

Borsada yaşanan ve kontrole alınmaya çalışılan kriz de motorin fiyatlarına yapılan müthiş zam da ekonomide zor günlere işaret ediyor.
Hafta başında bu yana ekonomide tanık olduklarımız, ekonomideki zorlukların ne yalnızca 16 Eylül’de İstanbul Borsası’nda göz göre göre gelen kısmî çöküş ne de gece yarısı gelen zamlarla ulaştırma, madencilik ve sanayinin stratejik girdilerinden motorinin litresinin 100 lirayı geçmesiyle sınırlı olduğunu gösteriyor.
İkisinin de aynı resmin parçaları olduğunu bilerek ikisine de ayrı ayrı bakalım.
Borsa’da “bulaşma riskini” önlenme önceliği
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in daha 14 Eylül’de toplanmış olan Finansal İstikrar Komitesi’ni (FİK) 17 Eylül saat 08.00’de, yani borsa açılmadan önce olağanüstü toplantıya çağırması, bütün işaretler ortadayken Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) anca borsa devre kesecek kadar düştükten sonra Pusula yatırım yöneticileri hakkında iki yıl işlem yasağı getirip suç duyurusunda bulunması üzerinde dikkatle durulması, arka planında nelerin olduğuna bakılmasını gerektiren adımlar.
Komite toplantısı ardından Bakanlığın açıklamasında;
- Borsadaki “hareketliliğin” sınırlı sayıdaki şirketlerdeki likidite sorunundan kaynaklandığı,
- Geçici ve yönetilebilir olduğu, yapısal risk oluşturmadığı,
- “Piyasa bozucu” eylemlerde bulunanlar hakkında süratle harekete geçileceği yazıldı.
Bu amaçla iki de öncelik belirlenmiş Komite tarafından:
- Likidite sıkışıklığının giderilmesi ve
- “Bulaşma riskinin” önlenmesi.
Bulaşma riskinin önlenmesinin iki öncelikten biri olarak sayılması böyle bir riskin bulunduğuna işaret ediyor.
Göz göre göre mi geldi?
Öte yandan iki yıl işlem yasağı getirilen Pusula Yatırım şirketinin başındaki Muhammed Yarız, yurt dışına kaçtığı iddiaları üzerine 13 Eylül’de gittiği Bodrum Adliyesi’nde gözaltına alınmış, ardından tutuklanmıştı. Buna rağmen işlemlere devam ettiği gibi Tera Grup’un 9 Eylül’de başlayan satın alma işlemleri de devam etmiş.
O arada 14 Eylül’de Finansal İstikrar Komitesi toplanıyor, küresel gelişmeler (ki süren iki savaş demek) ile güncel finansal gelişmeleri konuşuyor.
15 Eylül’de Tera’nın başındaki Emre Tezmen, Pusula’yı alma işlemlerinin tamamlanmadığını açıklıyor. Pusula 16 Eylül’de temerrüde, ödeme güçlüğüne düşünce, Ekonomim gazetesinde Şebnem Turhan’ın gayet iyi özetlediği “domino etkisi” başlıyor, devre kesici ile İstanbul borsası işlemleri duruyor. Tera da ödeme güçlüğünü “şer odaklarının saldırısına” bağlayarak duyuruyor.
SPK bundan sonra işlem yasağı getirdi, 39 kişi hakkında suç duyurusunda bulundu, 7 şirkete ait 130 fonu tasfiye etti.
“Daha önceleri nerelerdeydiniz?” diye sorsak haksız mı çıkarız?
Merkez Bankası Başkanının uyarısı
Çünkü sorun sadece borsada değil; o belki buzdağının görünen ucu.
Bakan Mehmet Şimşek’in 16 Eylül sabah saatlerinde Bloomberg HT yayınında dezenflasyon politikasının yavaş gittiğini kabul ederek “seçim ekonomisi olmayacak” imasında bulunması da tesadüf değil. Şimşek enflasyon hedeflerindeki sapmanın 7 puanını savaş nedeniyle artan enerji fiyatlarına bağladı. Yeni Parti lideri Özgür Özel de bu durumun vatandaşları etkilememesi için AK Parti yönetiminin yakıttan alınan yüzde 20 vergiyi kaldırıp nispeten rahatlatmasını önerdi.
14 Eylül’deki FİK toplantısına katılan Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan’ın 16 Eylül’de, borsa işlemleri henüz kesilmemişken Budapeşte’deki bir toplantıda yaptığı konuşmada söylediklerinin önemini gazeteci Alaattin Aktaş iyi yakalamış:
- “Enerji şokları başlangıçta alınan sıkı tedbirlerle sınırlandırılabilir. Ancak maliyet baskılarının ücretlere, fiyatlama davranışlarına ve döviz kuruna yansımasıyla süreç daha karmaşık hale gelebilir.”
Yani sadece “enerji şoklarına” bağlanamayacak o “karmaşık” sürecin ortasındayız ve buradan motorin fiyatlarına geliyoruz.
Motorin stratejik önemde
Motorin ya da dizel ya da mazot, ne derseniz deyin, akla ilk gelen belki yakıt istasyonlarındaki pompa fiyatları, ama aslında belkemiğini deniz, demir ve karayollarının oluşturduğu küresel yük taşımacılığının yaklaşık yüzde 90’ı motorine bağımlı. Keza madencilik faaliyetinin yaklaşık dörtte üçünü oluşturan açık ocak madenciliğinde dizel bağımlılığı yüzde 85-90 civarında, kapalı ocaklarda da yüzde 40-50 civarında kabul ediliyor.
Motorininin stratejik önemi o kadar ki ABD Başkanı Donald Trump geçenlerde Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelensky’den Rusya’nın dizel üretim tesislerini vurmamasını istedi; yokluğu herkese sorun.
Sanayi demişken, TÜİK verilerine göre imalat sanayisinde üst üste 24 aydır istihdam kaybı var. Kayseri’de 73 yıllık geçmişiyle dünya çapında kot kumaşı üreticilerinden Orta Anadolu Mensucat’ın kapatma kararı altında üretimini Mısır’a taşıma kararı bulunduğu öne sürülüyor. Tekstil sektörünün Türkiye’den kaçışı için en kolay açıklama, işçilere verilen geçim düzeyi altındaki ücretlerin çok görülmesi, ama enerji fiyatlarından söz eden yok.
Mesele sadece borsa değil, sadece motorin de değil, onun ötesinde.


