

Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş’un Kemal Kılıçdaroğlu’nun başvurusunu geri çevirmesiyle Özgür Özel CHP-butlan krizinde yasal planda bir kazanım elde etti: Grubu topluyor. (Arşiv foto)
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Kemal Kılıçdaroğlu’nun Özgür Özel’in 2 Haziran’da CHP grubunu toplamasına yetkisinin bulunmadığı, engel olunması gerektiği yolundaki başvurusunu geri çevirdi. Kurtulmuş, Finlandiya’ya yaptığı resmi gezi sırasında sorulması üzerine “Meclis mahkeme değil, benim de vazifem değil” yanıtını verdi. Kurtulmuş, yaklaşımını bir mektupla Kılıçdaroğlu’na ileteceğini de açıkladı.
Kurtulmuş’un açıklaması öncesinde TBMM Başkanlık Divanı üyeleri ve Meclis Başkanvekillerinin aralarındaki gayriresmi görüşmelerinde de benzer yaklaşımın hâkim olduğu öğrenildi. Kurtulmuş bunun üzerine Meclis Başkanlığı’nın, sadece parti gruplarından gelen bildirimlere göre işlem yapacağını söyledi ve Başkanlığın “Herhangi bir parti içi ya da grup içi ihtilafın tarafı değildir, görevi bu değildir, vazifesi de bu değildir” açıklamasını yaptı.
Bu gelişmenin ardından TBMM’nin faaliyetlerinin kamuoyunu bilgilendirmek amacıyla aktarıldığı duyuruya da “Saat 13:30 CHP Grup toplantısı” maddesi eklendi.
Erdoğan konuştu: bizi ilgilendirmiyor
Kurtulmuş’un bu kararı ardından, kabine toplantısı çıkışında konuşan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, CHP’deki gelişmeler üzerine ilk kez konuştu ve şunları söyledi:
• “Ana muhalefet partisi içinde gerilimler bizi ilgilendirmiyor. Kurultay salonlarından, mahkeme salonlarına taşan bu siyasi ve hukuki gerilimlerde yokuz, olmadık ve olmayacağız.
• “Sokaklarımızın karıştırılmasına, milletimizin kutuplaştırılmasına, halkla güvenlik görevlilerinin karşı karşıya getirilmesine izin vermeyiz.”
Öte yandan “FETÖ kumpas davaları” diye anılan Ergenekon davalarında müebbet hapse mahkûm edildikten sonra beraat eden 26’ncı Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ, Kılıçdaroğlu’nun 30 Mayıs konuşmasında CHP’ye “FETÖ ajanlarının” sızmasını fark edemediği için özür dilemesi hakkında bir açıklama yaptı. Başbuğ, Özel’in, Türkiye’de birileri FETÖ’cülükle suçlanacaksa, akla gelebilecek en son isimlerden biri” olduğunu söyledi.
Özel’in taktiği işe yaradı
Böylelikle CHP’de istinaf mahkemesinin mutlak butlan kararıyla genel başkanlık görevinden alınan Özel, mahkemece atanan önceki genel başkan Kılıçdaroğlu’na karşı önemli bir yasal üstünlük sağladı.
Özel, Kılıçdaroğlu’na kurultay çağrısı yapmak üzere imzaların da tamamlandığını, derhal kurultaya gidilmesi gerektiğini söyledi.
Özel, Kılıçdaroğlu’nun milletvekili olmaması dolayısıyla TBMM Grup başkanı olamayacağından hareketle Meclis grubunu toplamış ve grup başkanı seçilmişti.
Kılıçdaroğlu bunun üzerine, mahkeme kararına göre kendisinin genel başkan olduğunu vurgulayarak Kurtulmuş’a CHP grubunun 2 Haziran’da toplanmasının engellenmesi çağrısında bulunmuştu.
