

Ankara Zirvesi’nin en önemli konusu ABD’nin talebiyle savunma harcamalarının artırılması. Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu ve NATO komutanları, Baltık Denizi’ndeki askeri tatbikatta TB-2’nin TCG Anadolu’ya inişini izlerken. (Foto: MSB)
NATO’nun 36. Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi, 7-8 Temmuz 2026’da Ankara, Beştepe’de Cumhurbaşkanlığı yerleşkesinde düzenlenecek. 2004 İstanbul Zirvesi’nden sonra Türkiye’nin ikinci ev sahipliği olacak zirve, 2025 Lahey Zirvesi’nden bu yana kaydedilen ilerlemeyi gözden geçirecek ve ittifakın öncelikli hedeflerine yönelik somut yol haritası çizecek.
Zirvenin Ana Gündemi: Silahlanma
NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, zirveyi “sözünde durma zirvesi” (delivery summit ) olarak tanımlıyor; anlamıysa, artık üyelerin askeri harcamaları artıracakları yolunda söz vermeyi bırakıp söylemi eyleme çevirmeleri. Ankara Zirvesinde müttefiklerden 2025 Lahey Zirvesinde kabul edilen, savunma harcamalarını milli gelirlerinin yüzde 2’sinden kademeli olarak önce yüzde 3,5, sonra yüzde 5’e nasıl yükseltecekleri yolunda somut plan sunmaları.
7 Temmuz’da yine Beştepe’de düzenlenecek NATO Zirve Savunma Sanayii Forumu’nda (NSDIF26) on milyarlarca dolarlık yeni sözleşmeler ve ortak tedarik anlaşmaları bekleniyor. Amaç, üretim kapasitesini artırmak, tedarik zincirlerini güçlendirmek ve yeni teknolojilerde ortaklık sağlamak. Türkiye son zamanlardaki askeri sanayi atılımlarıyla burada pay sahibi olacak.
Ukrayna’ya Sürekli ve Sürdürülebilir Destek
Zirvenin en kritik başlıklarından biri ve muhtemelen Rusya’yı en rahatsız edecek olanı. Ukrayna’ya destek. Müttefikler, acil savunma ihtiyaçlarını karşılamaya devam ederken uzun vadeli sürdürülebilir yardım mekanizmalarını güçlendirecek. Önceliklendirilmiş Ukrayna İhtiyaçları Listesi (PURL) üzerinden koordineli teslimatlar ve eğitim programları öne çıkacak. Rusya’nın 24 Şubat 2022’de Ukrayna’yı işgale başlamasına karşı NATO ittifakının birliğinin korunması, zirvenin en önemli sınavlarından biri.
Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelensky’nin Ankara Zirvesi’ne katılması bekleniyor.
Rusya’nın Ankara Büyükelçisi Sergey Verşinin geçtiğimiz günlerde YetkinReport’a “NATO’nun dünyanın yeni gerçeklerini dikkate alması” gerektiğini ve “Askeri çözümün bulunmadığını” söylemişti.
İran savaşı ve Transatlantik gerilim
ABD-İsrail’in İran’a 28 Şubat 2026’da saldırması, İran’ın füze misillemeleri ve Hürmüz Boğazı’nı kapatması küresel enerji denklemiyle Ortadoğu’yu ve NATO’yu doğrudan etkiledi. İran’dan Türkiye’ye fırlatılan füzelerin NATO’nun ortak savunmasıyla engellenmesi saldırı karşısında dayanışmanın sergilendiği bir örnek oldu. Ama ABD Başkanı Donald Trump bazı Avrupa ülkelerini İran’a karşı ABD’nin görmek istediği desteği vermedikleri için eleştirdi. Çoğu Avrupa ülkesinin Gazze’deki Filistinlilere ve Lübnan’a süren saldırıları nedeniyle İsrail ile araya mesafe koyması Transatlantik gerilimi artırdı. Ankara Zirvesi bu gerilimleri de yüz yüze konuşma fırsatı verecek.
NATO Zirvesinde sınamalar ve zorluklar
Zirve, öncelikle ittifak içi bölünmeler açısından bir sınav olacak.
Trump’ın NATO’ya yönelik eleştirileri ve olası “daha az ABD taahhüdü” senaryosu, Avrupa’nın yük paylaşımını artırma baskısını yükseltiyor.
Örneğin, zaten ekonomik krizdeki Türkiye’nin daha birkaç yıl önce yüzde 2 düzeyine yükseltebildiği savunma harcamaları yüzde 5’e yükseltirken nelerden bütçe kısacağı, bunların çalışanların ücret ve sosyal haklarından ve sivil altyapı harcamalarından kısıtlama anlamına gelip gelmeyeceği meşru bir soru.
Savunma harcamalarını somut yeteneklere dönüştürmek Avrupa ülkelerindeki ekonomik baskılar ve seçim rekabeti ortamında zor.
Öte yandan İran çatışmasının yayılma riski, Rusya’nın hibrit tehditleri ve Ukrayna’da kalıcı barış arayışı, müttefiklerin birlik mesajı vermesini zorunlu kılıyor. Türkiye’nin ev sahipliği ise hem fırsat hem de dikkatli diplomasi gerektiren bir denge unsuru.
Zirve, ittifakın “NATO 3.0” vizyonunu somutlaştırma şansı sunuyor. Bu açıdan Türkiye’nin köprü rolünü etkin kullanması da önem taşıyacak.
Türkiye’nin Üstlenebileceği Roller
Türkiye’nin NATO içindeki işlevi Karadeniz, Doğu Akdeniz, Orta Doğu, Kafkaslar ve Balkanlar’ın parçası olan jeostratejik konumu ve Doğu Avrupa-Ortadoğu eksenine kayan çatışma hatlarıyla , çevreden merkeze taşınıyor.
Rusya’dan ikinci S-400 alımı talebini kesinleştirmemesi, Eurofighter alım anlaşmaları ve (İtalya, İspanya, Romanya, Portekiz gibi örneklerle) savunma sanayii işbirliği girişimleri ve Ukrayna’ya desteği, Batı’daki “eksen kayması” iddialarını zayıflattı.
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Trump ile görüşmeleri, Türkiye’nin İngiltere’yle askeri işbirliği projeleri, Rutte’nin Ankara temaslarına TUSAŞ ve ASELSAN tesislerini ziyareti eklemesi, Türkiye’de ikinci NATO acil müdahale kolordusunun kurulması kararı NATO-Türkiye ilişkilerinin yeniden tanımlanma hazırlığını gösteriyor.
Erdoğan, Ukrayna’ya lojistik destek, Karadeniz güvenliği ve bölgesel arabuluculukta (Suriye geçiş süreci dahil) Türkiye’nin daha aktif rol oynamasını istiyor. İki günlük Zirve sonucu görünüm ortaya çıkacak.


