

Golden Globe yarışı, ödülü kazanırsa teknesi Joshua’nın masraflarını çıkartacak olan Moitessier için bulunmaz fırsattı. Ancak denizde tek başına geçirdiği altı ay boyunca düşünceleri değişti.
18 Mart 1969 günü MV Vega gemisi Ümit Burnu açıklarından geçerken güvertesine bir siyah silindirik 35 milimetrelik film kutusu düştü. Kutuyu açan mürettebat içinden fotoğraf filmleri ve kısa bir not buldu. Notta “my intention is to continue to voyage, still nonstop, toward the Pacific Islandas, because I am happy at sea and perhaps to save my soul” *yazıyordu. MV Vega mürettebatı karşılarındaki yelkenliden kendilerine el sallayıp doğuya doğru devam eden denizciyi gördüler.
Güney Denizlerinin Avaresi
Tekne 23 Ağustos 1968 günü İngiltere’nin Plymounth limanından yola çıkıp Atlantik Okyanusu’nu kuzeyden güneye geçip Ümit Burnu’ndan Hint Okyanusu’na dümeni kırmış Avusturalya’nın güneyinden tüm Pasifik Okyanusu’nu katetmiş, denizcilerin korkulu rüyası Horn Burnu’nu aşmıştı. Önde gittiği ilk Golden Globe Race yelken yarışını kazanmak için yapması gereken tek şey kuzeye doğru yelkenlerini doldurup çıktığı Plymounth limanına ulaşmaktı. Ancak teknenin kaptanı Horn Burnu’nu geçtikten sonra 1969’un Mart ayı başında kararını değiştirmiş, yarışmaktan vazgeçmiş ve dümeni kuzeye kırmak yerine doğuya çevirmişti. Dünya kaptanın kararından, birkaç hafta sonra MV Vega gemisinin güvertesine düşen 35 milimetrelik kutudan çıkan notla haberdar olmuştu. Teknenin adı Joshua, sapanla film kutusunda notu atan denizcinin adı da Bernard Moitessier’ydi.
Kazanacağı ödülle teknesinin masraflarını çıkarmak için iyi bir şans sunan bu yarış, meydan okumayı, kendini sınamayı seven Moitessier için bulunmaz bir fırsattı. Yarışa tereddütsüz katıldı ancak denizde tek başına geçirdiği altı ay boyunca düşünceleri değişti yarışın “yanlış bir oyun” olduğunu düşünüp suda kalmaya karar verdi ve yarışı terk etti.
Moitessier, 70.000 kilometre (37.500 deniz mili) yol yapıp Plymounth limanından yola çıktıktan 303 gün sonra 21 Haziran 1969 günü Tahiti’ye ulaştı. Yarışmaya katıldığında tanınmış bir denizciydi ve otuz beş yaşında yazdığı “Güney Denizlerinin Avaresi” ** kitabı açık deniz teknecilerin başucu kitabı olmuştu. Golden Globe Race yarışında yaşadıklarını 1971 yılında yazdığı “Uzun Yol” ** kitabında anlattı ve ilk kitabının da önüne geçen bir denizci klasiği oldu. Yaptıklarını sorgulayan, yaşadıklarına anlam katma uğraşındaki Moitessier’nin sağlam kalemi onu ve kitaplarını diğer büyük denizcilerden ayıran en önemli fark oldu.
Mayday… Mayday…
Elli bir yıl sonra, 30 Kasım 2020 gecesi yine Ümit Burnu açıklarında, Fransa’nın batısındaki Les Sables d’Olonne limanından denize açılıp Afrika’nın, Avusturalya’nın ve Patagonya’nın en güneyindeki Ümit, Leeuwin ve Horn burunlarının yanından geçip karaya çıkmadan ve yardım almadan çıkış limanına ilk ulaşanın kazandığı Vendée Globe yarışındayız. Yarışmayı ilk grup içerisinde götüren Fransız gemici Kevin Escoffier’nin teknesi devasa dalgalara dayanamıyor ve pruvadan aldığı darbelerle doksan derece eğiliyor, kırılıyor ve batmaya başlıyor. “Batıyorum, şaka değil. Mayday!” diye mesaj yolladıktan sonra özel elbisesini giyip kendini tahlisiye salına atıyor.
On bir saat Güney Atlantik’te dalgaların arasında kalan Escoffier’nin imdadına 1 Aralık günü sabaha karşı başka bir yarışmacı, o sırada dördüncü sırada bulunan Jean Le Cam yetişiyor. Escoffier’yi sudan çıkarıp teknesine alıyor. Yarışmacılara eşlik eden Fransız donanmasından bir gemi Escoffier’yi alana kadar birkaç gün beraber kalıyorlar. Bu arada Fransa Cumhurbaşkanı Macron ikiliyi arayıp geçmiş olsun diliyor****. Les Sables d’Olones limanına sekizinci sırada giren Le Cam şampiyondan daha muhteşem karşılanıyor. Basın toplantısında “2008 yılındaki yarışta Horn Burnu’nu geçişinde başka bir yarışçı beni kurtarmasa ben zaten ölü bir adamdım o yüzden Kevin’in yardım isteğini duyunca bir an bile tereddüt etmedim. Yarıştan diskalifiye edilmek umurumda olmadı” diyor. Gazetecilerin sekizinci girmesine rağmen kurtarma operasyonundaki kaybettiği zaman düşülünce dördüncü olduğunu söylediklerinde, biraz çakırkeyif bir şekilde “girerken sekizinciydim, şimdi dördüncü kimin umurunda bilmiyorum ama benim umurumda değil” ***** diyor.