CHP’nin Grup İç Yönetmeliği gereği yapılan seçim kapsamında, Özel’in kapısındaki Genel Başkanlık tabelasını kaldırarak Grup Başkanı tabelasını koyduklarını belirten Kurtulmuş, TBMM’nin CHP’nin iç çekişmesinin ele alınacağı bir mahkeme olmadığını da vurguladı. Kurtulmuş, “CHP Genel Başkanlığına bu çelişkinin giderilmesi için yazı yazarak, bu hususu talep edeceğiz. Bundan sonraki tartışmalarda ve çelişkilerde Meclis Başkanlığının re’sen bir işlem yapma yetkisi yoktur, vazifesi de değildir.”
Grup toplantısının yapılması durumunda yarın TBMM TV’den bunun verileceğini de açıkladı. Özel bu taktiğiyle Meclis İç Tüzüğü’ne hâkimiyetini de göstermiş oldu.
CHP’de Grup Başkanvekilleri tartışması
Grubun toplanmasıyla ilgili duruma Kurtulmuş noktayı koyarken, bu kez CHP grup başkanvekillerinin durumuna ilişkin tartışma alevlendi.
CHP Grubu’nun üç başkanvekilinin “İkinci dönemleri seçimle değil, Genel Başkan Özel’in takdiriyle uzatıldığı için göreve devam edemeyecekleri” ileri sürülüyor.
TBMM Grup İç Yönetmeliği’ne göre, Grup Başkanvekilleri bir yasama döneminde biri iki yıl, diğeri de üç yıllığına olmak üzere iki kez seçiliyor.
Her üç grup başkanvekili, Murat Emir, Gökhan Günaydın ve Ali Mahir Başarır, genel seçimin ardından aday olup seçildiler. İlk dönemdeki görev süreleri olan iki yılı geçen sene doldurdular. Yeniden seçim yapılması gerekiyordu.
Ancak Parti Tüzüğü, milletvekili olan Genel Başkan’a seçilmiş grup başkanvekillerinin ikinci dönemde görev sürelerini uzatma hakkı veriyor.
Özel de Genel Başkan ve Grup Başkanı olarak bu yetkisini kullandı ve üç grup başkanvekilinin görevlerini, ikinci dönemdeki üç yıllık süre için uzattı.
Özel’in uzatma yetkisi sorunu
Tartışma da bu noktadan çıkıyor.
Kılıçdaroğlu taraftarları, İstinaf Mahkemesi’nin mutlak butlan kararıyla Özel’in 2023 tarihinde kurultayla elde ettiği Genel Başkanlık görevini yok saydığını, dolayısıyla aldığı kararların da yok hükmünde olduğunu iddia ediyor.
Grup başkanvekillerinin görev süresini uzatma yetkisinin de bu kapsamda yok hükmünde olduğunu, dolayısıyla görevlerinin sona erdiğini ileri sürüyor.
Özel taraftarları ise bu görüşe tepkili.
Nitekim Grup Başkanvekili Emir, “Genel Başkan Özel’in geçmişte aldığı tüm kararların geçerliliğini koruduğunu ve ayakta olduğunu” anımsattı, bu kapsamda kendilerinin görevlerinin de devam ettiğini vurguladı.
Emir haklı, çünkü Grup İç Yönetmeliği’nin 7’nci maddesi gereği, grup başkanvekilleri salt çoğunlukla seçilir, Genel Başkan dilerse ikinci dönem görev sürelerini uzatır.
Ayrıca İstinaf Mahkemesi mutlak butlan kararı vermiş olmakla birlikte, karar kesinleşmedi; Yargıtay aşaması devam ediyor.
Bu durumda Grup Başkanvekillerinin görev süresinin sona erdiğini ileri sürmek Grup İç Yönetmeliği ile çelişiyor.
Bütün işlemler yok sayılırsa…
Görünen o ki, başkaca bir gelişme olmazsa CHP Grubu Özel’in konuşacağı toplantısını yapsa da CHP’deki tartışmalar bitecek gibi görünmüyor.
Dahası, eğer Kılıçdaroğlu’nun taraftarlarının dile getirdiği gibi Genel Başkan olarak Özel’in altına imza koyduğu kararları yok sayılırsa, belediye başkanlarının tamamından tutun, partinin bütün harcamaları ve eylemleri yok sayılır.
Bunun altından da kimse kalkamaz…


