Askerlerin dünyanın değişimini anlamayıp bir balans ayarı iki kılıç şakırdatmayla siyaseti hizaya sokma operasyonu olan 28 Şubat süreci, o dönem hedeflerine ulaşmış göründü, sonuç aldı. O sırada ortalığı kan gölüne çeviren PKK’dan dahi tehlikeli sayılan “irtica”, siyaset lisanıyla siyasi İslâmcı akım, Millî Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından Türkiye’ye en büyük tehdit kabul edildi. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel,
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan 26 Şubat’ta AK Parti İl Başkanlarına hitabında CHP lideri Özgür Özel’e “Başkomutan olarak sana sesleniyorum” diye çıkıştı; “Ayaklarını denk al, denk almazsan denk getirmesini biz biliriz! Ordunun komuta kademesine laf atma yetkisi sende değildir, haddini bileceksin.” Özel buna 27 Şubat’ta “Partinin önünde tank mı göndereceksin. Korkutamazsın” yanıtı verdi.(*) Ama neticede Cumhurbaşkanı siyasi
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 28 Şubat davasında ceza alan ve aralarında Çevik Bir, Çetin Doğan ve Yıldırım Türker’in de olduğu generallerin kalan cezalarını “hastalık” ve “kocama hali” gerekçeleriyle kaldırdı. 17 Mayıs’ta Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı Erdoğan imzalı karara göre 28 Şubat hükümlüsü Genelkurmay Harekat Başkanı emekli Orgeneral Çetin Doğan, Emekli Org. Fevzi Türkeri, Emekli Korgeneral


