Yetkin Report - Murat Yetkin

  • English
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Hafıza Kartı
  • Hayat
  • Yazarlar
  • Arşiv
  • İletişim

ABD’ye kızıp Rusya’dan S-400 aldık, şimdi kurtulmaya çalışıyoruz

Yazar: Murat Yetkin / 10 Temmuz 2026, Cuma / Oda: Siyaset

ABD’ye kızıp Rusya’dan 2,5 milyar dolara aldığımız S-400 füzelerinden şimdi kurtulmaya çalışıyoruz ve zafer olarak kutlamaya hazırlanıyoruz. Fotoğraf Rusya’dan gelen ilk S-400 bataryasının Mürted Hava Üssü’ne indirilmesini gösteriyor. (Foto: X/MSB)

Ve bunu yapabilirsek, diplomatik zafer olarak ilan etmek üzereyiz. Aslında başlığa sığmayan cümlenin tamamı şöyle: ABD’ye kızıp Rusya’dan 2,5 milyar dolara S-400 füzesi aldık, bu yüzden ABD bizi F-35 satışından dışladı, uçaklarımıza el koydu, bu haksızlığa karşı çıkmakla gurur duyduk, şimdi F-35’e dönüş için S-400’den kurtulmak için Ruslardan izin peşindeyiz ve bunu yapabilirsek diplomatik zafer olarak ilan etmek üzereyiz.
Hükümet, NATO’nun hasım kabul ettiği Rusya’dan S-400 füzeleri alma gerekçesini resmî düzeyde iki gerekçeye dayandırdı:
1- Amerikalılar bizim koşullarımızla Patriot satmıyordu. Hem pahalıydı hem de teknoloji transferine izin vermiyordu.
2- Acilen hava savunma sistemine ihtiyacımız vardı, başka çare yoktu. Ruslarınki ise yapay zekâ kullanan en gelişmiş hava savunma sistemiydi.
Daha sonra buna resmen hiç doğrulanmayan bir gerekçe eklenmeye başladı. 15 Temmuz 2016 kalkışmasında FETÖ’cü pilotlar F-16’larla saldırmışlar ve sistem korunmasız kalmıştı. Halbuki Rus sistemi NATO silahlarını düşman olarak algılayabiliyordu.
Ama asıl gerekçe çok farklıydı.

ABD’nin Suriye’de PKK yanlışı

O dönem ABD Başkanı Barack Obama, çiçeği burnunda Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’la 2014 sonbaharında Suriye konusunda yaşadığı görüş ayrılığına tepki olarak, DEAŞ (IŞİD) ile mücadelede ortak olarak NATO müttefiki Türkiye yerine PKK’nın Suriye kolu PYD ve onun silahlı gücü YPG’yi seçti.
Bu da yetmedi, ABD Kuvvetleri, kâğıt üzerinde terör örgütü saydıkları PKK ile işbirliği yapıyor görünmemek için 2015’te Suriye Demokratik Güçleri (SDG) adı altında bir örgüt kurdurdu.
Türkiye 15 Temmuz 2016 darbe girişiminin ardından ABD’ye rağmen Suriye’ye girdi ve karşısında SDG’yi buldu; doğrudan çatışmalar başladı. Türkiye güvenlik stratejisini değiştirerek İHA/SİHA teknolojisi ve yeni istihbarat yetenekleriyle Suriye ve Irak’ta PKK kadrolarını nokta operasyonlarla öldürmeye başladı.
Rusya ile S-400 görüşmeleri bu süreçte yeniden hızlandı. 27 Aralık 2017’de, Rusya ile 2,5 milyar dolara 4 füze bataryası için imza atıldığı açıklandı.
ABD’de artık başta olan Donald Trump yönetimi Türkiye’yi “S-400 alırsanız F-35’ten çıkarırız” diye tehdit etmeye başladı

