Bu yaz sinemalarda milyonlar Christopher Nolan’ın The Odyssey‘sini izliyor. Matt Damon’ın Odysseus’u, Truva dönüşü Akdeniz’de bir adadan diğerine savruluyor; tanrıların, canavarların ve kaderin insafına kalmış bir yolculuk. Seyirci koltuğunda destan izlenirken, aynı Akdeniz’de çok daha gerçek ve talihsiz bir yolculuk yaşandı: Temmuz’un son iki gününde on binlerce göçmen, Fas’tan İspanya’nın Kuzey Afrika’daki minik toprağı Ceuta‘ya
Siyaset konuşurken “dip dalgası geldi, gelecek” diye konuşmayı pek seviyoruz ya… Aslında arada başımızı siyasetten kaldırıp daha farklı bir dip dalgasını, daha doğrusu dip akıntısını konuşmamızın zamanı geldi geçiyor. Dünyamızda güneyden kuzeye, doğudan batıya insan kitlelerini sürükleyen dip akıntısından bahsettim. Ve bu dip akıntısının en güçlü, etkisinin en yıkıcı olduğu yerlerin başında Mare Nostrum,

