Makine Mühendisi
Savaş durumunda düşman saldırısına karşı sığınak inşa etme fikri, 1990’larda Soğuk Savaşın bitimiyle hükümetlerin gündemindeki önceliğini yitirdi. Bir zamanlar kentlerin altında bombalara, nükleer, kimyasal biyolojik tehditlere karşı titizlikle planlanan o beton hacimlerden söz edilmez oldu. Bu Türkiye için de böyleydi. Ta ki İsrail 13 Haziran’da İran’a saldırana dek. Milli İstihbarat Teşkilatı’nın (MİT) İran ve İsrail’in
Trabzon’da deniz dolgusu üzerine inşa edilen şehir hastanesi son günlerde farklı bir tartışmayla gündeme geldi. Jeolog Prof. Dr. Osman Bektaş’ın uydu radar verilerine (InSAR*) dayanarak dile getirdiği değerlendirmeler, hastanenin bulunduğu dolgu alanında deformasyon olabileceği iddiasını gündeme taşıdı. Bu da ister istemez bina zemininde kayma ya da kayma ihtimali olup olmadığı sorusuna yol açtı. Trabzon Şehir
Dünya yeni bir savaşlar döneminden geçerken 8 Mart yine çoğu zaman sözlerde kalan temennilerle anılan bir gün olarak karşımıza çıkıyor. Oysa bugün dünyanın birçok yerinde, en yakın olarak, kapı komşumuz İran’da kadınlar savaşın, göçün ve ekonomik krizlerin en ağır yükünü taşıyor. Her yıl bu tarihte gazeteler, kurumlar ve sosyal medya benzer mesajlarla doluyor. Kadınların eşitlik
Soma Termik Santrali’ne ilişkin gelişmeler bir süredir hem ilçede yaşayanlar hem de çalışanlar açısından dikkatle izleniyordu. Finansal yapılandırma görüşmeleri ve üretimin geleceğine dair açıklamalar yerel ölçekte kaygı yaratmıştı. Son günlerde ise tablo daha somut bir boyut kazandı. Üretimin kış dönemi sonuna kadar durdurulabileceğine ilişkin resmî açıklamaların ardından 87 çalışanın ücretsiz izne çıkarılması ve santral önünde
Son haftalarda Türkiye, enerji alanında biri yenilenebilir, diğerleri petrol ve doğal gaz başlıklarında olmak üzere peşpeşe anlaşmalar imzaladı. Suudi Arabistan ile duyurulan yüksek kapasiteli güneş ve rüzgâr projeleri, petrol ve doğal gaz arama–üretiminde Chevron ile yapılan mutabakat ve Mısır hattında yoğunlaşan LNG ve gaz temasları bu tabloyu oluşturuyor. Bu anlaşmalar tek tek ele alındığında
Enerji politikaları artık bir üretim meselesi değil, bir gelecek meselesi. İklim krizinin soyut bir risk olmaktan çıkıp ekonomik, siyasi ve stratejik kararları doğrudan şekillendirdiği bir eşikteyiz. Bu nedenle enerji politikaları yalnızca çevre başlığı altında değil; güvenlik, ekonomi ve egemenlik ekseninde yeniden yazılıyor. Davos 2026 Dünya Ekonomik Forumu’nun verdiği temel mesaj da buydu: Enerji tartışması, kaynak
Türkiye’de kadınlar uzun süredir yalnızca artan şiddetle değil; hukuksuzluk, yoksulluk ve kamusal hayattan dışlanma ile de mücadele ediyor. Her güne bir kadın cinayeti haberiyle uyanılan, koruma mekanizmalarının fiilen işlemediği bir ortamda, 10 Ocak’ta Ankara Tandoğan’da yapılacak Kadın Mitingi, düzenleyicilerine göre bir “tepki” değil; uzun süredir biriken bir eşikten çıkış arayışı. Mitingi örgütleyen kadınlar, bu noktaya
Türkiye, 5 Aralık 1934’te kadınların verdiği mücadelenin sonucunda kadınlara seçme ve seçilme hakkını tanıdı. Fransa’dan 11, İtalya’dan 12, İsviçre’den 36 yıl önce.Bu sadece hukuki bir düzenleme değildi. Cumhuriyet’in kadınları özne olarak gören eşitlik anlayışının ilanıydı. Atatürk’ün, kadınların bu ülkenin yalnızca yurttaşı değil, kurucu gücü olduğunu ortaya koyan devrimci bir adımdı. Bugün o karara bakınca hâlâ
1960’ta Dominik’te Trujillo diktatörlüğüne direnen Patria, Minerva ve María Teresa Mirabal’ın öldürülmesi, dünya için bir eşiğe dönüştü. Bir rejim onları susturmak istedi; fakat tam tersine, kadınlara yönelik şiddetin artık “özel alan” diye görmezden gelinemeyeceğinin başlangıcı oldu. 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete karşı Uluslararası Mücadele Günü böyle doğdu. Bu satırları yazarken, annesi Minerva öldürüldüğünde üç yaşında
Brezilya’nın Belém kentinde 22 Kasım’da tamamlanan İklim Değişikliği Zirvesi COP30’un ardından yapılan resmî açıklamalarla birlikte, 2026’da COP31’in Türkiye’nin ev sahipliği ve dönem başkanlığında gerçekleştirileceği netleşti. Türkiye süreci yönetecek; Avustralya ise müzakere ortağı ve eşgüdüm katkısı sağlayacak. COP ön toplantısının (Pre-COP) Pasifik ülkelerinden birinde yapılması konusunda da uzlaşı sağlandı. Bakanlık, COP31’in Türkiye’de düzenleneceğini duyurdu ancak şehir









