

İktidar mutlak butlan kararı çıkarsa, ekonomik şokla başa çıkabilmek için yine devlet kasasından rezerv yakabilir. Babacan: Fatura işçiye, emekliye, esnafa çıkacak. Fotoğrafta aylardır maaşlarını alamadığı için Ankara’da protesto eylemi yapıp haklarını arayan Eskişehirli maden işçileri görülüyor. (Foto:X/AliŞahin-SMMM)
CHP zor bir kararın daha eşiğinde. 23 Nisan konuşmasında “Millet bizden mücadele bekliyor” diyen Özgür Özel, cumartesi günü belediye başkanlarını topladı. Mücadele kararlılığını yineledi, üzerine “Haysiyet cellatlarını unutursak, şerefsiziz” tehdidini ekledi. Pazartesi parti meclisini toplayacak. İstinaf Mahkemesinde bekleyen “mutlak butlan davasının gündemlerinde olmadığını söylese de onun gizli gündem maddesi, herkesin aklındaki madde olduğunu da siyasetle uğraşan herkes biliyor.
O arada bir gelişme daha oldu. Cumhuriyet yazarı Mine Kırıkkanat, CHP’nin önceki lideri Kemal Kılıçdaroğlu’na “kripto kılıç artığı” diyen çok ağır ve milyonlarca Alevi vatandaşı da ilgilendiren bir yayın yapınca, ilk tepki gösteren Özel oldu. “Önceki genel başkanımızın hukuku her şeyden önce bana emanettir,” dedi. Yapması gerekeni yaptı.
İşin ilginç yanı, istinaf mahkemesinden mutlak butlan, yani tamamen yapılmamış sayma kararı çıkarsa, Özel’in 4-5 Kasım 2023 kurultayında seçildiği genel başkanlık koltuğunu mahkeme kararıyla Kılıçdaroğlu’na bırakması gerekecek.
Butlan’ın Siyasi ve Ekonomik Sonuçları
CHP Genel Merkezi bu karara hazırlıklı görünüyor ama AK Parti tabanı o kadar hazırlıklı görünmüyor.
Gazeteci Muharrem Sarıkaya geçen hafta mutlak butlan kararının AK Partili siyasetçiler arasında yarattığı rahatsızlığı YetkinReport’ta aktardı. Özeti şu:
• “Butlan olursa en büyük zararı iktidar olarak biz görürüz. Onların sırtında küfe yok, ama biz ağır kayba uğrarız. Vatandaş bizi affetmez.
• “Sandıkta yeneceğimiz varken, bu tür yollara tevessül ettik diye bize oy vereceği varsa da vermez. Ekonomiye ağır zararı da cabası…”
İran savaşı çıkmamış olsa da atlatılamayan ekonomik kriz nedeniyle seçim bölgelerinde sıkıntı çeken iktidar milletvekilleri endişelerinde haklı. Mutlak butlan, ya da Özel’in 23 Nisan TBMM konuşmasında da “dedikodular” diyerek dile getirdiği CHP’ye kapatma davası açılmasının ekonomiye yeni yükler getireceğini tahmin etmek için ekonomist olmak gerekmez. Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alındığı 19 Mart 2025 tarihini izleyen günlerde döviz kurunu biraz olsun dengeleyebilmek için devlet kasasından 50-60 milyar dolar döviz bozdurulduğu, piyasa deyimiyle “rezerv yakıldığı” haberlerine bakmak yeterli.
Mehmet Şimşek’in Örtülü İtirafı
AK Partili milletvekillerinin gördüğünü, CHP yönetiminin gördüğünü, biz gazetecilerin gördüğünü elbette Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve kabinesi de görüyor.
Hazine ve Maliye bakanı Mehmet Şimşek bunu iki hafta kadar önce Bloomberg HT yayınında gayet örtülü ve usturuplu şekilde söyledi zaten:
• “Şokları yönetme kapasitesinde geçen yıl rüştümüzü ispat ettik. Savaşın başladığı günün hemen ertesinde bütün ilgili birimleri topladım. (…) Bu bir dışsal şok. Çekmecemizde bir tepki fonksiyonu var.”
Şimşek’in sözlerini siyaset lisanına tercüme edebilirsek, demek istiyor ki:
• İmamoğlu ve CHP davaları dışsal bir şok değildi, içsel bir şoktu. Yatırımcılar bize fatura etti. Ama İran savaşı bir dışsal şok. Yatırımcılar bizden bilmiyor. Ama yine de “çekmecemizde” hazır beklettiğimiz önlemler var.
Çekmecede bekletilen iki durumda devreye girecektir:
Birincisi, savaş devam eder ve örneğin mazot fiyatı 100 lirayı zorlarsa,
İkincisi, “mutlak butlan” kararı çıkarsa, dahası, CHP’ye kapatma davası açılırsa.
Ali Babacan’ın Butlan Tahlili
DEVA Partisi lideri Ali Babacan yıllarca Erdoğan’ın ekonomi kaptanı olarak dümendeydi; sonra yolları ayrıldı. Ama Erdoğan’ı da Şimşek’i de yakından tanıyor.
TBMM’deki 23 Nisan davetinde bu konuları uzunca konuştuk. Özeti şu:
• CHP’ye mutlak butlanın onaylanması ya da kapatma davası açılması hâlinde, çekmece açılacak ve yine devlet kasasından “rezerv yakılmaya” başlanacak.
• O şok kontrollü hasarla atlatıldıktan sonra yeniden döviz ve altın rezervi toplanmaya başlanacak.
• Bu devri daim, Merkez Bankası’nın yüksek faiz politikasına devamıyla, yatırımcının faize yönelmesiyle çalışıyor.
Babacan, “Sistem ayakta tutuluyor ama faturası vatandaşa çıkıyor,” diyor; işçiye, memura, emekliye, esnafa, küçük yatırımcıya çıkıyor.”
Aklıma bir haftadır Ankara’da Kurtuluş Parkı’nda direnen Eskişehirli maden işçileri geliyor. Özelleştirilen Doruk Madencilik’ten maaşlarını alamadıkları için sokaktalar.
Ertesi gün Erdoğan, varlık sahiplerinin ekonomi politikası ve yargıya güvensizlik nedeniyle yurt dışına çıkardığı parayı getirmeleri halinde hükümetin kaynak sormayacağını, vergi de almayacağını açıklıyor.
Siyasi inatla büyüyen geçim sıkıntısı Erdoğan’ı erken seçime zorlayacak mı? Soru bu.
Mayıs hayli hareketli geçecek.