64 Gün 19 Saatte Devr-i Alem
Jean Le Cam’ın sekizinci bitirdiği 2020-21 Vendée Globe’ta limana ilk giren yarışmacı Charlie Dalin oldu. Genç kaptan Horn Burnu geçişi sırasında Ateş Toprakları ile Isla de Los Estados arasındaki daracık Le Maire Boğazı’ndan geçmeyi tercih etti. Çok tehlikeli bir işi kılı kırk yaran mükemmel rüzgar, akıntı hesaplamalarıyla olağanüstü bir başarıyla gerçekleştirmesi yarışı takip edenler arasında çok büyük bir takdir toplandı. Limana ilk girmesine rağmen Escoffier’nin kurtarma operasyonundaki kayıp on saatlik zaman hesaplamaya katılınca turun birincisi limana üçüncü olarak giren Yannick Bestaven ilan edildi. Herkes son derece afaki bir hesaplamayla şampiyonluğu üç dakika farkla kaybeden ve ikinci ilan edilen Dalin’in itiraz edeceğini düşünüyordu ama o sadece “eğer bir gün bir denizci zordaki başka bir denizciye yardım etmekte yarışı kazanmasına riske atacağı için tereddüt ederse, her şeyi kaybederiz” demekle yetindi ve limana giren Bestaven’i hararetle kucaklayıp onunla meşale yaktı.
2024-25 yılındaki yarışta 64 gün 19 saatte devr-i alem yaparak, kendinden önceki rekordan 9 gün önce girerek inanılmaz bir başarı elde etti. Başarısının temelinde İngiltere’de aldığı gemi tasarımı mühendisliği eğitimi başrol oynadığı söyleniyor. Sakin, soğukkanlı karakterini aldığı eğitimle harmanlaması onu asla hesaplanmamış riskler almamayı öğretti. Yarış öncesinde teknesini kontrol etmesi, bütün ayrıntıları test etmesi, disiplinli tarzı, takım çalışmasına inancı, bireysel kahramanlıklar yerine takım çalışmasını tercih etmesi başarısının ardındaki sırlar olduğu uzun uzun yazıldı. Moitessier ve Le Cam’ın gibi “içgüdüsel kaptan” değil “stratejist ve mühendis kaptan” profilini çizdi.
Gözyaşı Okyanusu
Dalin, yarışı bitirmesinden birkaç gün sonra radyodaki sabah programında bağırsak kanseri olduğunu söyleyince büyük bir şaşkınlık yaşandı. Yarış başlamadan bir yıl önce teşhis konulduğunu ama doktorlarının itirazlarına karşın yarışmaya katılmaya karar verdiğini ve tedavi programının da buna göre hazırlandığını açıkladı. Yarışın önüne geçmemek ve kendine karşı fazladan bir sempati duyulmasını istemediğini için hastalığını yarıştan önce açıklamadığını söyledi.
Deryaların maharetli mühendis kaptanı 11 Haziran günü aramızdan ayrıldı. Ardında çok büyük hüzün kaldı. Neredeyse hiçbir konuda hemfikir olamayan Fransız kamuoyu yekpare bir üzüntüye gark oldu. Komünist L’Humanité’den solcu La Libération’a, referans gazetesi Le Monde’dan sağcı Le Figaro’ya kadar tüm gazeteler sayfalarını Charlie’ye ayırdı.
Hislere tercüman olan manşeti L’Équipe attı: “Gözyaşı Okyanusu”.
PS: Teknelerle ilişkim arkadaşlarımın teknelerinde gezmekten ve dört yılda bir Vendée Globe yarışını nefessiz izlemekten ibaret, denize de sadece yüzmek için giriyorum. Teknik bir hata yaptıysam affola.
* Niyetim, kesintisiz Pasifik Adaları’na doğru gitmek. Çünkü denizde mutluyum ve belki de ruhumu kurtarmak istiyorum.
** Un Vagabond des Mers du Sud
*** La Longue Route
**** Televizyonlarda yayınlanan görüşmede her iki denizci de Başkan Macron’a saygıda kusur etmiyor ama birkaç ay sonraki karşılaşmalarında Jean Le Cam Macron’a “n’aber Manu” diyor.
***** Tamamen mealen bunları diyor. Söyledikleri ağır argo olduğu için tam çevirmek mümkün değil.


