

Hürmüz Boğazı’ndaki kilitlenme dünyayı bir enerji krizine sürüklüyor. ABD para ve güç gösterileriyle rakibini caydırmayı amaçlayan poker, İran ise hamlelerini saklayarak beklenmedik manevralar yapan satranç oyuncuları gibi davranıyor. İsrail ise bütün kural tanımazlığıyla masaları devirmeye devam ediyor.
Satrancı bugün bildiğimiz şekline geliştiren İranlılar oldu. Pokeri bugünkü haline getiren ise Amerikalılar. Satrançta hamlelerinizi hesaplarsınız. Örneğin İran’ın yaptığı gibi elinizdeki 4 bin km menzilli füzeyi atmak için savaşın 20’nci gününü beklersiniz. Poker ise paranın gücüyle, güçle oynanır ve rakibinize gözdağı verip caydırmak oyunun esaslarındandır. ABD de bunu yapıyor.
Bu İran/Satranç-ABD/Poker benzetmesi deneyimli diplomat Bozkurt Aran’a ait. Türkiye’nin Pakistan ve İran büyükelçiliklerini yürüttü, Dışişleri Bakanlığı’nın Ortadoğu masasını yönetti. Türkiye’yi UNESCO ve Dünya Ticaret Örgütünde temsil ettikten sonra emekli oldu, şimdi TEPAV’da Ticaret Çalışmaları Merkezi Direktörü.
Dün, 2 Mayıs’ta, İran’ın ABD’ye, yani bir ateşkes/barış planı sunduğu sıralarda Ankara’da TMMOB tarafından Elektrik Mühendisleri Odası’nda düzenlenen “ABD ve İsrail’in İran’a Saldırısı ve Sonuçları” panelinde birlikte konuşmacıydık. TMMOB Enerji Çalışmaları Grubu adına Oğuz Türkyılmaz’ın yönettiği panelde Çin araştırmalarıyla öne çıkan Ankara Üniversitesi SBF’den Prof. Dr. Seriye Sezen ve kıdemli enerji uzmanı, petrol mühendisi Necdet Pamir de konuşmacıydı.
“Kaybet-kaybet, ama devam et”
Bozkurt Aran, 28 Şubat’ta başlayan ve dünyayı bir enerji krizinin de eşiğine getiren savaşı, diplomasideki bildik “kazan-kazan” hedefinin tersine “kaybet-kaybet” olarak yorumladı ve ekledi: “Ama devam et.”
ABD ve İsrail’in hesapları tutmadı. Irak ve Libya’daki tek adam yönetimleri gibi düşündüler İran’ı. Lider kadroyu öldürünce, İslâm Cumhuriyeti rejim karşıtlarının silahlı Kürt gruplarıyla birleşip mollaları 2-3 haftada devireceğini hesapladılar. Böylece küresel petrol ticareti açısından stratejik önemdeki Hürmüz Boğazı da ABD-İsrail kuklası yeni rejimin kontrolüne geçeceği için enerji krizi de çıkmayacaktı. O hesaplar çöktü.
İsrail, İran dosyasını ABD’ye yıkarak, bu fırsattan yararlanıp Lübnan’ı işgale, Filistinlileri ezmeye devam ediyor. Gazze’ye yardım için Sumud filosunu Girit açıklarında basarak durdurdu. Ve ABD Başkanı Donald Trump, sözde Barış Kurulu üzerinden aktivistleri suçladı; Kurulu üyesi olan Türkiye’nin tepki vermemesine muhalefet tepki gösterdi.
İsrail ne satranç ne de poker oynuyor; kural tanımıyor. ABD’nin gücü arkasında satranç tahtasını da poker masasını da tekmeyle deviriyor.
Satranç, poker, tavla
Ukrayna’da istediği sonuçlara birkaç haftada, bilemediniz, birkaç ayda varacağını hesaplayan Rusya da yanıldı; savaşın dördüncü yılında. Ancak Moskova, dikkatlerin İran savaşına çevrilmesiyle rahatlamış görünüyor.
İran’ın ABD’nin Orta Asya’ya Batı’dan giriş kapısı olmasını istemediğini vurgulayan Seriye Sezen, bu nedenle Çin’in dayanma gücünü artıracak pasif destek vereceğini ama ABD’yle sıcak çatışmaya girmeye hiç niyeti olmadığını söyledi.
Necdet Pamir’in verdiği bilgilere göre Hürmüz, Çin’in enerji ihtiyacı açısından önemli, ama elektrik üretiminde petrol sadece yüzde 18; Pekin alternatif politikaları enerji politikalarını devreye almış görünüyor.
Türkiye, Rusya-Ukrayna savaşından bu yana daha temkinli, jeopolitik açıdan daha gerçekçi bir politika izliyor. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Rusya-Ukrayna ve ABD/İsrail-İran savaşlarında izlediği politika, önleyici diplomasiyle güncellenmiş hâlde İsmet İnönü’nün İkinci Dünya Savaşı’nda izlediği aktif tarafsızlık politikasına benzeşiyor; İnönü 2.0 sürümü diyebiliriz.
Her an değişen koşullara göre geri düşmemeye çalışmak ise ne satranç ne de poker, ama daha çok tavlayı andırıyor; bence tavla zaten hayatı daha iyi temsil ediyor.


