Kıbrıs yeniden ısınıyor. Ama bu kez mesele sadece diplomatik gerilim değil; zamanla yarışan, çok boyutlu ve giderek sertleşen bir jeopolitik hesaplaşma. Dünya yeniden bloklaşıyor. Enerji hatları yeniden çiziliyor. İttifaklar gevşiyor, yenileri kuruluyor. Savaşlar artık sadece cephede değil; limanlarda, enerji terminallerinde, veri merkezlerinde ve deniz yetki alanlarında veriliyor. İşte bu büyük dönüşümün tam ortasında Kıbrıs, yeniden
Kıbrıs, umut vaat edip hayal kırıklığıyla sonuçlanan diplomatik anlara yabancı değil. Ada, çözüm beklentisiyle başlayan ama çoğu zaman hayal kırıklığıyla biten sayısız süreci geride bıraktı. Buna rağmen, 11 Aralık’ta Lefkoşa’da gerçekleşen üçlü görüşme, uzun süredir kayıp olan bir şeyi yeniden hatırlattı: Kıbrıs sorunu hâlâ konuşulabilir ve hâlâ uluslararası diplomasi gündeminin parçası olabilir. BM Şemsiyesi Altında
Kıbrıs müzakere sürecinde sekiz yıl sonra ilk kez iki lider, 20 Kasım’da ara bölgede Birleşmiş Milletler gözetiminde bir araya geldi. KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ile Kıbrıs Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis arasındaki bu buluşma, 2017 Crans-Montana kopuşundan bu yana liderler düzeyinde yapılmış ilk anlamlı temas niteliğini taşıyor. Görüşmenin kendisi tek başına bir ilerleme üretmemiş olsa


