Türkiye kıyılarındaki plastik kirliliği artık yalnızca deniz ekosistemlerini değil, gıda zincirini de tehdit eden kalıcı bir çevre sorunu. Daha önce Neptün toplarında biriken mikroplastiklerden ve bu görünmez yükün tuz ve balık aracılığıyla soframıza kadar uzanan yolculuğundan söz etmiştik ; şimdi aynı sorunun bir başka yüzüne, Avrupa’dan Türkiye’ye taşınan plastik atığa bakalım. The Guardian’ın 4 Ağustos’ta
Neptün topları denizlerdeki kirliliğin görünmeyen yüzünü bir ayna gibi bize gösteriyordu; üstelik Akdeniz’in en önemli türlerinden biri aracılığıyla. Deniz, adeta atıklarımızı bize iade ediyordu. Biyoçeşitlilik belli ölçüde bu yükü hafifletmeye çalışıyor, ama gücü bir yere kadar. Türkiye’de yapılan çalışmalar ise Akdeniz’deki mikroplastik kirliliğinin yansımalarını bu kez soframızdaki tuz ve balık aracılığıyla gözler önüne seriyor.
Akdeniz’in sığ kıyılarında yürürken, dalgaların ayaklarınızın dibine bıraktığı yosun parçaları arasında farklı bir şeye rastlayabilirsiniz. Avuç içi büyüklüğünde, lif lif sarımtırak toplar… İlk bakışta sıradan yosun gibi görünebilir, oysa bunlar Neptün’ün armağanı olan Posidonia oceanica türünün oluşturduğu deniz çayırlarının ölü yapraklarından doğan “Neptün toplarıdır.” (*) Fakat bu topların içi artık doğal değil; insanın ardında bıraktığı


