Bu yaz sinemalarda milyonlar Christopher Nolan’ın The Odyssey‘sini izliyor. Matt Damon’ın Odysseus’u, Truva dönüşü Akdeniz’de bir adadan diğerine savruluyor; tanrıların, canavarların ve kaderin insafına kalmış bir yolculuk. Seyirci koltuğunda destan izlenirken, aynı Akdeniz’de çok daha gerçek ve talihsiz bir yolculuk yaşandı: Temmuz’un son iki gününde on binlerce göçmen, Fas’tan İspanya’nın Kuzey Afrika’daki minik toprağı Ceuta‘ya
Fas’tan İspanya’ya 30-31 Temmuz tarihindeki kaçak göçmen sağanağının siyasi ayrıntıları ortaya çıkmaya başladıkça şu soru anlam kazanmaya başladı: İspanya’ya bunu yapan, Türkiye’ye ne yapmaz ki? Belki “Neler yapmamıştır ki?” diye de sorulabilir. Fas makamları yeşil ışık yakınca Kuzey Afrika’da, sömürgecilik döneminden kalma İspanyol şehri Ceuta’ya (Sebte) 24 saat gibi bir sürede 60 bin civarında Faslı
Siyaset konuşurken “dip dalgası geldi, gelecek” diye konuşmayı pek seviyoruz ya… Aslında arada başımızı siyasetten kaldırıp daha farklı bir dip dalgasını, daha doğrusu dip akıntısını konuşmamızın zamanı geldi geçiyor. Dünyamızda güneyden kuzeye, doğudan batıya insan kitlelerini sürükleyen dip akıntısından bahsettim. Ve bu dip akıntısının en güçlü, etkisinin en yıkıcı olduğu yerlerin başında Mare Nostrum,
İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, 3 Mayıs akşam saatlerinde uçak arızası nedeniyle acil iniş yaptığı Ankara’dan sabah saatlerinde ayrıldı. Avrupa Siyasi Birliği toplantılarının başlayacağı Ermenistan’ın başkenti Erivan’a gitmek üzere Madrid yakınlarında Torrejón’dan havalanan AME 4517 sefer sayılı Airbus A310 model İspanya Başbakanlık uçağından Türkiye hava sahasında acil iniş izni mesajı geldi. Kokpitte duman uyarısı dolayısıyla yangın
İspanya Başbakanı Pedro Sánchez, BM Genel Kurulu görüşmeleri için bulunduğu Nev-York’ta düzenlediği basın toplantısında, Küresel Sumud Filosu’na destek amacıyla İspanya’nın bir savaş gemisi göndereceğini duyurdu. Gemi, gerekirse filoya yardım ya da kurtarma operasyonları gerçekleştirmek üzere donatılmış olarak gönderilecek. Böylelikle İspanya Küresel Sumud Yardım filosuna doğrudan siyasi ve askeri destek veren ilk AB üye devleti oluyor.
CHP lideri Özgür Özel, 24 Mayıs’ta İstanbul’da yapılan Sosyalist Enternasyonal toplantısında Ekrem İmamoğlu’nun tutuklu yargılanmasından söz ederken ağır bir sitemde bulundu. “Her şey bittiğinde” dedi; “Hatırlayacağımız şey, düşmanlarımızın yüksek ve kötü sözlerinden çok dostlarımızın sessizliği olacak. Bunu da o dostlarımıza, dost bildiklerimize bir kez daha ifade etmek isterim.” Bu sözlerinden biraz sonra Sosyalist Enternasyonalin Başkanı
28 Nisan 2025 sabahı, İspanya ve Portekiz bir anda sessizliğe gömüldü. Bütün İber Yarımadasını kapsayan, hatta Avrupa’nın başka şehirlerine de yayılan elektrik kesintisi nedeniyle ne trenler çalışıyor ne uçaklar kalkıyordu ne de iletişim sağlanabiliyordu. Hastaneler acil protokollerini devreye soktu, bazı ameliyatlar iptal edildi, ATM’ler hizmet dışı kaldı, marketlerde ödeme sistemleri çöktü. Dijital dünyanın belkemiğini oluşturan
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan “Filistin topraklarında kapsamlı ve sürdürülebilir barış tesis edilene kadar İsrail ile NATO nezdinde işbirliği yapılması yönündeki girişimler, Türkiye tarafından onaylanmayacaktır” dedi. Erdoğan, Vaşington’da yapılan NATO 75’inci yıl Zirvesinin ardından 11 Temmuz’da düzenlediği basın toplantısında “Müttefikliğimizin temel değerlerini ayaklar altına alan İsrail yönetiminin NATO ile ortaklık ilişkisini sürdürmesi mümkün değildir” dedi. Diğer
İrlanda, İspanya ve Norveç liderleri 22 Mayıs’ta açıklama yaparak iki devletli bir çözümü desteklemek ve barışı sağlamak amacıyla ülkelerinin Filistin’i bir devlet olarak tanıdığını açıkladı. Türkiye kararı memnuniyetle karşıladığını belirtirken İsrail Norveç ve İrlanda’daki büyükelçiliklerini geri çekeceğini açıkladı. İrlanda Başbakanı Simon Harris 22 Mayıs’ta yaptığı açıklamada, “Bugün İrlanda, Norveç ve İspanya olarak Filistin devletini tanıdığımızı
PKK’nın üstlendiği 1 Ekim İçişleri Bakanlığı saldırısının Ankara’yı hem siyasi hem askerî açıdan daha şahin bir tutuma itti. Bu şahinleşme iki cephede, biri askeri, diğeri diplomatik planda iki operasyon Batıya meydan okuma çizgisinde gelişiyor. 4 Ekim günü önce Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, ardından Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler tarafından yapılan uyarılar, Suriye ve Irak’taki PKK’ya
- 1
- 2








