

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan 11 Şubat’ta Yunanistan Başbakanı Kriyakos Miçotakis’i Cumhurbaşkanlığı kapısında karşıladı. (Foto: CumhurBaşkanlığı)
Yunanistan Başbakanı Kriyakos Miçotakis’in 11 Şubat Ankara ziyareti, daha çok yapılmış olması nedeniyle önem taşıyan bir ziyaretti. Nitekim hem Miçotakis hem de onunla birlikte dokuz bakanını Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi toplantısında ağırlayan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan önemli olanın “diyalog kanalarının açık tutulması olduğunu” söyledi.
Miçotakis diyalogu güçlendirmek için Atatürk-Venizelos mirasını örnek verdi. Bu örneğe Cumhurbaşkanlığı sitesinde Miçotakis’e atfen de olsa yer verilmemesi eksiklikti. İki yıl aradan sonra yapılan sadece “dostlar alışverişte görsün” düzeyinde bir görüşme de değildi. Daha çok dosta düşmana, özellikle de ABD’ye iki NATO üyesinin “pozitif gündemle” görüşebildikleri sergilendi. Bir kısmı niyet belgesi niteliğinde 7 anlaşma imzalandı, yıllık ticaret hacminin 7 milyar dolardan 10 milyar dolara çıkarılması hedeflendi.
Anlaşamamakta Anlaşmak
Karşılıklı nezaket cümlelerine karşın Erdoğan ve Miçotakis en hassas konularda değişmeyen tutumlarını, soru alınmayan ortak basın açıklamasında net olarak ortaya koydular.
- Ege ve Doğu Akdeniz’de kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölge konularında anlaşamamakta anlaştılar.
- Miçotakis, “Bütün tehditler ortadan kalkmalı” derken, ta 1995 yılında Yunanistan’ın karasularını 12 mile çıkarma hamlesine karşı Türkiye’nin bunu savaş nedeni “casus belli” sayacağı hamlesinden söz ediyordu.
- Erdoğan, Türkiye’nin “Avrupa’da son dönemde başlatılan savunma girişimlerinde yer almasının” her iki ülkenin de çıkarına olacağını söylerken, Güney Kıbrıs ve Yunanistan’ın Türkiye’yi SAFE mimarisinden dışlama çabalarından söz ediyordu.
Miçotakis, Elen Meclisinin 12 mil kararını geri almadan Türk Meclisinin “casus belli” kararını geri almasının mümkün olmadığını biliyordu. Aynı şekilde, AB’deki oy birliği koşulu geçerli oldukça, Güney Kıbrıs ve Yunanistan’ın, Avrupa savunması için ne kadar gerekse de Türkiye’yi vetoyu sürdüreceğini de Erdoğan biliyordu.
Ama zaten tarafların üzerinde anlaştıkları konularla mesafe alarak düşmanlık olmaması demek olan “pozitif gündem” bunun için lazımdı.
Miçotakis’in İç Politika Engelleri
Basın toplantısında ilginç olan daha bir buçuk ay kadar önce, 22 Aralık’ta Kudüs’te, Güney Kıbrıs ile birlikte İsrail ile ittifak anlaşması imzalayan Miçotakis’in 11 Şubat’ta Ankara’da Filistin konusunda;
- İki devlet formülünün yegâne gerçekçi çözüm olduğunu söylemesi,
- Yeni yönetimde Filistin tarafını desteklemesi,
- Gazze’nin İsrail tarafından ilhakına karşı çıkması,
- Yahudi yerleşimlerinin yayılmasının çözümü zorlaştırdığını söylemesi dikkat çekiciydi.
Miçotakis’in Ankara heyetinde, Türkiye ile “pozitif gündem” ilişkisini desteklemeyen, Miçotakis’in ilişkileri geliştirme yönündeki adımlarına itiraz eden Davunma Bakanı Nikos Dendias’ın yer almaması şaşırtıcı olmadı.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 2026 başındaki yıllık değerlendirme toplantısında, Miçotakis’in aslında atmak istediği işbirliği adımlarının, Yunanistan siyaset ve medyasındaki uzlaşma karşıtı kişi ve kesimlerce engellendiğinin farkında olduklarını söylemişti.
Libya Petrol Anlaşması
Erdoğan ve Miçotakis’in Beştepe’de Ege, Doğu Akdeniz, münhasır ekonomik bölge ve Avrupa güvenliği konuştuğu sıralarda, Enerji Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye’nin Libya’da petrol arama hakkı kazandığını açıkladı.
Bayraktar X hesabından, Türkiye’nin Milli Petrol Şirketi TPAO’nun, İspanyol REPSOL ve Macar MOL ile kurduğu konsorsiyumla, Bingazi açıklarında denizde ve REPSOL ile birlikte de Sirte havzasında, karada petrol arayacağını duyurdu.
Türkiye ve Yunanistan arasında Doğu Akdeniz’deki münhasır ekonomik bölge ihtilafı, Yunanistan’ın bölge sınırlarını genişletme hamlesine karşı Türkiye’nin Libya ile 2019’da karasuları sınırını belirleyen münhasır ekonomik bölge anlaşması imzalamasıyla su yüzüne çıkmıştı. Libya iç savaşında Türkiye hükümet güçlerine Yunanistan ise isyancı güçlere destek vermişti.


