

Özel’in Kılıçdaroğlu’nun talep ettiği polis müdahalesi ile CHP Genel Merkezi’nden ayrılması ardından başlattığı Meclis yürüyüşünde bir polis aracına tırmanarak verdiği direniş selamı, simge görüntülerden olacak gibi.
Bunu Özgür Özel’in önüne CHP’den ihraç ve milletvekili dokunulmazlığının kaldırılmasından hapse atılmasına dek artık hepsi kestirilebilir olan engellerin çıkarılabileceğinin farkında olarak yazıyorum. Yargıdan çıkan mutlak butlan kararı ne mahkeme kararıyla CHP’nin başına getirilen Kemal Kılıçdaroğlu’na ne de Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a yarayacak gibi duruyor.
Özellikle de 24 Mayıs’ta Kılıçdaroğlu’nun talebiyle CHP Genel Merkezi’nin polis tarafından basılması ve sonrasındaki gelişmelerin ardından Özel’in siyasetteki yükselişi devam ediyor.
Polis marifetiyle CHP Genel Merkezi’ne giren Kılıçdaroğlu taraftarı milletvekilleri çikolata ikramıyla ağız tadı ararken, Özel sağanak yağmur altında Meclis’e doğru yürüyüşe geçti. Kendilerini engellemek için oraya getirilmiş zırhlı TOMA’nın üzerine çıkıp yumruk havada direniş selamı verdi; buna sinirlenen yorumcular “Şov yapıyor” diye anında trollemeye başladılar sosyal medyayı.
O yürüdükçe arkasında yürüyenler arttı. Yağmurdan sırılsıklam olmuş halde Meclis’in önündeki Millî Egemenlik Parkı’nda biriken binlerce kişiye “Artık genel merkezimiz TBMM” dedi; “Mücadeleyi buradan, sokaklarda, meydanlarda sürdüreceğiz.”
Meclis’te ilk olarak Mansur Yavaş ile görüştü, önemliydi.
Özel’in Liderlik Profili

Özel sağanak yağmur altında sırılsıklam Meclis yürüyüşünde.
Özel’in en önemli özelliklerinden biri “ağır abilik” taslamaması.
Çalışkan; durmaksızın koşturuyor, örgütü de koşmaya zorluyor. Ekrem İmamoğlu’nun 2025’te gözaltına alınmasının ardından birkaç seyahat arası dışında her hafta iki miting yaptı; bu Türkiye’de görülmüş şey değildi.
Bazen fazla konuşmakla eleştiriyor, bu nedenle hata yaptığı da oluyor, ama o bazen hatasını da düzelterek yola devam ediyor.
Direşken; pes etmiyor. Hakkında, özel hayatı dahil söylentiler ortaya atıldı; aldırmıyor.
Gözü kara; bazen fazla mahalle çocuğu havasında ama gözünü budaktan sakınmıyor.
Vefalı; İmamoğlu’nu “bıraksa”, tutuklu CHP’lilerin “bıraksa” başının bu kadar ağrımayacağını biliyor. İlk refleksi “Bizim evladımız yapmaz” korumacılığı; bazılarının hiç hak etmediğini bilse de yoldaşlarını “satmıyor”.
Kılıçdaroğlu’nun mahkeme tarafından CHP’nin başına atanmasıyla İmamoğlu’nun CHP’nin cumhurbaşkanı adayı olması, yargı süreçleri lehine tamamlansa dahi artık mümkün değil. Ama İmamoğlu artık serbest kalmasının dahi Özel’in, kendi deyişiyle “iktidar yürüyüşünün” başarısına bağlı olduğunu biliyor.
Parantezi genişletelim: Selahattin Demirtaş da öyle, Osman Kavala da öyle.
Erdoğan Bunu Beklemiyordu
Erdoğan, 2024 yerel seçimlerinin ardından Özel’in liderliğinde ve İmamoğlu’nun Cumhurbaşkanı adayı olacağı CHP’yi önümüzdeki seçimlerde kolay alt edemeyeceğini anlayınca B planına geçti.
O da CHP’yi dağıtmaktı.
En büyük hedef olarak İmamoğlu’ndan başladı yargı operasyonları.
Diğer yandan CHP içinden, Kılıçdaroğlu’nun çevresindeki bazılarınca eşgüdümü sağlanan “mutlak butlan”, yani 2023’te Özel’in kazandığı Kurultay’ın “kesim hükümsüz” sayılması davası sürüyordu.
Erdoğan, İmamoğlu’nun yapabileceği hataları tahmin etti; bunların başında adaylığını gereğinden erken ilan etmesi geliyordu.
Ancak Özel’in daha ilk günden itibaren, uzun yıllar sokağa çıkmaktan özellikle uzak tutulan CHP örgütünü sokaklara, meydanlara döküp karşısına dikeceğini muhtemelen tahmin etmiyordu.
Görünüşte Kılıçdaroğlu kazandı: mahkeme zoruyla alıp polis zoruyla boşalttırdığı CHP koltuğuna yine oturacak. Ciddi bir tasfiye dalgası başlatacağı, ihraç kararlarının birbirini izleyeceği kesin gibi. Kurultayı ise olabildiğince geç yapacak, parti içinden gelen baskılara direnebilirse. Ama uzun vadede asıl kazanan özel olacak sanırım; halkın gözünde de yıldızı yükselmeye devam ediyor.