Erdoğan istedi, asker ses çıkarmadı

Bu tehdit Ankara’da önceleri ciddiye alınmadı. Türkiye F-35 uçaklarının 10 ortak üreticisinden biriydi. Daha AK Parti kurulmadan, 2000’lere girerken, 2020’lerde Türkiye’nin hava savunmasının belkemiği olması öngörülmüştü.
Türk Silahlı Kuvvetlerinin bu konuda Cumhurbaşkanına akılcı danışmanlık vermesi beklenirdi. Ancak asker, Suriye-PKK işbirliği nedeniyle ABD’ye belki Erdoğan’dan da kızgındı: ses çıkarmadılar, süreç ilerledi.
Rusya’dan ilk S-400 teslimatı 12 Temmuz 2019’da Ankara’da TUSAŞ tesislerinin de bulunduğu Mürted Hava Üssü’nde yapıldı. Beş gün sonra, 17 Temmuz’da Trump, Türkiye’yi F-35 programından çıkardığını açıkladı. Parasını ödediğimiz 5 uçağı orada tuttu.
Yetmedi, 17 Ekim’de Erdoğan’a son derece küstah bir mektup yazıp “General Mazlum Abdi” ile barış görüşmesi yapmasını istedi. Bu mektubu hâlâ müzesinde sergiliyor. Yetmedi, Türkiye’yi 2020 yılında Amerika’nın Düşmanlarına Yatırımlarla Karşı Koyma Yasası (CAATSA) yaptırımlarına dahil etti.
Aynı Trump 8 Temmuz’da NATO Ankara Zirvesi’nde, Türkiye’nin desteklediği yeni Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara’yı kutlayarak ülkesini terör listesinden çıkardığını duyurdu.
Türkiye ise hâlâ F-35 kara listesinde.

Madalyonun diğer yüzü

Madalyonun diğer yüzünde ABD ve Türkiye’nin PKK’ya karşı Suriye operasyonlarına tepki olarak diğer NATO müttefiklerinin yaptırımlarına tepki olarak Türkiye tarihinin en önemli savunma sanayi atılımını yapması var.
Rusya’dan S-400 alımı nedeniyle yaptırımlara maruz kalan Türkiye, kendi silahlarını tasarlayıp yapma konusunda ciddi mesafe katetti.
Ama İHA ve SİHA’ların yeri ayrı, Çelik Kubbe gibi uzun yıllardır eksikliği hissedilen hava savunma sisteminin yeri ayrı, savaş uçağı filosunun yeri ayrı. F-35’lerin yokluğunda dünyanın parasına İngiltere, Katar ve Umman’dan Eurofighter Typhoon savaş uçakları ısmarladık ama hâlâ teslimatı bekliyoruz. F-16 filosunun modernizasyonu için yine ABD’nin kapısını çalmak zorunda kaldık.
Keza Milli Muharip Uçak KAAN’ın motoru da F-16’larınkiyle aynı; yerlisi yapılana dek ona mecbur kalıyoruz.

S-400 ve F-35 denklemi

Peki, ABD’nin Suriye konusunda Türkiye’ye gerçekten kazık atmasına tepki olarak Rusya’dan S-400 almak yerine başka şey yapmış olsaydık şunlar olabilir miydi?
– Toplam 100 F-35 uçağı 2019’dan itibaren teslim edilmeye başlayacak, şimdi hizmette olabilirdi,
– Türkiye ortak üretim sayesinde en yani havacılık teknolojisi edinmeyi sürdürebilirdi,
– Bu uçakların bir modeli dikine iniş kalkış yapabildiği için TCG Anadolu gerçekten uçak gemisi işlevini görebilecekti,
– Bildiğimiz kadarıyla dokuz yıldır sadece bir kez Sinop’ta atış testi yapılıp -mecazen- kutusuna kaldırılan S-400 füzelerine 2,5 milyar dolar ödemeyebilirdik,
– İngiltere’den 20 yeni, Katar ve Umman’dan 12’şer ikinci el Eurofighter için 20 milyar dolarlık anlaşmaya imza atmayabilirdik,
– Bugün, Rusya’yı hasım, hatta düşman sayan NATO’nun Ankara Zirvesi’nin hemen ardından, S-400’leri başka yere gönderebilmek amacıyla Rusya’dan izin almak için Kremlin’in kapısını çalmayabilirdik.
Şimdi buradayız.

