Mutlak butlan kararıyla siyasetin olağan akışına yapılan müdahale artık CHP sınırlarını aştı, Türkiye’de zaten düşe kalka ilerleyen demokrasinin kalitesini daha da sorgulanır hale getirdi. O kadar ki TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş bile CHP’nin kurumsal kimliğine daha fazla zarar gelmemesi için CHP’lilere sorumluluk çağrısı yapıyor. İşin bu raddeye geleceğini muhtemelen Ekrem İmamoğlu’nun adaylığını engelleyip Özgür Özel’i
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Kemal Kılıçdaroğlu’nun Özgür Özel’in 2 Haziran’da CHP grubunu toplamasına yetkisinin bulunmadığı, engel olunması gerektiği yolundaki başvurusunu geri çevirdi. Kurtulmuş, Finlandiya’ya yaptığı resmi gezi sırasında sorulması üzerine “Meclis mahkeme değil, benim de vazifem değil” yanıtını verdi. Kurtulmuş, yaklaşımını bir mektupla Kılıçdaroğlu’na ileteceğini de açıkladı. Kurtulmuş’un açıklaması öncesinde TBMM Başkanlık Divanı üyeleri ve
“Anadolu huzura, Öcalan umuda, Ahmetler makama, Demirtaş yuvasına dönünceye kadar kararımız nettir.” MHP lideri Devlet Bahçeli, partisinin Meclis Grubuna hitabını bu cümleyle bitirdi. Aslında Bahçeli, daha önce; • PKK lideri Abdullah Öcalan’ın Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesindeki “umut hakkından” yararlanabileceğini de, • Mardin’de DEM’li Ahmet Türk, Esenyurt’ta CHP’li Ahmet Özer’in yerine atatan kayyımların geri çekilerek makamlarına
PKK’nın 11 Temmuz’da silah bırakma yönünde yaptığı açıklama ve ardından 26 Ekim’de Türkiye’den çekilmeye başladığını ilan etmesi, “Terörsüz Türkiye” sürecinde sembolik olarak çok önemli iki dönüm noktasıydı. Bu çekilme kararı sonrası yapılan ilk Terörsüz Türkiye Komisyonu toplantısının ardından, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş “Nihai rapor safhasındayız” açıklamasıyla sürecin olgunlaştığı mesajını verdi. Yalnızca İç Politika değil Bunun
İktidardaki AK Parti, Meclis’te kendisinden sonra ikinci ve üçüncü büyük gruba sahip muhalefet partileri CHP ve DEM’i, siyasetleri açısından değerli birer kişiyi hapisten çıkarma gündemine sıkıştırıp kendi gündemine odaklanma çabasında. İç siyasette olan biteni bir cümlede özetlemeye kalkarsanız işin özeti budur. Bir cümlede ifade edilemeyecek konu yoktur. Zordur ama beyninizi bir cümlede ifade etmeye zorladığınızda
TBMM başkanı Numan Kurtulmuş Meclis’te kurulacak ve henüz ismi üzerinde anlaşma sağlanamasa da “Terörsüz Türkiye” Komisyonun Ağustos’un ilk haftasında toplanacağını ve kararların 5’te 3, yani nitelikli çoğunlukla anılacağını açıkladı. Kurtulmuş bu açıklamayı 30 Temmuz’da Dünya Parlamenterler Birliği toplantıları için bulunduğu İsviçre’de yaptı. Kurtulmuş’un bu açıklaması günler süren tartışmaların ardından CHP lideri Özgür Özel’in aynı gün
Artık gündemi halkın geçim sıkıntısından, ekonomiden saptırma hamlesi olarak dahi sayamıyoruz daha resmen açıklanmadan bıktıran yeni Anayasa tartışmalarını. Halkın umurunda değil yeni Anayasa, herkes amacın Cumhurbaşkanına dördüncü adaylık yolu açmak için yeni Anayasa istendiğine inanıyor. Ama geçim sıkıntısı milyonların umurunda. Yeni hafta başlıyorken milyonların hafta sonunda bir bardak suda koparılan Anayasa’nın üçüncü maddesi tartışmasını konuşacağını
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan 9 Ekim’de AK Parti Grubuna hitabına Kobani ve ona bağlı 6-8 Ekim olaylarının onuncu yılını hatırlatarak başladı. Ardından sözü doğrudan MHP lideri Devlet Bahçeli’nin TBMM’nin 1 Ekim’de yeni yasama yılı açılışında siyasi rakipleriyle el sıkışmasına getirdi. Bahçeli o eli sadece MHP değil, Cumhur ittifakı, AK Parti-MHP ortaklığı adına uzatmıştı. O el “85
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş 1 Ekim’deki yasama yılı açılışı öncesi 30 Eylül’deki basın toplantısında yeni Anayasa yapmanın bir aritmetik meselesi olduğunu ve TBMM’de 400 oy bulunması gerektiğini söyledi. Yeni Anayasa konusunun halen toplumun önceliği olmadığının “aşikâr” olduğunu söyleyen Kurtulmuş, buna rağmen Meclis’in darbe gibi bir dış etki olmadan Anayasa yapabileceğinin gösterilmesi gerektiği, bunun için de









