Yetkin Report

  • English
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Hafıza Kartı
  • Hayat
  • Yazarlar
  • Arşiv
  • İletişim

ABD-İran Görüşmesi İstanbul’da Ama Hala Yürekler Ağızda

Yazar: Murat Yetkin / 03 Şubat 2026, Salı / Oda: Siyaset

ABD Ortadoğu Temsilcisi Steve Witkoff (solda) ve İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi’nin 6 Şubat’ta İstanbul’da beklenen görüşmesi gerilimin düşeceği ümidi doğursa da Ankara 12 gün savaşında olduğu gibi “heyetlerden önce füzelerin uçması” kaygısında.

ABD ve İran heyetlerinin, Türkiye’nin önerisiyle 6 Şubat Cuma günü İstanbul’da görüşme yapması bekleniyor. Gerçekleştiği takdirde, ABD Başkanı Donald Trump’ın Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi arasındaki görüşme, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın ev sahipliğinde yapılacak. Bu Haziran 2025’teki 12 gün savaşı ardından iki ülkenin doğtudan ilk görüşmesi olacak.

Görüşmenin, Trump’ın İran üzerindeki baskıyı artırmak için Ortadoğu’ya asker yığıp saldırmakla tehdit ettiği sırada yapılması bekleniyor. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan geçtiğimiz günlerde hem İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan hem de Trump ile telefon görüşmelerinde, eğer iki lider onaylarsa Türkiye’nin ister dolaylı ister doğrudan birbirleriyle görüştürmeye hazır olduğunu söylemişti.

Türkiye Rusya-Ukrayna, Gazze gibi örneklerden sonra bir kez daha barış, ya da belki daha doğru deyimle çatışmasızlık diplomasisi ile öne çıkıyor.

Amerikan haber sitesi Axios, Türkiye ile birlikte Mısır ve Katar’ın da ABD’nin İran’a saldırmasını önlemek, o arada İran’ı da taviz vermeye ikna etmek için devrede olduğunu duyurdu. Görüşmenin 6 Şubat’ta İstanbul’a yapılacağının 2 Şubat akşam saatlerinde duyulması öncesinde de Fidan’ın yanı sıra Suudi Arabistan ve Mısır dışişleri bakanları da Arakçi’yi arayarak ABD ile görüşmesinde uzlaşmacı tutumla ülkesini saldırıdan sakınmasının telkin ettikleri anlaşılıyor.

Heyetlerden Önce Füzeler Uçarsa?

Sadece Türkiye değil, bölgedeki Arap ülkeleri de ABD’nin İran’a askeri müdahalesine karşı tutum alıyor. Suudi Arabistan ve BAE bir saldırı durumunda hava sahalarını ABD uçaklarına kullandırmayacaklarını duyurdu. ABD’nin önemli askeri yığınak yaptığı Ürdün de topraklarını İran’a karşı “saldırı rampası” olarak kullandırmayacağını ilan etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 3-4 Şubat’ta önce Suudi Arabistan, sonra Mısır’daki temaslarında Gazze’deki durumun yanısıra “İran krizinin daha fazla tırmanmaması için” neler yapabileceklerini de söyledi.

Öte yandan, Haziran 2025’teki 12 gün savaşından ağzı yanan Türkiye, yoğurdu üfleyerek yiyor. İsrail’in o saldırısı öncesinde de Türk diplomatlar hem ABD hem İran ile görüşüyor, saldırıyı önlemeye çalışıyordu. Ama bir diplomatik kaynağın ifadesiyle “Daha heyetler uçmadan, füzeler uçmaya başladı”.

Kaldı ki Ankara, Tahran’dan gelen çelişkili işaretlerden de rahatsız. İran, ABD ile nükleer programı konuşup nükleer silahlanmadan vazgeçebileceğinin işaretini verirken Ortadoğu’daki silahlı örgütleri desteklemekten vazgeçme konusunu tartışmıyor.