“Stratejik hata sıradanlaştırılıyor”

S-400 alımının “stratejik hata” olduğunu öne süren CHP İzmir Milletvekili Yankı Bağcıoğlu, yapılan yayınların hatayı rutin işleme dönüştürüp sıradanlaştırdığı iddiasında.
Şöyle diyor:
• “Millî Savunma Bakanlığının, S-400 sisteminin hava savunma sistemimize entegre olmadan, yalnız (stand alone) çalıştığını açıkça belirttiği; tedarikinden sonra ambargo dâhil millî savunmamızı zafiyete uğratacak gelişmelerle karşılaşılacağının bilindiği bir ortamda, bu sistem neden tedarik edilmiştir?
• “O günün şartları bunu gerektiriyordu” diyerek sorumluluktan kaçılmaz. Devlet yönetimi, yalnızca içinde bulunulan dönemi değil; orta ve uzun vadeli sonuçları da öngörmeyi ve değerlendirmeyi gerektirir.
• “Sivil veya asker, devleti yönetenler; yanlış bir kararı savunmak uğruna, neredeyse millî egemenliğin bir unsuru hâline getirdikleri S-400 hava savunma sistemini bugün satış dâhil çeşitli yollarla elden çıkarmaya çalışmaktadır.
• “Kaybedilen yılların, harcanan millî kaynakların, geciken millî projelerin ve zarar gören devlet itibarının sorumluluğu üstlenilmeli, bunun hesabı Türk milletine verilmelidir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Reuters muhabiri Hümeyra Pamuk’un F-35/S-400 sorusuna “Bizi izlemeye devam edin” yanıtını vermişti. Bakalım sonuç ne olacak?

Yeni yazılardan haberdar olun! Lütfen aboneliğinizi güncelleyin.

İstenmeyen posta göndermiyoruz! Daha fazla bilgi için gizlilik politikamızı okuyun.

Aboneliğinizi onaylamak için gelen veya istenmeyen posta kutunuzu kontrol edin.

Etiketler: F-35, NATO, Patriot, Rusya, S-400

OKUMAYA DEVAM EDİN

Macron’un son konuşması, “Ölümlü Avrupa” ve Türkiye
Sisi ziyareti dış politikadaki keskin dönüşlerin son örneği
PKK ateşkes ilan etti, “Öcalan bırakılsın süreci yönetsin” dedi
  • ABD’ye kızıp Rusya’dan S-400 aldık, şimdi kurtulmaya çalışıyoruz10 Temmuz 2026
  • DEM: Çerçeve yasada ne olduğu bize de söylenmiyor, çoğu AKP’liye de10 Temmuz 2026
  • Ankara NATO Zirvesi: Güvenlik Vardı, Peki Barış?9 Temmuz 2026
  • İmamoğlu ‘Savunma hakkım engelleniyor’ dedi, hâkim dışarı çıkarttı8 Temmuz 2026
  • Erdoğan Trump’ın, Trump Avrupa’nın sözünü tutmasını bekliyor8 Temmuz 2026
  • İkinci Soğuk Savaşın NATO’su Ankara Zirvesinde kuruluyor: 3.0 o demek7 Temmuz 2026
  • NATO’nun Türkiye üzerinden Orta Doğu açılımı ve Trump’ın iki görüşmesi6 Temmuz 2026
  • 2026 Dünya Futbol Kupasına farklı bir bakış5 Temmuz 2026
  • Modern Seyyahların Piri Bir Çizgi Roman Kahramanı: Corto Maltese5 Temmuz 2026
  • ABD 250 yaşında: hâlâ güçlü ama artık her dediği olmuyor4 Temmuz 2026
Haberler arşivinde arama yapın...

Siyaset

Ekonomi

Hafıza Kartı

Hayat

Arşiv

English

Hakkımızda

Künye

Yazarlar

Yardım

Reklam & İşbirliği

Bize Ulaşın

tbtcreative.com | UFKZDN © 2024 yetkinreport.com

Kurumsal Bilgiler     ·      Yardım     ·      Kullanıcı Sözleşmesi     ·      Yasal Çekince

TOP