, anlam vermeye çalışmışlar. Ankara kulislerinin tozunu çok yutmuş Selvi’nin yanıtı şöyle:
• “Sürece ilişkin yapılacak yasal düzenlemelerde CHP’nin desteği bekleniyor. (…) Çünkü Terörsüz Türkiye sürecinde daha yürünecek çok yol, yapılacak çok düzenleme var. CHP’nin varlığı bu açıdan önemli.”
CHP’ye ihtiyacımız var, bu taraftan yüklenmeyelim ama bir yandan CHP’yi içten dıştan darbelemeye devam edelim; çelişkiler içindeyiz.

Hani CHP’siz de Olurdu?

Oysa Erdoğan’ın Cumhur Müttefiki MHP lideri Devlet Bahçeli yine aynı 26 günü CHP’yi çırak çıkartarak “Gelmezseniz gelmeyin” dedi.
Ama DEM Parti de PKK da CHP’siz eksik olur, süreç tamamlanamaz beyanında bulundu.
AK Parti-DEM-MHP üçgeninde de çelişkiler var.
Kulis tozu yutan bir başka meslektaşımız, Deniz Zeyrek’in bildirdiğine göre, Öcalan karşısında CHP’den kimse görmeyince hayal kırıklığı yaşamış. Görüşmeyi bir hatıra fotoğrafla belgeleme işi de AK Partiye takılmış medyaya sızan bilgilere göre. Fotoğraf önemliydi oysa.
Baksanıza, Cumhuriyet’e konuşan Özgür Özel, AK Parti’nin CHP’nin katılmasını sağlamak için teması tamamen gizli tutmayı, gidildiğini sonradan açıklamayı bile önerdiğini söylemiş. Gerçi AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler bunu yalanladı (*) ama AK Parti’nin de DEM’in de Terörsüz Türkiye süreci için CHP’ye ihtiyacı olduğu görülüyor; CHP iç cephenin güçlendirilmesi için meşruiyet demek. Ama Özel yönetimindeki CHP, kendisi varoluşsal bir saldırı altındayken AK Partinin her dediğini koşulsuz yapmaya yanaşmıyor.
Erdoğan için sorun CHP olmaktan çok Özel yönetimindeki CHP.
Bilmem anlatabiliyor muyum? Çelişkiler içindeyiz.

(*) 27 Kasım 2025, 16.48’de güncellenmiştir.

Yeni yazılardan haberdar olun! Lütfen aboneliğinizi güncelleyin.

İstenmeyen posta göndermiyoruz! Daha fazla bilgi için gizlilik politikamızı okuyun.

Aboneliğinizi onaylamak için gelen veya istenmeyen posta kutunuzu kontrol edin.

Etiketler: İmralı, Öcalan, Özgür Özel, PKK, Terörsüz Türkiye

OKUMAYA DEVAM EDİN

Gazeteci susturmakta yeni ve tehlikeli trendler
Altılı Masanın En Büyük Zorluğu Ortak Aday
Kılıçdaroğlu kadınların gönlünü kazanmaya çalışırken Erdoğan
  • Türkiye’nin kıtalararası balistik füze ilanı ne anlama geliyor?7 Mayıs 2026
  • Veri Merkezleri ve Enerji: Yeni Jeopolitiğin Kalbi7 Mayıs 2026
  • Bahçeli’nin “Öcalan Barış Süreci Koordinatörü olsun” önerisinin perde arkası5 Mayıs 2026
  • Türkiye-AB geriliminde Temmuz eşiği. Erdoğan aslında ne dedi, ne yapmalı?5 Mayıs 2026
  • ABD-Çin Pazarlığı: Beklentiler Büyük Ama Dağ Fare Doğurabilir5 Mayıs 2026
  • Nisan Enflasyonu Hedefin Çok Üzerinde, Savaş Tek Neden Değil5 Mayıs 2026
  • Özel: CHP savunmadan hücuma çıkıyor4 Mayıs 2026
  • İspanya Başbakanı uçak arızasıyla indiği Ankara’dan ayrıldı4 Mayıs 2026
  • “Aile ve Nüfus 10 Yılı” Kararı ve Eşitlik İlkesi4 Mayıs 2026
  • Ukrayna’nın Hayal Kırıklığı Türkiye’ye Tanıdık Geliyor4 Mayıs 2026
Haberler arşivinde arama yapın...

Siyaset

Ekonomi

Hafıza Kartı

Hayat

Arşiv

English

Hakkımızda

Künye

Yazarlar

Yardım

Reklam & İşbirliği

Bize Ulaşın

tbtcreative.com | UFKZDN © 2024 yetkinreport.com

Kurumsal Bilgiler     ·      Yardım     ·      Kullanıcı Sözleşmesi     ·      Yasal Çekince

TOP