Geçtiğimiz cumartesi günü yapılan referandumla İzlanda az farkla da olsa (sadece 12 bin oy, yaklaşık %5’lik bir fark) Avrupa Birliği’ne katılım görüşmelerinin başlamasını reddetti. Aradaki farkın bu kadar az olması aslında İzlanda halkının bu konudaki bölünmüşlüğünü de yansıtıyor. Çok kestirme bir yaklaşımla sonuçlar balıkçılığın kontrolünü Brüksel’e verme korkusu Trump korkusunun üstüne çıktı diye yorumlanabilir. Aslında
Satrancı bugün bildiğimiz şekline geliştiren İranlılar oldu. Pokeri bugünkü haline getiren ise Amerikalılar. Satrançta hamlelerinizi hesaplarsınız. Örneğin İran’ın yaptığı gibi elinizdeki 4 bin km menzilli füzeyi atmak için savaşın 20’nci gününü beklersiniz. Poker ise paranın gücüyle, güçle oynanır ve rakibinize gözdağı verip caydırmak oyunun esaslarındandır. ABD de bunu yapıyor. Bu İran/Satranç-ABD/Poker benzetmesi deneyimli diplomat Bozkurt
2011 doğumlu Yağız Kaan Erdoğmuş, satranç dünyasının bir sonraki Magnus Carlsen’ı(*) olarak değerlendiriliyor. Başarıları göğsümüzü kabartıyor. Uluslararası satranç sahnesinde en üst basamaklara çıkışının öyküsünü okuduğumuzda, onun hakkında satranç dünyasının en ünlü isimlerinin yorumlarını gördüğümüzde, karşılaşmalarını satranç tahtasında yeniden oynadığımızda insan hayran kalıyor. O, Türkiye’nin gururu. Satranç sevgisini, tutkusunu ülkemizde herkese aşılayacak örnek bir gencimiz. Çok
ABD Başkanı Donald Trump bu aralar Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ı ararsa şaşıracak mıyız? Hayır. Ne için arayacağı belli mi? Az çok, evet. Erdoğan, Trump’ın niye arayacağını tahmin ediyor ve ona göre bir al-ver hesabı yapıyor olabilir mi? Muhtemelen evet. Zaten Trump da bu nedenle, bayram değil seyran değilken Erdoğan’ın “başa çıkılması zor, dünya çapında bir satranç



