Gece gündüz Türkiye Müzik sanat kitap yemek sinema: Müzik ve sanat festivallerinden kitaplara, arkeolojiden yemek kültürüne, sinemadan sokaklara dek Türkiye’nin zenginliklerine dair yazılar.
New York Times’da çıkan bir haberde Philadelphia’da bir mimar olan Lizzie Rothwell’in oğlunu okula gönderirken, çantasına defter ve kalemlerin yanında, bir de taşınabilir karbondioksit (CO2) ölçme cihazı koyduğu yazıyordu. Bu cihazla okul havasının ne kadar temiz olduğunu gözlemek istiyordu. Çünkü biliyordu ki, düşük CO₂ değerleri, çocuğunun bulunduğu ortamdaki havalandırma düzeyinin iyi olduğunu gösterecek, o da
Paris İklim Sözleşmesine katıldığımız bugünlerde yakaladığımız ivmeyle sadece iklim krizi değil, aynı zamanda ülke olarak sahip olduğumuz biyoçeşitlilik ve kaybettiğimiz habitatlar hakkında da farkındalığımızı da artırmalıyız. Örneğin kuraklık yaşadığımız gezegen için artık bir sonraki pandemi olarak tanımlanıyor. Kuraklığın getirdiği en önemli maliyet ise kuruyan göl, gölcük ve iç sulak alanlarımız.Türkiye, 1971 yılında imzalanan ve sulak
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 22 Eylül’de Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada Türkiye’nin Paris İklim Anlaşmasını onaylayacağını açıkladı. Konuşmasında uzun uzun iklim krizi ile mücadelenin önemini anlatırken ve tam biz de “Ama hala Paris Anlaşmasını onaylamadık” diyecekken, anlaşmanın 1 ay içerisinde TBMM’ne iletileceğini müjdeledi.Cumhurbaşkanı Türkiye’nin Paris İklim Anlaşması’na imza atmasına karşın, yükümlülüklerle ilgili adaletsizlikler sebebi
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri adına Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO) tarafından derlenen, Dünya Sağlık Örgütü’nün de yer aldığı bir grup küresel kuruluşun iklim bilimi ile ilgili en son güncellemelerini bir araya getirdiği rapor, 16 Eylül’de açıklandı. Raporun iklim değişikliğiyle mücadele açısından endişe verici olduğunu söyleyen BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, şunları söylüyor* “Bu yıl, fosil yakıt
Günlük eksik saptanan vaka sayıları geçen haftaya göre %14 artarak 30 binler sınırına dayandı. Vakaların çoğunun saptanamadığını da biliyoruz. Nasıl mı? Test pozitiflik oranları, yani yapılan testlerin sonucunun pozitif çıkma oranı da artarak %8’i geçti. Test pozitiflik oranı %5’in üzerindeyse, toplumda var olan enfeksiyonların çoğunu saptayamıyorsunuz, yetersiz sayıda test yapıyorsunuz demektir. Birçok defa bu konuyu
“Geliyor gelmekte olan” CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun şu günlerde adeta Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın gidişi ve iktidarın muhalefete geçişi imasıyla sloganlaştırdığı sözler.Kılıçdaroğlu’nun ağzından ilk çıktığından beri bu sözleri nereden hatırladığımı düşünüyordum, sonunda buldum. Bütün yaz arabamın radyosunda kanal kanal gezerken dinlediğim en popüler şarkılardan birinin sözleriydi. Hadise’nin 2021 yazının hitlerinden olan “Hay hay” şarkısının en vurucu
Aşı karşıtları 11 Eylül’de İstanbul Maltepe’de binlerce kişinin katılımıyla bir miting düzenledi. “Büyük Uyanış” adlı mitinge katılanlar kendilerine aşı karşıtı denilmesini de istemiyor. Zaten izin başvurusu da Anadolu Partisi adına Anayasayı Koruma Girişimi olarak yapılmış. Kayıt düşelim: Maltepe Kaymakamı Bahri Tiryaki mitinge sağlık gerekçesiyle izin vermemişti ama artık emir nereden geldiyse, İstanbul Valisi Ali Yerlikaya’nın
Murat Yetkin, erkek mill futbol takımının Hollanda’ya 6-1 yenilmesine rağmen sergilediği şımarıklıkla kadın millî voleybol takımının (Hollanda’yı yenerek) Avrupa üçüncülüğüne rağmen sergilediği vakar ile ilgili yazıp yazamayacağımı sorduğunda ilk aklıma gelen, daha bu yaşında yanlış rotaya girmiş ve de şımarmış küçük futbolcu “Ekşi” oldu.Başarısızlık nedenlerini sıralamak için ben de çokları gibi -tepkiler sonucu “yolları ayıran”-
Sağlık Bakanı Fahrettin Koca 9 Eylül akşamı Türkiye’de yapılan Covid aşısı dozunun 100 milyonu geçtiği müjdesini verdi. Bakanın da dediği gibi her koşulda aşıyı herkese ulaştırmak için olağanüstü gayret sarf eden sağlık personeline şükran borçluyuz. Bakan yerli aşı ‘Turkovac’ın da acil kullanım test aşamasına geldiğini, basın toplantısının sonuna iliştirdi söyledi ama ‘bir görelim’ deyip 100
Medya Afganistan haberleri ile dolup taşıyor. Yirmi yıllık bir işgalden sonra ABD’nin düzensiz bir şekilde çekilmesi ve yok etmeye çalıştığı bir grubun tekrar işbaşına geçmesi elbette ki gündemi uzun süre meşgul edecek nitelikte bir durum. Özellikle de son yirmi yılda her şeye rağmen Afganistan’da bazı alanlardaki kazançların geriye gitmesi bunu daha çarpıcı bir hale getiriyor.