ABD “Önce İsrail” Dedikçe

Sonuçta Ankara, ABD ve İran’a tekliflerini yapmış bekliyor. Ama taraflar Türkiye’de buluşsalar bile bundan sonuç çıkmayabileceğini, bir yandan müzakere sürerken, İsrail etkisiyle ABD’nin İran’ı vurmaya başlayabileceğini hesaba katıyor. Ya da ABD’nin nasıl olsa arkadan geleceği hesabıyla saldırıyı İsrail’in başlatabileceğini.

Witkoff’un, eğer gelirse, Türkiye’den önce İsrail’e gidip Başbakan Binyamin Netanyahu ile görüşmesi bekleniyor. Bu görüşmede daha yeni ABD Genelkurmay Başkanı Dan Caine ile görüşmeden dönen İsrail Genelkurmay başkanı Eyal Zamir’in de bulunacağı bildiriliyor. O arada ABD ve İsrail savaş gemileri Akdeniz’de bir donanma tatbikatına başlıyorlar.

ABD’nin “Önce İsrail” siyaseti devam ediyor. O devam ettikçe de ABD’nin neredeyse sınırsız mali ve askeri desteği sayesinde İsrail bölgesel kabadayılığı devam ediyor. İran’da dini liderlikle siyasi liderlik ayrı tellerden çalınca, hâlâ Devrim Muhafızlarının önceliği İran ve İran halkının güvenliğinden çok ideolojik yayılmacılığı esas alan kabadayılığı, eski gücünde olmasa da devam ediyor.

Bu ortamda yeni çatışmaları önlemek mümkün olsa da olmasa da çatışmasızlık diplomasisine devam etmek gerekiyor.

Yeni yazılardan haberdar olun! Lütfen aboneliğinizi güncelleyin.

İstenmeyen posta göndermiyoruz! Daha fazla bilgi için gizlilik politikamızı okuyun.

Aboneliğinizi onaylamak için gelen veya istenmeyen posta kutunuzu kontrol edin.

Etiketler: ABD-İran, İsrail, nükleer

OKUMAYA DEVAM EDİN

Afganistan’a talip olmamalı, vakit geç olmadan çekilmeliyiz
Türkiye, Avrupa ve “Büyük Kıta” inşası
ABD Yunanistan’a İstediğini Vermedi
  • ABD-İran Görüşmesi İstanbul’da Ama Hala Yürekler Ağızda3 Şubat 2026
  • ABD–İran Arabuluculuğunda Türkiye’nin Asıl Sınavı: İsrail Faktörü2 Şubat 2026
  • Stratejik Tercih: Brüksel’e Yazılan Mektuplar Neden Etkili Olamıyor?1 Şubat 2026
  • İş Dünyası AB İle Her İhtimali Deniyor Ama Çözüm Ankara’da1 Şubat 2026
  • CHP’nin Kürt Sorunu Eşiği: Türkiye İç Barışını Sağlamak Zorundadır1 Şubat 2026
  • Marmara Denizi’ne Hayat Öpücüğü: Pina31 Ocak 2026
  • SDG Anlaşma Bozdukça Şam’la Biraz Daha Azına Uzlaşıyor. Ankara Memnun30 Ocak 2026
  • Türkiye, İran-ABD geriliminde aktif diplomatik rol üstlenmeye hazır30 Ocak 2026
  • Çin: Xi Jinping’in Gücü Sarsıldı mı, Yeniden mi İnşa Ediliyor?30 Ocak 2026
  • Enerji Politikaları: Davos’tan Çıkan Mesajlar Ve Türkiye30 Ocak 2026
Haberler arşivinde arama yapın...

Siyaset

Ekonomi

Hafıza Kartı

Hayat

Arşiv

English

Hakkımızda

Künye

Yazarlar

Yardım

Reklam & İşbirliği

Bize Ulaşın

tbtcreative.com | UFKZDN © 2024 yetkinreport.com

Kurumsal Bilgiler     ·      Yardım     ·      Kullanıcı Sözleşmesi     ·      Yasal Çekince

TOP