Karabağ Sonrasında Azerbaycan’da Değişim Dalgası

Azerbaycan’ın Karabağ savaşıyla Ermenistan işgali altındaki topraklarını geri alması ardından inşaat şirketleri yeniden inşa sürecinden pay almak için Bakü’ye akın etmiş durumda.

Önceki hafta önemli müteahhitlik firmalarına mensup mühendis ve profesyoneller için hazırlanan iklimlendirme konulu bir seminerin ilk ayağını gerçekleştirmek üzere Bakü Azerbaycan’daydım. (*) Azerbaycan’ın Dağlık Karabağ topraklarını geri almasının ardından şehre ilk seyahatim olacaktı.

Aslında Covid-19 salgınından bu yana ilk yurt dışı seyahatine çıkacak olmam nedeniyle stres yaşadığımı ifade etmeliyim. Bu sürecin risklerini yöneterek, virüsü kapmadan geri dönebilecek miydim? Seyahat öncesinde, aşı kartımız ve 72 saat içinde alınmış PCR pozitif testimizin hazır olması gerekiyordu. Azerbaycan bu açıdan bizden bir adım öndeydi çünkü dönüşte yurda girmek için sadece pasaport göstermek yetti. Kaldığımız otele aşısız olanlar alınmıyordu ve maske konusunda sıklıkla uyarıda bulunuluyordu ama Azerbaycanlı dostlarımızın maske ile arası çok iyi değildi. Neyse ki otel genel olarak çok iyi havalandırılıyordu ve ekip olarak bir problem yaşamadan geri dönebildik.

Salgına dair ipuçları ile giriş yaptığım yazımda asıl amacım Karabağ Savaşı sonrası ülkedeki gelişmelere yönelik edindiğim gözlemlerimi paylaşabilmek.

Batılı şirketler akın ediyor

Savaş sonrası Karabağ’da geri kazanılan toprakların alt ve üstyapısı çok kötü durumda ve ciddi bir inşaat süreci söz konusu. İngiltere, Hollanda, Slovenya başta olmak üzere bir çok ülkeden proje ve müteahhitlik firmaları Bakü’ye akın etmişler ve iş almak için görüşmeler yapıyorlar.

Büyükelçiliğimiz ve Ankara’dan gelen Ticaret Bakanlığı yetkilileri ile yapılan görüşmelerden anladığımız kadarıyla firmalar arasında ciddi bir rekabet var. Ancak, Azerbaycan şirketleriyle yaptığımız görüşmelerde tanıklık ettiğimiz kadarıyla, savaşta Türkiye’nin desteği sebebiyle Türk firmalarının eskisine oranla daha fazla önceliği söz konusu.

“Daha önce de bizleri böyle güzel ağırlardınız ama şimdi farklı bir samimiyet var” dediğimizde bize verdikleri cevap çarpıcıydı:

“Siz savaşta bize güç ve destek verdiniz, yanımızda oldunuz. Bunu unutamayız.”

Ayrıca Avrupalı ve Amerikalı firmaların Azeri mühendislere bilgi aktarımsız iş yapış şekillerinden rahatsızlar. Artık eleman altyapılarını güçlendirmeyi ve mühendislik ithal etmenin ötesine geçmeyi istiyorlar. Ekibimizin gerçekleştirdiği gönüllü eğitime de bu nedenle çok değer verdiklerini belli ettiler.

Karabağ yeniden inşa edilirken

Bakü’nün mimari olarak dikkat çeken yapılarla yeniden inşa edilmesi için var olan çabaya, savaşın etkisi ile yaşanmaz hale gelen Karabağ Bölgesi’nin imar çalışmaları eklenmiş. Öğrendiğimize göre özellikle karayolu ve tren yollarının bir an önce yapılabilmesi için ülkemizde de etkin olan müteahhit firmaları hemen bölgede işe koyulmuşlar. Hatırlanacak olursa, geçen Haziran ayında Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Şuşa ziyareti sırasında Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in “Kolin, Cengiz, onlar her yerde var” sözleri haber olmuştu.

Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in bu bölge için çizdiği vizyon, “akıllı şehir” konseptinde bir yapılaşma. Daha önceleri doğalgaz varlıklarına güvenen Azerbaycan, akıllı şehirlerde sürdürülebilirlik için çevresel etkiye önem vermek gerekliliğini dikkate alarak artık iklim değişikliğinin etkilerini azaltmada üzerine düşeni yapmayı önceliyor. 8 Şubat 2017 tarihinde, Paris Anlaşması’nı yürürlüğe sokan Azerbaycan yönetimi bu süreçte kamusal altyapısını oluşturmaya çalışmış.

Türk şirketleri daha şanslı ama şans yetmez

Azerbaycan ekonomik ve teknik olarak uygulanabilir yenilenebilir enerji kaynakları potansiyelini 3.000 MW rüzgar enerjisi, 23.040 MW güneş enerjisi, 380 MW biyoenerji , 520 MW dağ nehirleri dahil olmak üzere toplam 26.940 MW olarak belirlemiş. 2020 yılında yenilenebilir enerji kaynaklarından üretilen elektrik, toplam üretimin yüzde %6’sını oluşturmuş ve 2030 hedefini yüzde %30 olarak belirlemişler. Özellikle Karabağ bölgesinde yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanılmasını önemsiyorlar. Doğalgaz kullanımını zaman içerisinde azaltmak gerekliliğinin bilincindeler.

Türk mühendislik, müşavirlik ve müteahhitlik firmalarının Azerbaycan’ın yeni projelerinde daha etkin yer alabilmek için çabaladığına sadece 3 gün içerisinde karşılaştığımız farklı Türk heyetleri ile tanıklık ettik.

Türk firmalarının özellikle Karabağ Savaşı sonrası, Avrupalı rakiplerine göre daha şanslı olabileceği görülüyor. Ancak bu şansın onlardan daha iyi mühendislik sergileyerek kalıcı kılınabileceğini unutmamak gerekiyor. Türk mühendislik şirketleri içerisinde bu yetkinliğe sahip olanların önünün açılması, ehliyet ve liyakatın seçim kriterlerinde ön planda tutulması gerekiyor.

(*) 19-22 Aralık tarihleri arasında, İSİB (https://www.isib.org.tr/) ve TTMD’nin (https://www.ttmd.org.tr/) birlikte organize ettiği eğitim etkinliğinin eğitmenlerinden biri olarak Bakü-Azerbaycan’daydım.

close

Yeni yazılardan haberdar olun! Lütfen aboneliğinizi güncelleyin.

İstenmeyen posta göndermiyoruz! Daha fazla bilgi için gizlilik politikamızı okuyun.

Bunları da beğenebilirsiniz...